.: Yorum Analiz

Sosyal Medya ile İlgili Yeni Yasa Teklifi ve Doğurabileceği Problemler – Batuhan Samet Tezel

“Yalnızca faydalı konuşmaya müsaade etmek hiçbir faydalı olma tarihine sahip değildir. Konuşmaya yalnızca toplumun onun kendisinin menfaatine olduğu değerlendirmesini yaptığı zaman müsaade etme siyasetinin toplumun menfaatine olduğunun hiçbir tarihi yoktur.”  John Stuart Mill

Geçtiğimiz günlerde, sosyal medya hesaplarının özellikle yalan haberlerle toplumu olumsuz etkilediği ve mağduriyet yarattığı iddiası ile MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk tarafından sosyal medya hesaplarına T.C. Kimlik Numarası ile giriş yapılmasına dair bir kanun teklifi verildi.

Son 10 yıldır birçoğumuzun aktif olarak kullandığı, fikirlerini ifade ettiği ve hayatından parçalara yer verdiği sosyal medya, olumlu olduğu kadar olumsuz tarafları da bulunan bir ortam. İnsanların güzel vakit geçirmesinin yanı sıra dolandırıcılık, yalan haber, hakaret  vb. şekillerde birçok bireyin olumsuz etkilendiği ve istismar edildiği gerçeği de ortada. 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye yalan habere maruz kalan ülkeler sıralamasında %49 oran ile birinci sırada.

Özellikle sosyal medya üzerinden yalan haberlerin ve bilgi kirliliğinin giderek arttığı bu günlerde, MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, internet ortamında suç işleyen ve yalan haber yapan, zararlı içerik paylaşan ve terör propagandası yapan kişilerin tespit edilebilmesi gerekçe gösterilerek sosyal medya hesaplarına T.C. Kimlik Numarası ile giriş yapma ve merkezi yurtdışında olan sosyal medya ağ sağlayıcılarına Türkiye’de temsilcilik açma zorunluluğu” getirilmesinin önünü açan bir kanun teklifi sundu.  Peki bu kanun eğer yasalaşırsa ne gibi sıkıntılar doğurabilir ve ne derece uygulanabilir olur? T.C. Kimlik Numarası üzerinden hesap açmanın sahte hesapların tamamını ortadan kaldırması veya mağduriyetlerin tamamen önüne geçmesi ne yazık ki imkânsız.

İlk olarak bir kimsenin, bir başkası adına (T.C. Kimlik Numarası ile) hesap açabilme ihtimalinin önüne nasıl geçileceği sorusu aklımıza gelir. Bu durumda gerçekleşecek olası mağduriyetler, yasa öncesi oluşan ihlallerden daha ciddi olabilir. VPN (Virtual Private Network) kullanan bir kişi bu yolla yurtdışından internete giriyormuş gibi gözükebilir. Bu yolla da kanun bypass edilebilir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, internet üzerinden işlenen ekstrem suçlarda kişinin hesabı anonim olsa bile belirli teknikler ile yer ve kimlik tespiti yapılabiliyor.

Bunun dışında sosyal medyanın tüm dünyadan insanların bir araya gelerek oluşturduğu bir platform olduğu düşünüldüğünde, sadece Türkiye üzerinden yürürlüğe giren bir kanun ile hakaret, yalan haber, terör propagandası gibi devletin suç olarak gördüğü şeylerin tamamen önüne geçilmesi imkânsız gözükmektedir. Öte yandan bu yasanın, mevcut iktidar ve sonrasında gelecek iktidarlar tarafından amacından farklı şekilde kullanılabileceği ihtimali bir diğer problemdir.

“İnternette erişimin önündeki engeller, internette paylaşılan içeriğin kısıtlanması ve internet kullanıcılarının haklarının ihlâli” gibi alanlarda değerlendirme yapan Freedom House’un 2019 yılındaki İnternet Özgürlüğü Raporu’nda Türkiye 100 üzerinden 37 puan ile internette sansürün en çok uygulandığı ve internetin özgür olmadığı ülkeler arasında. Türkiye’nin internet sansürü ve internette özgürlük karnesinin pek de iyi olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, öne sürdüğümüz şüpheler pek de yersiz değildir.

“Halkta korku, panik, öfke, kin ve düşmanlık” yaratabilecek durumların belirlenmesindeki ölçütlerin pek de belirgin olmadığı açıktır. Ekonomiyi eleştirmenin, ekonomi aleyhine algı yaratmak olarak değerlendirilip suç sayılması gerektiğinin tartışıldığı ülkelerde anonim olmak, bireyler için belki de kendilerini korumanın bir yolu. Sadece mevcut iktidarın değil, sonrasında gelebilecek iktidarların da bu yasayı insanları fişlemek ve muhalifleri bastırabilmek için kullanabileceğini unutmamak gerekir. Her ne kadar devlet dediğimiz şey teorik açıdan tarafsız kabul edilse de pratik olarak baktığımızda, devleti yönetenler de herkes gibi bir siyasi duruşa ve ahlâk anlayışına sahiptirler.  Siyasi duruşlar ve ahlâk anlayışları kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Bu açıdan hangi söylemin veya eleştirinin kim tarafından suç, kim tarafından yanlış veya olumlu olduğu kişiden kişiye değişebilmektedir. Bunun sınırını ve ölçüsünü kim belirleyecektir? Eğer bu ölçüyü devlet koyuyorsa, hepimiz gibi kendi siyasi ve ahlaki duruşları olanlar tarafından idare edilen bu devletin koyduğu ölçü ne derece etiktir?

Yasaların hükümetler tarafından suistimal edildiği ve edilebileceği gerçeğini atlamamak gerekir. Bu durumda mevcut teklifin yasalaşmasını, sosyal medyada hükümete muhalefet eden, politikaları eleştiren bireylere şüphe ile bakılabileceği, bu insanların devlet tarafından fişlenebileceği, kamu görevlerine yerleştirilmede bir kısım insanların ayrımcılığa maruz kalabileceği gibi durumlara sebebiyet verebileceği sebebiyle yararlı bulmuyorum.  “Zararlı” sayılabilecek paylaşımlardan kaçınan, ancak fikir ve görüşlerini fişlenme, ayrımcılığa uğrama, soruşturma açılma korkusuyla anonim olarak paylaşan insanlar, sırf birileri sosyal medyayı kötü amaçlar için kullanıyor diye, kendilerini açık etmeye zorlanmamalı.

Ülkemizde ifade hürriyeti ve internete uygulanan sansür ile ilgili sıkıntılar mevcut. Bu da insanları anonim olmaya iten en önemli etkenlerden bir tanesi. İfade hürriyeti kapsamında sınırların pek de berrak olmadığı ülkemizde,  böyle bir teklifin yasalaşması hem mevcut hem de sonraki iktidarlar tarafından keyfi ve siyasi amaçlarla suistimal edilebilir.  Yasanın çıkması halinde yararının yanında ciddi miktarda zararlar da doğurabileceğini, amacının dışında kullanılabileceğini ve dolayısıyla ifade özgürlüğü bakımından da mevcut sorunlara yeni sorunlar ekleyebileceğini düşünmekteyim.

“Sosyal Medyada Anonim Hesaplar” Dosya Yazıları:
İnternet ve İfade Özgürlüğü: Müstear İsimler – Burak Ertaştan
Sahte Hesaplarla Mücadelenin Çözümü İfade Özgürlüğünün Artırılmasından Geçer – Mustafa Ali Aykol
Sosyal Medyayı Regüle Etmek – Yenal Berzeg
Sosyal Medya Anonimlik ve Devlet Üzerine – Hasan Ayer