.: Harun Kaban

Sonbahar hazırlıkları

Malum, Mustafa Balbay tehdit etti, sonbahar sıcak geçecek. Bence bu durum gerçekten ciddi ve havalar ısınmadan gerekli zihinsel tedbirleri almamız gerekiyor. Peki ne olacak son baharda ve neye hazırlıklı olmalıyız? Hükumeti düşürme çabaları hız kazanacak, zira Berkecanlar Bodrum’da, Çeşme’de, Alaçatı’da forumlar düzenledi, hazırlıklarını tamamladı, sonbaharda Gezi’de yarım kalan işi tamamlamak için çalışmalara başlayacak. Tabii zinde kuvvetler de gerekli desteği sağlayacak, çalışmalar devam ediyor.

Bir toplantıda Cennet Uslu‘nun dile getirdiği iki konuyu toplantı esnasında pek dikkate almamıştım ama sonra gelişmeleri görünce önce Cennet Hoca‘nın ferasetine selam durdum, sonra da dikkatli olmamız gereken bu iki noktayı takibe aldım. Bence temel hazırlık bu iki konuda ve epeyce “umut vadediyor!”

İlki, Barış Sürecini sabote etme çabaları olacak. Taraf‘ta bir haber işaret fişeğini çaktı. Haberde “İstihbarat raporlarında, “gezi parkı” türü eylemler olarak nitelendirilen olaylarda, çözüm sürecine sahip çıkılması ve hükumete tepki gösterilmesi öngörülüyor. Aynı anda, yüzlerce yerleşim biriminde günlerce süren eylemlerin yapılması ve sivil halkın tepkilerini meydanlarda göstermesi amaçlanıyor.” diyor. Berat Özipek‘in tabiriyle sürecin tarafları “süreç iyi gidiyor” derken her kesimden endişeliler “eyvah süreç tıkandı mı yoksa?” analizleri ile sürece çok destek oluyorlardı, bu eylemler de aynı işlevi görecek. Süreç hem hükumet tarafından hem de Kürt tarafından en üst düzeyde “olumlu” olarak yürütülüyor. Fakat Gezi ve benzerleri ile hükumete, Paris suikasti benzeri girişimlerle de diğer tarafa gerekli mesajlar veriliyor, salvolar atılıyor.

Fotoğrafları tahmin etmek pek zor değil, her gün 100 tane Gezi benzeri eylem demek, “devlet”in tam istediği şey ve “hükumet” de buna kayıtsız kalamaz. Polis elbette ki aşırı şiddet kullanacak, hele bir de mevzunun Kürt coğrafyasında geçtiğini düşünürseniz, çok yabancısı değiliz olup biteceklerin.*

Böyle bir hamle Barış Sürecini desteklemez, tamamen bitmesine neden olur, bunu görmek için 10-15 yıl bu ülkede yaşamış olmak yeterli. Fakat siyaseten doğruculuk yapacak olursanız kafanız rahat olabilir, zira “PKK silahlı eylem yapmıyor artık sivil siyasete döndü ama hükumet sivil vatandaşlara karşı güç kullanıyor” olacak, ki istenen görüntü de bu; zira bu görüntü hem barış sürecini bitirecek hem de hükumeti zora düşürecek. Bu topraklardaki her kriz gibi bu da yönetilemeyecek ve Gezi’de Kürtler (yeterince aktif olarak) bulunmadığı için becerilemeyen şey, bu yolla kotarılmaya çalışılacak. Yani, anlaşılan o ki, Berkecan hükumeti zora düşürme işini Gezi’de yeterince yapamadı, Gezi mezi derken olay yine “Kürt Memet nöbete” durumuna geldi.

Yaklaşan “Suni Kürt Baharı”nı ben şimdiden görüyorum ve tavrımı şimdiden söylüyorum: Böyle bir hareket Barış Sürecini tamamen bitirir, barışa şans vermek dururken siyaseten doğrucu laflarla entelektüel fantezi yapıp, hükumeti düşürme sevdasına Barış Sürecini feda edenlerle aynı yerde olmam.

İkincisi seçimlerle ilgili… Seçimlerin itibarsızlaştırılması için gerekli çalışmalar başladıTarhan Erdem çok önemli bir yazı yazdı. Kürt meselesi hallolunduktan sonra sıra altın vuruşa gelecek. Onca kargaşadan sonra sandık başlarında kavgalar çıkacak, sandıklar parçalanacak, oy kullanma mekanlarında boykotlar olacak, halkın oy kullanması engellenmeye çalışılacak vesaire vesaire… Seçimlerde bir kaos ortamı oluşturulmaya çalışılacak ve seçimler kabusa dönecek. Bu meseleye dair tutumumu da söyleyeyim, bu seçimlerde sandık müşahidi yazılacağım ve seçimler esnasında sandık nöbeti tutacağım. 

Bu daha başlangıç, mücadeleye devam.

* Siyaseten doğrucular için not: “Neden polis şiddetine karşı çıkmıyorsun da Kürtlerin en doğal demokratik haklarını kullanmalarına karşı çıkıyorsun? Bu nasıl liberallik?” sorusunun cevabı şu: “Memlekete hoş geldin.” Polis bana bağlı değil, hükumet de beni dinlemiyor, olacakları söylüyorum, yoksa ben eleştirince polis kendine çekidüzen vermiyor, Başbakan’ın baş danışmanı da jöleli, bana bir şey sorduğu yok. Siz siyaseten doğruculuğunuza devam edin, daha sırada meleklerin cinsiyeti var. Teorik olarak söylediklerinize katılıyorum ama memlekette başka şeyler oluyor.