Öne Çıkanlar

100. yılı münasebetiyle: Ekim Devrimi niçin ele alınmalı?

Bu sene, 1917’de vuku bulan Ekim Devrimi’nin (ED) yüzüncü yılı. Bu münasebetle dünyanın birçok yerinde bu önemli tarihî olay hem öncesi hem sonrasıyla ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Türkiye’de ise ne yazık ki hak ettiği ilgiyi — özellikle akademik çevrelerde — görmüyor. Türkiye’de Ekim Devrimi ile en çok sosyalist çevreler ilgileniyor. Onlar da daha ziyade ED’nin ne denli mühim ve insanlığa ...

Devamı... »

Kürdistan referandumu (3) İkinci İsrail

Türkiye’de Kürdistan referandumu iki konu üzerinden itibarsızlaştırılmaya çalıştırıldı. Biri Kerkük’tü. Diğeri de İsrail’in bağımsız bir Kürdistan’ı destekleyeceğine dair açıklamalardı. Kerkük ile milliyetçilerin, İsrail desteği ile de muhafazakâr-mütedeyyin kitlelerin referandum karşıtlığı bilenmeye çalışıldı. Öyle bir propaganda yapıldı ki, sanki Türkmenlerin Kerkük’te bağımsız bir devleti varmış da, Kürtler orayı işgal edip Türkmenleri boğazlayacakmış gibi bir atmosfer yaratıldı. Ve yine öyle bir propaganda ...

Devamı... »

İç düşman ve iki toplum

Toplum olmayı başaramadığımız, bunun yerine cemaatler ülkesi olduğumuz yönünde değerlendirmelere rastlıyoruz. Bana kalırsa Türkiye’yi iki ayrı toplumdan oluşan bir ülkeolarak tanımlamak daha doğru. Şükrü Hanioğlu 30 Temmuz 2017 tarihli Sabah gazetesi köşe yazısında bu konuya değindi. Yazısının başlığı “‘İki Türkiye’ nasıl ayrıştı ve kutuplaştı?” şeklindeydi. Hanioğlu sebep ve nitelik açısından Fransa’daki bölünmüşlüğe benzeyen Türkiye örneğinin, sonuç itibariyle Fransa örneğinden farklılaştığını ileri sürüyor. Hanioğlu’na göre iki toplumlu durum, Fransa’da 1905’deki ...

Devamı... »

Ekim devriminin Müslüman dünyaya etkileri

Ekim devriminin yüzüncü yılına erdik. Acaba Ekim devrimi neydi? Niçin ve kime karşı yapıldı? En çok kim etkilendi? Bu sorular çok soruldu, devrimin ideolojik yönünü tasvir eden ve değerlendiren lehte ve aleyhte birçok çalışma yapıldı, ama ben Ekim devriminin siyasî tarih açısından yeterince ele alınmadığını düşünüyorum. İdeolojik ve siyasal (ve tarihî) değerlendirme birbirinden farklı şeylerdir. Sosyalizmin başarısı veya başarısızlığı ile ...

Devamı... »

CHP’nin kendi adalet talebini sulandırışı

Siyasette içerik kadar görünüm, müktesebat kadar imaj da önemli. Hattâ kısa vâdede görünüm ve imaj her şeyden daha mühim. Bunu gösteren iç ve dış, tarihî ve güncel birçok örnek bulmak mümkün. CHP’nin Ankara-İstanbul arasında gerçekleştirdiği “Adalet Yürüyüşü” siyaset açısından yararlı bir eylemdi. Bir ölçüde aceleye getirilmekle beraber, iyi gitti. Kılıçdaroğlu kimsenin — belki kendisinin bile — beklemediği ölçüde başarılı bir ...

Devamı... »

Bir liberalin bir vergiyi savunması

Bilenler için bir tekrar gibi olacak ama liberalizm, serbest piyasaya dayalı, insan hakları merkezli, demokratik ve sınırlı (özellikle ekonomi) devlet yönetimi teorisidir. Buradan “liberalim” diyen birinin vergileri savunması söz konusu değildir. Bu satırların yazarı da kendini “liberal” olarak tanımlamaya çalışan bu açıdan liberalizmi öğrenmeye araştırmaya çabalayan birisidir. O halde hangi vergiyi, hangi gerekçelerle savunmaya çalışacağımı izah etmeye başlayayım. Geçtiğimiz günlerde ...

Devamı... »

Sosyalizm: Eşitlik mi kölelik mi?

“Din, dil, ırk, cinsiyet ve siyasî görüş farkı gözetilmeksizin bütün insanlar eşittir”. Birlemiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan bu ifadelerin uluslararası bir hukuk normu hâlini alabilmesi uzun mücadeleler sonunda mümkün olabilmiştir. Bu norma göre bütün insanlar yaşama, düşünce, ifade, çalışma, inanç ve ibadet özgürlüğü gibi kullanmaktan men edilemeyecekleri ve başkalarına devri mümkün olmayan birtakım haklara sahip olarak doğar ...

Devamı... »

Zamanında yapılmayan eleştiri

Epey bir zamandır gidişattan memnuniyetsizlik duyan bazı AK Partililerin kendi partilerine yönelik eleştirileride, son dönemde içerik ve dozaj bakımından bir eşik atladıkları söylenebilir. Kendilerini hareketin ve partinin bir parçası olarak gören bu kişiler, daha önceden de eleştiri yapmış olmalarına rağmen, son dönemdeki eleştirilerinde önemli bir farklılık dikkati çekiyor. İlk olarak, önceki eleştiriler asla doğrudan Erdoğan’a yönelmiyordu. Ortada bizzat Erdoğan tarafından ...

Devamı... »

Aşık-Maşuk

Aşık; Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Maşuk ise bu sevginin beslendiği kişiye verilen isimdir. “Aşık mı maşuku sever, maşuk mu aşıka kendini sevdirir” sorusu kafamı hep kurcalamıştır. Şayet maşuk, aşık olunacak kadar sevgiye lâyık biri değilse, aşık ne kadar isterse istesin yine de maşuku zorla sevebilir mi? Ya da maşuk bu ...

Devamı... »

Suspus Meclis

16 Nisan’da gerçekleşen anayasa değişikliğinin akabinde, AKP ile MHP arasında kapsamlı bir işbirliği daha gerçekleşti ve TBMM İçtüzüğünde önemli değişiklikler yapıldı. 18 maddelik teklifin 15. maddesi, “Meclis’ten geçici çıkarma” cezasını içeren İçtüzüğün 161. maddesini yeniden düzenliyordu. Teklifin ilk hali şöyleydi: “(3) Görüşmeler sırasında Cumhurbaşkanına, Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanına ve Başkanlık görevini ...

Devamı... »