Tayfun Gümüş

“Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil”

“Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil.” Bu söz Yunus Emre’nin “Ten fanidir can ölmez/ Çün gitti geri gelmez/ Ölürse tenler ölür/ Canlar ölesi değil” şiirinden mülhem Haldun Taner’in yakinen tanıdığı arkadaşlarının, dostlarının vefatları üzerine yazdığı anma yazılarını ve portrelerini topladığı kitabın ismidir. Elbette bu kitabı tanıtmayacağım. Fakat cümlenin mahiyeti üzerinde durulmaya çokça değer olduğunu düşünmekteyim. Hegel der ki “Ancak gayesi ...

Devamı... »

Sosyolojik Monomorfizm ve Farklılıklarımızla Yaşamak

Sosyolojik monomorfizm her yerde. Metrobüste, metroda, okulda, markette, camide, sokakta… Oysa benzemezlik ve eşsiz olma durumu (unique/original) daha iyi değil midir insan için? Niye hep birilerine benzemeye çalışıyoruz ki? Ben “benim”, o da “o”. İnsan farklılıkları ile güzel! Farklılıklar muhtelif fikirlerin doğmasını ve canlı bir entellektüel ortamın oluşmasını sağlar. Buna rağmen memleketten insan manzaraları karşısında insan Garaudy’nin şu enfes sözünün ...

Devamı... »

Bir Tutam “Şüphe”

Geçenlerde Dücane Cündioğlu’nun bir sözü Twitter’da kendisiyle ilişkilendirilen bir hesaptan paylaşıldı. O söz şöyleydi “Bilim açıklar ama anlamlandıramaz, din anlamlandırır ama açıklayamaz, felsefe hem anlamlandırır hem açıklar…” Kültürel olarak içinde yaşadığımız toplum ve coğrafyada bu felsefeye verilmiş aşkın bir değer olarak görülebilir pek tabiî. Modern dünyanın ikame edici bir unsur olarak insanoğlunu etkilemesinden bu yana, bilimin adeta tüm hayatı yönlendiren, ...

Devamı... »

Demokratikleşme Çabaları ve Kemalizm 2

Bir evvelki yazıda kemalizm ve demokrasinin/demokratikleşmenin tanımı üzerine durulmuştu. Bu yazıda ise demokratikleşme çabaları ile kemalizm arasındaki ilişkiye bakabiliriz. Bilindiği üzere, Türkiye çok partili hayata 1945 yılındaki Milli Kalkınma Partisi’nin kurulmasıyla geçmiş ve 1946 yılındaki seçimlerde CHP dışındaki partilerin de seçime katılabilmeleri mümkün olabilmişti. Bu tarihten evvel iki kez çok partili sisteme geçiş denemeleri yapılmak istendiği bilinmekle beraber buradaki niyetin ...

Devamı... »

Demokratikleşme Çabaları ve Kemalizm 1

Evvelce kendilerini liberal ya da demokrat olarak ilan eden ve fikirlerini bu iki düşünce etrafında olgunlaştıran bir kısım kimselerin birbiri ardına Kemalizm’in nimetlerinden, faydalarından ya da kemalizmin aslında ne kadar da iyi bir düşünce demeti, daha doğrusu ideoloji olduğundan bahseder olduklarına yakın zamanlarda şahitlik ettik. Ancak Kemalizm gerçekten liberallikle ya da demokratlıkla bağdaşır mı? Bir kimse aynı anda hem demokrat ...

Devamı... »

Nasıl Bir Adalet?

Türkiye’de en fazla duymaya alıştığımız, içinde bir tür serzenişi de barındıran sorulardan biridir “adalet yok mu?” Yakınlarımızın, dostlarımızın, toplumda bir arada yaşadığımız aynı havayı soluduğumuz insanların başlarına gelen haksızlıklar karşısında haklı itirazlardır, bunlar, aslında. Peki tüm bu haksızlıkları, hukuksuzlukları ortdan kaldırmak, adaleti tesis edebilmek adına ne yapmalı? Belki de işe ülkemize uygun bir adalet teorisi tasarlamak ile başlayabiliriz. Nasıl bir ...

Devamı... »

Tek Parti Nasıl Olunur?

İnsanoğlu bir bütünün bir parçasını ifade etmek için parça anlamında “parti” kelimesini kullanır. Kendinden başka herhangi bir farklı parça olmamasına ve adeta kendisinin bir bütün oluşturmasına rağmen siyasal sistem içerisinde varlık gösteren partilere neden “Tek Parti “ denir? “Tek” Parti olur mu? Bir Parça “tek” ise o zaman o, zaten bütün/total olarak değerlendirilmez mi? Öyle zannediyorum ki bu durum siyasi ...

Devamı... »

Türkiye’de Demokrasi

Türk Siyasi yaşamının içerisinde, demokratikleşme sürecinin bugünkü kodlarını ve bu kodlar sonrasında yürürlüğe konan uygulamaları anlayabilmek adına onun Cumhuriyetin hemen kuruluşunda nasıl bir formülasyon gözetilerek vücuda getirildiğine bakmak icap eder. Türk toplumu tarihinden tevarüsle devleti kutsallaştıran bir yapı olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı şekilde cumhuriyet deneyimiyle demokrasinin geldiğinin yöneticiler tarafından salık verilmesi (pratikte çoğu zaman demokrasinin örneklerini 1950’lere kadar göremeyiz), halkın ...

Devamı... »

“Küçük Güzeldir”

Devletin bireylerin lehine olacak şekilde sınırlandırılmasının gerekli olup olmadığı tartışmaları liberalizmin düşünsel mirasında kendine epeyce yer bulabilmiş önemli ve önemli olduğu kadar da güncelliğini hâlâ koruyan canlı bir tartışma alanıdır. Peki liberalizmin devlete bakışı nasıldır? Liberalizm genelde otoriteye özelde ise devlete her daim şüpheyle bakmaktadır. Liberal gelenek içinde önemli bir yer tutan Kantçı bir bakış açısıyla ifade edecek olursak “insan ...

Devamı... »

Devrimsiz Toplumsal Değişim Mümkün mü?

Dünya üzerinde yaşamlarını idame ettiren halkların, ülkelerindeki iktidarların ekonomik, sosyal ya da kültürel politikalarına karşı eskiye göre daha hoşnutsuz ve huzursuz bir görünüm sergilediklerini dünya basınından takip edebilmekteyiz. Kuşkusuz bunun görünür kılınmasında teknolojik gelişmeler ve dijital yenilikler de etkilidir. İktidar kaynaklı sorunlar, ekonomik sıkıntılar, özgür ve adil bir ortamın olmayışı ya da eskiye oranla görece daha az oluşu insanları bir ...

Devamı... »