İran’a bakışta iki yanlış

CHP milletvekili Eren Erdem, 2011’de Twitter’da şöyle yazmış: Eğer İran-Türkiye karşı karşıya gelirse, Türkiye’ye karşı, İran safında olurum! İran düşerse, bütün doğu düşer! Şimdi onu İslamcı bir yazarın fikri olarak söylediğini, kendi fikri olmadığını söylüyor. Hangi İslamcı yazardan bahsediyor bilmiyorum, fikrini yazdığı kişinin ismini vermiyor. Ama onun veya fikrini yazdığını iddia ettiği kişinin gerekçesi sahiden “Doğu’nun düşmesi” ise o kişi ...

Devamı... »

Değiştirilemez hükümler neyi korur?

“Anayasalara değişmez maddeler koymak, ölülerin dirilere hükmetmesidir” der Thomas Paine. “Değişmez” hükümler koymak, en iyimser yaklaşımla, yanılmazlık taslamaktır. “Ben tüm zamanlar için geçerli ideal sosyo-politik formülü buldum” demektir. Belki kendinize duyduğunuz abartılı güvenden olabilir; sizden sonraki kuşakların sizin kadar akıllı, basiretli veya ahlaklı olmayacağını zannettiğinizden. Belki dünyanın nasıl bir hızla döndüğünü algılayamadığınızdan. Belki de değişimi gördüğünüz ve ondan korktuğunuz için ...

Devamı... »

Yeni anayasayı birlikte yapmak

HERKES yeni anayasa istediğini söylüyor ama olmuyor. Herkes istediğini söylediği halde olmuyorsa, belli ki birileri onu sahiden istemiyor. Dört siyasi partinin de yeni anayasa önerisi var, TBMM’nin web sayfasında duruyor. Oraya baktığınızda anlıyorsunuz bu dört siyasi partiden ikisinin aslında yeni anayasa istemediğini. CHP ve MHP’nin metinleri, bugünkü anayasayı en temel hükümleri bakımından onaylıyor: İkisinin anayasa önerisi de resmi ideolojinin devam ...

Devamı... »

Anafora kapılmamak için

BİZİ yorup tüketen, enerjimizi emen bir gündemle geçiyor günlerimiz. Dış siyasi gelişmeler de onu tamamlıyor. Türkiye’nin Batılı “müttefikleri” de Esad’ı ayakta tutarak Türkiye’nin Suriye üzerinden hırpalanmasını izliyor. Ne kadar dayatılmış olursa olsun, “ben bu gündemin dışında kalacağım” deme lüksünüz yok. Ama bütün bunların,içte yapılması gerekenlere ilişkin olarak dikkatimizi dağıtmaması mümkün. Önümüzde bir anayasa meselesi var, artık epeyce kristalleşmiş demokratikleşme adımları ...

Devamı... »

Bu bir özyönetim savaşı değil

Bir tuhaflık var yaşadığımız günlerde. Bütün bu olup bitenler, maruz kaldığımız bu çatışma ortamı çok yapay görünüyor. Yitip giden canlar, harap olan şehirler ve hendekler ile hayatın akışı arasında bariz bir insicamsızlık, bir uyumsuzluk var. Bugün kavgasını yaşadığımız öz yönetim her ne ise, onu talep etmenin tek yolu bu hendekler değildi. Seçim sonuçları Ak Parti ile HDP’nin sivil ve demokratik ...

Devamı... »

Kampüsteki zorbalık ve sorumluluk

Siz hiç “Harvard Üniversitesi’nde kafama odunla vurdular” gibi bir söz duyabilir misiniz? Böyle tuhaf bir sözü herhangi bir hukuk devletindeki herhangi bir üniversitede duyabilir misiniz? Türkiye’de bu oluyor. Üstelik de zorbalığa dair bir teamül oluşmuş ve bu kötülüğe neşter de vurulmuyor. Üniversitelerde orman kanunu işleten siyasi çetelere göz yumuluyor. Bundandır ki, yaşama hakkını bile tehdit eden insan hakları ihlallerinin ardı ...

Devamı... »

Kalpsiz dünyanın kalbi olmak

TÜRKİYE’nin izlediği dış politika sadece ülke içindeki statükocuların tepkisini çekmiyor. Global statükonun sahipleri de ondan rahatsız. İran’ın “İslamcılığı” artık onları rahatsız etmiyor. Onun “anti-emperyalist” söylemleri de. Çünkü Devrim’le dile getirip sonra terk ettiği ahlaki ideallerinin yerine koyduğu “gerçekçi” politikalar, ne kadar radikal olursa olsun, global düzenin felsefesine ret anlamına gelmiyor. Esad’ı desteklemekle elde ettiği “ulusal çıkar”, onun daha iyi bir ...

Devamı... »

Dön diyecek yüzünüz olsun

Savaşı şehirlere, mahallelere taşımanın sivil halkın hayatını kabusa çevireceği açıktı. PKK bunu tercih etti ve şu an bunu yaşıyoruz. Bu zamanda “Hendek savaşları” yapmayı Kürt halkının onaylayıp onaylamayacağını sorma gereği duymadılar bile. Onların o yüce, sorgulanmaz ve “bedel ödemiş” olmaktan kaynaklanan haklılıkları ve büyük stratejileri karşısında “ama bu yanlış” demenin ve ikna için mantıklı argüman getirmenin ne anlamı olabilirdi ki? ...

Devamı... »

IŞİD’i kim desteklemez?

Ortada bir kanıt yok, Türkiye’nin bu tuhaf ve türedi örgütü desteklemesi için sebep de. Ama sürekli “Türkiye’nin IŞİD’e verdiği destek”ten söz ediliyor. İddia büyük ama kimse ne anlamlı bir kanıt sunuyor, ne de bu iddiayı inanılır kılacak mantıklı bir açıklama. Ve bu yöndeki yayınlar, propagandayı düşündürecek ölçüde sık tekrarlanıyor. Uluslararası ilişkiler açısından da, iç siyaset açısından da, Türkiye’nin kronik sorunlarını ...

Devamı... »

Ya hattın öbür yanındaki?

Elinde telefon restoranın bahçesinde dolanıyor, “Hanfendi istemiyorum, istemiyorum” diyordu. Biz yemeye başladığımız sırada başlamıştı konuşmaya. Neredeyse yemek yediğimiz süre kadar da konuştu. Karşısındakine TV yayın hizmeti aldığı dijital platformdan çıkmak istediğini anlatmaya çalışıyordu. Ama en az yirmi defa “istemiyorum, istemiyorum” dediğine bakacak olursak, karşısındaki bu talebi veya gerekçesini kabul etmiyor olmalıydı. “ÇIKIŞ YOK” Cep telefonlarına musallat olan ve engellenmeye karşı ...

Devamı... »