Bombayı etkisiz hale getirmek

SİYASETTE değişiklik yapmak isteyen ama bunu başaramayan güçler, şimdi de gündelik hayatı katlanılmaz hale getirerek bunu yapmaya çalışıyorlar. Halkın yaşam alanlarında bomba patlatmak PKK’nın kendi kararı mı, yoksa bazı devletlere taahhüdünü mü yerine getiriyor. Türkiye’deki iktidarı ne pahasına olursa olsun devirmeyi arzulayan bazı büyük devletlerin Türkiye ile savaşına ayakçılık mı yapıyor, yoksa kırsaldaki operasyonlarda polis veya asker ciddi üstünlük sağladığı ...

Devamı... »

Terörist ahlaksıza güveniyor

KCK’dan Sabri Ok, bir önceki Ankara katliamı için “her açıdan sahiplenilecek ve onur duyulacak tarihsel önemde bir eylem” demiş. Niye bunu söyleyebiliyor biliyor musunuz? Çünkü işledikleri cinayetin işe yaradığını görüyor. Bunun kendilerine puan kazandırdığını görüyor. İyi ama caddenin ortasında bomba patlatıp çoluk çocuk sivil insanları öldürmek bir örgüte nasıl puan kazandırabilir? Bu adam hiç mi analiz yapamıyor? Yapıyor aslında. Sadece ...

Devamı... »

Değer miydi?

TELEVİZYONLAR “etkisiz hale getirildiğinden” söz ediyor. Sadece Sur’da 279 kişinin öldüğünü öğreniyoruz.“Özerklik,” “demokratik özerklik” veya son bir gün içinde adı değiştirilmediyse “öz yönetim,” işte her neyse onun adına öldü bu insanlar.Muhtemelen hayatını kaybedenlerin önemli bir bölümü de PKK’nın taahhüdüne rağmen eline silah verdiği 18 yaş altı çocuklardı. Ve onlarla birlikte, birçok asker ve polis de hayatını kaybetti; onlarca çocuk babasız ...

Devamı... »

Bu bahar ne olacak?

Felaket tellalları yine iş başında. Bu bahar bir şeyler olacağını, Türkiye’de değişeceğini, ülkenin “AKP’den” kurtulacağını söylüyorlar. Tarih biçen bile var. Belli ki sadece bir siyasi analizden öte, temennilerini veya irtibatlı oldukları odakların niyetlerini dile getiriyorlar. Ne olacak peki? Toplumsal kesimler mobilize edilerek ülke yönetilemez hale mi getirilecek? PKK’nın hendek terörüyle oluşturamadığı etkiyi şiddeti şehirlere taşıyarak mı oluşturacak? Gülen Cemaati son ...

Devamı... »

Anayasa Mahkemesi: Üç soru

ANAYASA Mahkemesi’nin Erdem Gül ve Can Dündar’ın tutukluluğuna son veren kararını olumlu bulanlardanım. Can Dündar’ı sevdiğimden veya onu demokrat sandığımdan değil. Ama tutuksuz yargılamanın asıl, aksinin istisna olması gerektiğine inandığımdan. Buna ilave olarak, kararın siyasi atmosfer üzerinde olumlu etkisi olacağını düşündüğümden. Yine İçeriğe mi Girdi? Anayasa Mahkemesi her zamanki kötü geleneğini tekrarlayarak kararını gerekçesiz açıkladığı için sahici bir değerlendirme yapamıyoruz. Mahkemenin ...

Devamı... »

28 Şubat: Pişmanlık bile duyamamak

“ONCA genç kızın hayatını karartmakla suçlanıyorsunuz. Vicdan azabı hissettiğiniz oluyor mu?” diye soruyor Habertürk’ten gazeteci Kübra Par. 28 Şubat’ın sembol isimlerinden Kemal Gürüz, “Asla! Kimsenin hayatını karartmadım. Herkes hayatına devam etti” diye cevap veriyor. “Ama onlarca öğrenci üniversiteyi bıraktı…” diyor gazeteci. “Şahsi kararlarıydı” diye cevap veriyor eski YÖK Başkanı, Anayasa Mahkemesi kararlarını hatırlatıyor. Uzun ve acılı bir tarihin ardından yasağın ...

Devamı... »

Yeni bir ‘ters dalga’ mı?

Rusya’nın Suriye’ye yerleştikten sonra Irak’a “destek” vermeye başlaması ve ardından Yemen’e yönelmesi yeni bir dönemin başlangıcına mı işaret ediyor? Soğuk savaş yıllarındaki gibi ABD ve Rusya’nın güdümündeki devletlerin birbiriyle kontrollü bir şekilde savaştırılmasına dayanacak yeni bir denge mi bekleyen bizi? Etnisite ve inanç üzerinden çatışan toplumlar, birbirini sürekli hırpalayan ve burnunu çamurdan kaldıramayan ülkeler mi olacak geleceğimiz? Makasın Öbür Ucu mu? ...

Devamı... »

Bu davalar divana kalmamalı

AŞAĞIDAN gelen dalga, tarihin garip bir cilvesi veya ironisi olarak bir 12 Eylül günü, Kenan Evren ve diğer cunta üyeleriyle beraber 12 Eylül’ün yargılanmasının yolunu açmıştı. Türk solunun büyük bölümü başta olmak üzere “Kenan Evren yargılanmayacak” diyerek karşı çıkanlara ve bu yol açılmasın diye çalışanlara rağmen. 12 Eylül 2010 referandumunda Türkiye toplumu “evet” diyerek, karanlık bir geçmişten kopuş için tarihi ...

Devamı... »

İstikrarsızlığın sürekliliği ABD’nin tercihi

ABD’nin zaman içinde değişmeyen bir Ortadoğu politikası olduğu doğru değil. Öyle “yüz yıllık planları” olduğu da. Orada da dış politikayı belirleyen çok sayıda dinamik var ve dönemsel olarak onlardan biri öne çıkıyor. Ve bugün öne çıkan, genel olarak İslam coğrafyası ve özel olarak da Türkiye için hiç iyi değil. ABD’nin Suriye politikası bunun yansıması. İstikrarsızlığın devamını öngören bir Suriye politikası ...

Devamı... »

Namerde muhtaç etmemek için

TÜRKİYE, Suriyeli sığınmacılara dünyadaki en insani yaklaşımı sergileyen ülke oldu. Tarihin bu acılı kırılma anında Türkiye’yi yönetenlerin, yüz yıl sonra yeni bir tehcir vadedenler değil, “mültecilerin başımızın üstünde yeri var, onlar misafirimizdir” diyenler olması önemliydi. Kapılar açıldı, kamplar kuruldu. Sığınmacıların bazıları şehirlerde kendi imkanlarıyla yaşamayı denedi ve pek çoğuna ise sivil toplum destek oldu. Ama belli ki, bu konuda hiçbir ...

Devamı... »