Gezi dersleri

Bu yazı Star Gazetesi\’nde yayınlanmıştır. Bir musibet bin nasihatten iyidir derler.  Dilerim hükümet, toplumun haklı olarak tepki gösterdiği buyurgan dilinden başlayarak hatalarından ders çıkarmasını bilir. Çünkü polisin Gezi Parkındaki protestoculara hoyratça müdahale etmesiyle başlayan olayların sorumluluğu esas olarak ona ait ve ciddi bir muhasebe yapması da şart. Uyarı görevlerini yapmayıp, demokratikleşme, Kürt sorunu, Alevi sorunu, dil ve üslup gibi konularda ...

Devamı... »

Türklüğü değil adaletsizliği terkediyoruz

Bu yazı Star Gazetesi’nde yayınlanmıştır.   Türk olmaktan vaz mı geçeceğiz?” diye soruyorlar. Zannediyorlar ki, anayasadaki vatandaş tanımından Türk’ü çıkarırsak Türklük elden gidecek. Dün Osman Pamukoğlu, İlber Ortaylı, Alev Alatlı, Hüsamettin Cindoruk, Edip Başer ve Ümit Özdağ dahil 300 kişi ortak bir açıklama yaptı. CHP’li Birgül A. Güler de yine klasik mantığın dar kalıplarına meydan okuyarak, “Türk vatandaşlığı’ değil ama ...

Devamı... »

Kürt Memed nöbete gitmiyor.

Bu yazı Star Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.   “Başkanlık karşılığında anlaşmayın” demek, “ölmeye ve öldürmeye devam edin” demektir. Yanlış anlıyorsak, bu sözün yanlış anlaşılmayacak halini söyleyin, öyle anlayalım. Ferhat Kentel her zaman “konuşma”yı imkansızkılacak bir dilden sakınmayı önerir, ben de öyle yapacağım. Hasan Cemal’in yazamadığı ortamı birlikte eleştirelim, ama bunu yapmayın ne olur! Söylediklerinizin mantıksal sonucunu bir düşünün. ** Konuşmayı imkansızkılarım kaygısı ...

Devamı... »

Mesai Cumaya göre ayarlanabilir mi?

Bu yazı Star Gazetesi’nde yayınlanmıştır. AKP’nin şeriat devleti kurma yolunda son adımları” diyor Hüseyin Aygün. Hayal kırıklığı içinde okudum. Çünkü Dersim çıkışını onayladığım, cemevleri konusundaki fikirlerini paylaştığım ve bu köşede desteklediğim Aygün’ü tipik bir CHP milletvekili olarak görmüyordum. Emine Ü. Tarhan, Süheyl Batum veya Nur Serter’le aynı kefeye koymuyordum. Ama galiba yanılmışım. Çünkü Aygün de bu ülkedeki pek çok insan ...

Devamı... »

Üniversiteleri zorbalığa teslim etmeyin

Bu yazı Star Gazetesi’nde yayınlanmıştır. Aynı anda hem acıklı, hem gülünç, hem de utanç verici. Ama tam da Türkiye üniversitelerinin durumunu yansıtıyor. İstanbul Üniversitesi’nde “İfade özgürlüğü” panelinde ifade özgürlüğü engellendi. Çeşitli üniversitelerden hocalar, davetlisi oldukları üniversitede, konferansın açılışından hemen sonra fiilen müdahale ederek formatı değiştirip “foruma çeviren” bir grup yüzünden konuşma yapamadılar. Haberlere göre, onların yerine müdahale eden grubun üyeleri ...

Devamı... »

Yüz yıllık kâbustan uyanmak

Geçen yüzyılın başında, en kötü senaryo gerçekleşti. Hoyrat bir kuşak, her şeyi kırıp döktü. 1920’lerin başında, kırılanı yapıştırabilmek için bir umut vardı. Anadolu’da kurulan Meclis, geçmişten ders alarak hasarı tamir edebilir, kırılanı yapıştırabilirdi. Ama bu olmadı. Çeşitliliği ve özgürlükçü sesleriyle ilk Meclis tasfiye edildi. Cumhuriyet’e geçildi, “cumhur” siyasetten kovuldu. İttihat Terakki geri gelmişti. Kemalist rejim, bırakın eski kırgınlıkları gidermeyi, kırılmamış ...

Devamı... »

Taviz kapısı bir aralanırsa

Bana öyle geliyor ki, Türk halkının bürokrasiden çektiğini dünyanın hiçbir halkı yönetimden çekmemiştir. Anadolu halkı tarihin en büyük zulmü altında inlemiş ve fırsat bulur bulmaz bürokrasiyi devirmiştir.” Böyle diyordu yıllar önce Abdi İpekçi ile bir sohbetinde Yaşar Kemal. Ve devam ediyordu: “Halk 1950 yılında ne yaptı? Kendisini 700 yıldır ezen bürokrasiyi oylarıyla yönetimden uzaklaştırdı.” Bu satırları Kazım Berzeg’in Liberalizm, Demokrasi, ...

Devamı... »

Üç çağrı

Aydın Doğan, grubundaki gazetecilere “barış dilini koruma” çağrısı yapmış. Gerçi Ertuğrul Özkök patronunu dinlememiş ama neyse. Onun şimdilik sureti haktan görünüp, “fit”ini en kritik anda vermesi beklenirken kendisini tutamaması, sürecin ne kadar önemli olduğunu göstermesi bakımından önemli. Ama konumuz bu değil. Aydın Doğan eğer gerçekten Kafkaesk bir dönüşüm yaşamış ve demokratlaşmışsa, bu sürecin zehirlenmesini istemiyorsa, adı çıkmış köşe yazarlarına değil, ...

Devamı... »

28 Şubat ve postal kardeşliği

‘Ben 27 Mayıs’a iştirak ettim” diyor, “12 Eylül’de vardım. Planlama grubundaydım” diyor. 28 Şubat Muhtırasındaki rolünü anlatıyor. Dönemin Genelkurmay Başkanı Karadayı konuşuyor. Hürriyet’in dahi “tevil” edemeyeceği, büyültme-küçültme yoluyla içeriğini gizleyemeyeceği kadar açık konuşuyor. “İyi darbe – kötü darbe” hurafesini yerle bir edecek kadar somut bir süreklilikten söz ediyor. Üstelik bu sürekliliği, doğrudan kendi hayatıyla, bizzat içinde yer aldığı darbelerle anlatıyor. ...

Devamı... »

“Hürriyet, Adalet ve Barış” için

Yirmi yıl önceydi. 1990’ların başıydı. Avukat Kazım Berzeg, Hacettepe Üniversitesi’ne gelip Atilla Yayla ile görüşmek istediğini söyledi. Kendisini “kıdemli, istikrarlı bir liberal demokrat” olarak tanımlıyordu ve elinde altmışlı yıllardan itibaren yazdığı makaleleri vardı. Atilla Hoca’nın “liberalizm” kitabını görmüş ve “kim bilir biri yine neler saçmalamıştır” diye düşünmesine rağmen kitabı eline alıp incelemiş, okudukça şaşırmıştı. Kitaba kaygıyla yaklaşması boşuna değildi. Çünkü ...

Devamı... »