Burak Ertaştan

Tam Kapanmaya Karşıyım

Son bir yıl, salgınla topyekûn mücadeleyle geçti. Dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi, ülkemizde yürütülen mücadelenin ön safında da hükümet vardı. Aldığı tedbirleri kimi zaman yetersiz, kimi zaman orantısız bulduk. Kimimiz karar almakta geciktiğini, kimimiz acele ettiğini düşündü. Velhasıl eleştirecek bir yan hep vardı. Hükümetin bugüne kadar aldığı tedbirlerin en serti ve kapsamlısı olan kapanma kararı da eleştirilmeyi fazlasıyla hak ediyor. ...

Devamı... »

İdeolojik Çarpıtma, Hedef Saptırma ve Kirli Propaganda

Babam, 70’li yıllarda Gazi Eğitim Enstitüsü’nde okumuş. Hem çalışıp hem okuduğu için dersleri takip edemiyor, sadece imtihan dönemlerinde Ankara’ya gidiyormuş. O dönemde yaşanan siyasal kutuplaşmanın üniversiteye yansımasıyla ilgili ilginç şeyler anlatır: “Sabah okula giden çocukların akşam sağ-salim eve döneceğinden kimse emin olamıyordu. Sağ-sol kavgası sokağa taşmış, kahvehaneler bile ayrılmıştı. Gittiğin kahveden okuduğun gazeteye, giyim kuşamından bıyık bırakma biçimine kadar her ...

Devamı... »

ABD Seçimleri ve Türkiye’deki Trump Muhiplerine Dair

Seçimlerden beklenen, tartışmayı kesin olarak bitirecek bir sonucu gecikmeden ortaya koyması ise, ABD’de seçim mekanizması iyi işlemiyor. Aradan üç haftaya yakın zaman geçtiği halde tartışmanın bitmemesinin bir sebebi Trump’ın hoyrat kişiliği ise, diğer sebebi ABD’de seçimlerin hemen sonuç almayı imkânsız kılacak bir şekilde yapılıyor oluşu. Mektupla oy Taraflar arasındaki en büyük ihtilaf, posta yoluyla kullanılan oyların sayımında ortaya çıkıyor. Trump ...

Devamı... »

Doktordan neyim eksik?

İlgili başka bir yazı Sosyalizm Eşitlik mi Kölelik mi? Önümdeki koltukta oturan iki hanımdan konuşmayı daha çok seveni diğerine diyordu ki: – Doktorun da iki gözü var, benim de. Onun da iki kulağı, bir burnu var, benim de. O da iki kap yemekle doyuyor, ben de. Onun da bir eve ihtiyacı var, benim de. Onun çocuğu varsa, benim de var. ...

Devamı... »

Salgınla Mücadelede Kamu Otoritesi

Yüzyıl önce dünya, doğduğu coğrafyanın dışına çıkmadan ölen insanlarla doluydu. Bugün her hafta sonu veya bayram önü/arkası bir soluk alma fırsatı olarak görülüyor. Bu, Türkiye’de böyle… Gidenlerin bir kısmı tatil beldelerini tercih ediyor, bir kısmı sılayı, ailelerinin yanını. Yönü ve amacı ne olursa olsun, insanoğlunun yeryüzündeki hareketliliği hastalık ve salgınların yayılma hızını artırıyor. Tam düştü derken, yaz aylarında başlayan hareketlilikle ...

Devamı... »

İzmir’in Ayaküstü Lezzetleri

Uzun yıllar İzmir’de yaşadım. Ailem, akrabalarımın bir kısmı, bazılarıyla akraba gibi olduğumuz komşularım, tanıdıklarım, ahbaplarım. Velhasıl beni İzmir’e bağlayan çok şey var. Bu nedenle sık sık giderim İzmir’e. Daha doğrusu, giderdim. En son Mart başında gitmiş, birkaç gün kalıp dönmüştüm. On gün kadar sonra ilk vaka (korona) teşhis edildi. Akabinde getirilen seyahat kısıtlamaları kaldırıldıktan sonra da il dışına çıkmadım. Ta ...

Devamı... »

Sadelik ve Mükemmellik Üstüne

Hatırlar mısınız bilmem, Beyazıt Öztürk ve Kadir Çöpdemir ikilisi, vaktiyle NTV’de Biri Bana Anlatsın isimli bir program yapıyordu. Programın sonuna doğru açtığım için adını öğrenemediğim bir profesörü konuk ettikleri bir bölümünde mükemmelliğin tanımı üzerine konuşurlarken, aklımın bir köşesinde hep var olan fakat hiçbir zaman o netlikte ifade edemediğim bir tespitte bulundu profesör. Mealen dedi ki: “Çoğumuzun sandığının aksine mükemmellik, içinde ...

Devamı... »

İnternet ve İfade Özgürlüğü: Müstear İsimler

Aristo, insanı ‘konuşan hayvan’ olarak tanımlamış. Descartes ise ‘düşünüyorum, öyleyse varım’ demiş. Hangisi daha haklı? Düşünce ve ifade, insanı diğer canlılardan ayıran iki ana özellik. Lakin ifade safhasına geçemeyen düşünce özgürlüğünün pratikte anlam taşımadığı kanaatindeyim. Bu nedenle, sol çevrelerin pek rağbet ettiği ‘düşünce özgürlüğü’ yanlış bir kavramlaştırma. Aklî melekelerimiz yerinde ise, düşünmekte zaten özgürüz. Önemli olan, düşündüğümüzü özgürce ifade edebilmek; ...

Devamı... »

Nazlı

1990’lar ulaşım ve haberleşme teknolojisindeki gelişmelerin dünyayı küresel bir köy haline getirdiği söylenen yıllardı. Küreselleşmeyle birlikte yeni bir çağa giriyorduk. Ulaşım ve haberleşme teknolojisindeki gelişmelerin tarihi ilk binek hayvanının evcilleştirilmesinden tekerleğin icadına, dumanla işaretleşmeden yazının bulunmasına ve posta güvercinlerinin terbiyesine kadar geriye uzanıyorken küreselleşmenin neden son on yıla hasredildiği bu tespitin açıkta kalan yanını oluşturuyordu. Bana göre 90’lı yıllarda yaşanan, ...

Devamı... »

Demiryolları ve Vatan

Anne-babam öğretmendiler. İlk atandıkları köyde tanışıp evlenmişler. İlk hatıralarım o köyde başlar. Tokat-Sivas-Kayseri havalisindeki kasaba ve küçük ilçelerde öğretmenlik yaptılar. Babam Tokatlı, annem Sivaslı olduğundan, mecburi hizmetleri bittikten sonra da o yöreden ayrılmadık. Taa ki ben üniversiteyi kazanıncaya kadar. Sık sık şehre giderdik. En çok da Sivas’a. Küçüklüğümde ‘şehir’ demek, Sivas demekti bu yüzden. Yalnız benim için mi? Büyüklerim anlatırdı: ...

Devamı... »