26 Şubat üç bin yıl sürecek

  “Yeniden Kuvayi Milliye”  ve “Vatansever Güç Birliği” gibi adlarla ne idüğü belirsiz, garip tipler tarafından yurdun dört bir tarafında pıtırak gibi kurulan ve her memleketin saf ve faşist eğilimli tamircisi, tüpçüsü gibi küçük esnafını çatısı altında toplayıp, bir spor salonunda silah-kur’an-bayrak üçlüsü üzerine el bastırıp “bu yolda ölmek var öldürmek var” diye yemin ettiren bir “oluşum” vardı. O sıralar ...

Devamı... »

Bir Serbest Piyasa Harikası: Wikipedia

Wikipedia’yı ilk 2005 gibi duydum, henüz yeniydi ve Türkçe kısmını yeni açmıştı. O sıralar yaptığımız çalışmayı bir heyecanla madde olarak girdim (Bir Şehre Dair Kangal). Ondan sonra da en sevdiğim kitapları, yazarları ve memleketimi madde olarak girdim. Tabii kendimi de unutmadım, kendi biyografimi afili bir fotoğrafımla birlikte madde olarak girdim. Aradan biraz zaman geçti, sayfaları kontrol ettim, diğer maddeler duruyor, ...

Devamı... »

Elveda Kemal(izm)!

Önceki yazıda “Rusya hala bir Sovyet rüyası görüyor” demiştim ama bir Sovyet rüyası gören sadece Rusya değil, ben de bir süredir rüyada gibiyim. Sanki zaman tünelinden geçip Tiflis’e geldim ve yarı Rus edebiyatı yarı eski Sovyetler gibi fantastik bir dünyada yaşıyorum. Önce iki filmden bahsetmeliyim. Birincisi Farewell, ikincisi Elveda Lenin. Farewell, Sovyetlerin yıkılmasına neden olan olayları, Soğuk Savaş’ın en önemli ...

Devamı... »

Rusya hala bir Sovyet rüyası görüyor

Tiflis Notları 4 Birinci Körfez Savaşı yılları… Şehirde tedirginlik yaratan, yavaştan yükselen ve uzun uzun öten uğultuya benzer sesli sirenler çalardı tatbikat amaçlı. Nükleer saldırı sırasında neler yapılması gerektiği okulların ve devlet dairelerinin belli yerlerinde asılı çerçevelenmiş posterlerde adım adım tarif edilirdi. Sarı alarm, kırmızı alarm gibi çeşitleri vardı, eğer siren kesik kesik çalıyorsa nükleer saldırı riski, aralıksız çalıyorsa hava ...

Devamı... »

Gürcistan’ın da Kendine Has Sorunları Var

Tiflis Notları 3 David Agmashenebeli Caddesi ve Marjanishvili Caddesi, birçok Türk mağazasının ve Türk lokantalarının bulunduğu cadde. Ziraat Bankası’nın da bir şubesi var. Tiflis’e geldiğim ilk hafta Ziraat Bankası’na gitmem gerekti. Bankada işlem biraz uzayınca, İngilizce çıkan gazetelerinden birine baktım, Gürcistan medyasından alacağım ilk izlenim buydu. Anasayfa’dan anons edilen başyazıda, Gürcistan’ın beyin göçünden yakınıyordu başyazar, “benim de öğrencilerimin aralarında olduğu” ...

Devamı... »

Medeniyetin iki temel taşı: Çamaşır Makinesi ve Klima

Tiflis Notları 2 Açık Görüş’te İskender Öksüz’ün bir yazısında bir şey okudum. Ha-Joon Chang isimli bir ekonomist, çamaşır makinesinin icadı medeniyet için internetten daha önemli bir icat demiş. Guardian’da bir röportajda söylemiş bunu ama aslen “Kapitalizm Hakkında Söylenmeyen 23 Şey” isimli kitabında bir bölümde iddia ediyormuş. Kitaba bakmak lazım ama röportajın son kısmındaki kapitalizm eleştirisine karşı verdiği cevap “benim kalbim ...

Devamı... »

Tiflis Notları 1: “Kağıt Üstünde”

O kaçınılmaz şeyi ben de yaşadım, sınıra gelir gelmez kendi ülkemle birazdan topraklarına gireceğim ülkeyi kıyaslamaya başladım. Sarp Sınır Kapısı’nda geçirdiğim 20 dakikada dünyanın tespitini yaptım: Gişedeki pasaport kontrol memurunun pasaportuma geçiş damgasını vurması tam beş dakika sürdü. Ben acaba bir problem mi var, neden uzatıyor işlemi diye kan ter içinde beklerken, gişedeki memurun diğer memurla yaptığı geyik muhabbetinin boynuzları ...

Devamı... »

“Devrimden Sonra” Hayat Var

“Devrimden Sonra” filmine, sıkı bir “sosyalizm” eleştirisi izlemek isteyen her liberalin gitmesi gerekir, etrafımdaki liberallere şiddetle tavsiye ediyorum, izlediğim en iyi sosyalizm eleştirisiydi diyebilirim. Film parça parça hikayelerden oluşuyor. Devrimcilerin kapitalist Hollywood alerjisi nedeniyle olsa gerek, Hollywood’un başarısının altında yatan “üç parçalı dramatik kurgu”ya aykırı bir film. Böyle olunca kapitalizme meydan okumuş oluyorsunuz ama film sıkıcı ve kopuk oluyor, onu ...

Devamı... »

35. maddeye de

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni şeyler deniyor ve statükonun “yandaş medya”sı Kılıçdaroğlu’nun bu hamlelerinden yeni illüzyonlar yaratmaya çalışıyor. Toplumun demokratik refleksleri, eskiden olduğu gibi korkutulup, sindirilip ikna edilemeyeceği korkusu, demokratik taleplerin artması ve oynanan oyunların eskisi kadar verimli sorunlar ortaya çıkarmaması, statükoyu yeni şeyler denemeye mecbur bırakıyor. Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak farklı bir çizgi ortaya koymaya çalışması da ...

Devamı... »

Yandaşlığın ayarı kaçınca…

“Sayın Kılıçdaroğlu. Artık televizyonda sizin takallüs etmiş hançerenizi gördüğüm, radyoda sesinizi işittiğim an, ya kanalı değiştiriyorum ya da oradan kaçıyorum. Elimde değil, irkiliyorum. Bu üslup, bu öfke, bu hançere beni yordu. O üslupta artık şehvet bile bulamıyorum. Emin olun, yalnız değilim. Çevrenizdeki etten ve biattan mürekkep duvarı aşıp biraz dışarı çıkabilirseniz, bunu siz de anlayacaksınız. Türkiye huzur istiyor. Türkiye, bağırıp ...

Devamı... »