.:

Ahmet Faruk Güneş – Askerliğin temel misyonu ve Türkiye örneği

Medeni ülke askeri yapılarının evrensel merkezi misyonu ‘savaş eğitimi ve harbe hazır olma’dır. Askeri yapı bu misyon üzerinde konsantre oldukça kendi ülkesini etkin bir şekilde savunma potansiyelini tahkim eder. Yeni misyonlar gerçek misyonunu ifa etmekteki keskinliği tabii olarak köreltir.

Medeni ülke askeri yapılarının evrensel merkezi misyonu ‘savaş eğitimi ve harbe hazır olma’dır. Askeri yapı bu misyon üzerinde konsantre oldukça kendi ülkesini etkin bir şekilde savunma potansiyelini tahkim eder. Yeni misyonlar gerçek misyonunu ifa etmekteki keskinliği tabii olarak köreltir.
Askeri yapıların gerçek misyonları dışında üstlendikleri ilave misyonları şu şekilde tasnif etmek mümkündür (Tasnifi oluşturmada Birleşik Devletler Federal Kara Gücü ve Deniz Piyadeleri için hazırlanan bu konudaki talimnameden yararlanılmıştır.).

1. Afet ve benzeri acil durumlarda destek görevleri.

2. Çevre koruma ile ilgili görevler.

3. Toplumla dayanışma görevleri. d-Kolluğa yardım görevleri.

Bu görevlerden ilk ikisi aslında makul ölçülerde ve sivil yönetim inisiyatifinde olduğunda kabul edilebilir görevlerdir. Toplumla dayanışma görevleri ise askeri yapının kendi toplumuyla iyi ilişkiler geliştirme, toplumla dayanışma gösterme, toplumun iyi ve kötü dönemlerinde onun yanında olduğunu hissettirme, toplumun genel değerlerini paylaştığını ve onlara saygı gösterdiğini ortaya koyma görevlerdir. Bu ek misyon da makul sınırlar içinde kaldığında kabul edilebilir.

ASKERİN KOLLUK GÖREVİ

Askeri yapının en çok dikkatini dağıtan ilave misyon kolluğa yardım görevleri başlığı altında olandır. Ülkemizde valilerin askeri birliklerden yardım istemesi şekliyle yapılmasına karşın artık defacto asli bir askeri görev haline gelmiş terörle mücadele bu duruma en iyi örnektir.

Askeri yapının misyonunu etkin bir şekilde yerine getirmesinin bir diğer gerek kuralı da makul bir şekilde desantralize olmasıdır. Desantralizasyon etkin bir işleyiş yanında büyük personel sayısı, ağır silahları ile muazzam bir yapı olan askeri yapıyı kontrol etmede kolaylık sağlar.

Medeni ve evrensel bir askeri yapıya sahip olmak için evleviyetle olması gereken şart ise bu yapının kesin ve keskin bir sivil denetim altında bulunacak şekilde teşkilatlanması, uygun ve etkili sivil denetim yollarının tamamen açık olmasıdır.

Desantralizasyon ve askeri yapının sivil yönetim altında olması birbiriyle irtibatlıdır. Gerçektende sivil bağlılık askeri yapıyı desantralize edici bir etki de göstermektedir. Desantralizasyonu en genel olarak askeri yapının; sivil başkomutan Başkomutanlar genellikle ülkelerin en yüksek sivil makamları olmaktadır. Ancak Almanya’da savunma bakanı başkomutandır. AB başkomutanı ise halen yüksek temsilci Catharine Ashthon’dır ), başkomutana doğrudan bağlı ve emrinde askeri karargah, başkomutana askeri komuta zinciri içinde bağlı ana kuvvetler ve muharip komutanlıklar şeklide parçalanması olarak ifade edebiliriz. Bu parçalanma ülkelerin seçimlerine göre daha detaylı ve derin olabilmektedir.

Ülkemizde askeri yapıya bu üç prensip açısından bakıldığında maalesef yapılması gereken epey iş olduğu ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde askeri yapı özerk, fazlasıyla monolitik ve misyonu dışında görevlere boğulmuş durumdadır.

Bu üç prensip açısından tespit edilebilen hususların tüketici olmayan bir sıralamasını dayanakları ile yapmak isterim.

ÖZERKLİĞE YOL AÇAN TEMEL HUSUSLAR

1. Savaş durumunda başkomutanın genelkurmay başkanı olması. (Anayasa)

2. Askeri yapının sivil otoriteye bağlılığında özellikle yaratılmış tereddütler. (Anayasa)

3. Protokoler Savunma Bakanlığı. (Kanun)

4. Tamamen asker görevlilerden oluşan Savunma Bakanlığı. (Kanun)

5. Bir danışma kurulu olarak, görevleri çok geniş üyelerinin önemli bir kısmı askerlerden oluşan Milli Güvenlik Kurulu (Anayasa)

6. Generallerin seçim ve görevlendirme kararlarında meslek içi ağırlık. (Kanun)

7. Askeri yapının son derece gevşek sivil denetimi. (Anayasa)

8. Askeri yapıyı ön plana çıkaran resmi protokol. (Anayasa, Yönetmelik)

9. Askeri motiflerle dolu sivil resmi kutlama törenleri. (Yönetmelik)

10. Toplumdan aşırı soyutlanma. (Zihniyet)

11. Zorunlu milli güvenlik dersi. (Kanun)

12. Şehir merkezlerinde büyük alanlarda askeri yapı ve tesisler. (Zihniyet)

13. Sivil otoritenin kolluk gücüne yardım isteme sürecinde makul olmayan askeri ağırlık. (Kanun)

14. Erken yaşta başlayan subay eğitimi (Kanun)

Bunların yanı sıra anayasa ya da kanunla sivil komuta zincirinin tarif edilmemiş olması ve anayasada askeri yapının sivillerin yönetim ve denetimi altında olacağının açıkça belirtilmemiş olması da bu özerk yapıyı sağlamlaştıran bir etkendir.

MERKEZİYETÇİLİĞE YOL AÇAN HUSULAR

1. Başkomutanlık yetkileri kullanan genelkurmay sistemi (anayasa)

2. Genelkurmay başkanlığına katı bir emir komuta zinciri altında bağlı kuvvet komutanlıkları (Kanun)

3. Aşırı sayıda general (Kanun)

4. Sürekli aynı kuvvetten genelkurmay başkanı (zihniyet)

5. Aşırı dikine yapılandırılmış askeri hiyerarşi (kanun)

6. Zorunlu askerlik (Anayasa, Kanun)

7. Askeri yapıya entegre asker alma sistemi (Kanun)

8. Askeri yapıya önemli ölçüde entegre savunma sanayi. (Kanun)

Askeri yapının aşırı merkezi olması onu savunma görevinde sanıldığı kadar etkili yapmazken savunma dışı siyasi misyonunda olduğundan daha güçlü yapmaktadır.

DİKKAT DAĞITAN İLAVE MİSYONLAR

1. Belediye sınırları dışında ve karasularında iç güvenlik hizmetlerinin Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından verilmesi. (Anayasa, kanun)

2. Kara sınır güvenliğinin Kara Kuvvetleri tarafından sağlanması. (Kanun)

3. Olağanüstü yönetim biçimi olarak sıkıyönetimin anayasada muhafaza edilmesi (Anayasa)

4. Yargı bütünlüğünü bozar şekilde askeri İdari ve adli yargı (Anayasa)

5. Terörle mücadele. (Zihniyet)

6. Cumhurbaşkanlığı ve Meclis kişi ve kurumlarına iç güvenlik anlamında askeri birlikler tarafından hizmet verilmesi (Kanun)

7. Haritacılıkla ilgili bazı önemli hizmetlerin askeri bir kurum tarından verilmesi (Kanun)

Askeri yapı merkezi misyonu dışında ilave misyonlar bulmakta güçlük çekmemiştir. Ancak bu ilave misyonların odağında iç güvenlik hep olagelmiştir. Başlı başına jandarma teşkilatı bunun en görünür kanıtıdır.

SONUÇ YERİNE

Askeri yapı yukarıda bazı örnekleri verilen gerçek misyonu dışındaki görevlerinin yardımıyla politik sürece dahil olmaktadır. Yekpare merkezi yapısıyla da bir bütün olarak tüm ağırlığını politik sürece aktarmaktadır. 1960 ve diğer açık kapalı, tam, yarı, modern darbelerin yardımıyla dar sokağa sıkıştırılmış/kıstırılmış siyasi ortamda bu üç alanda görevler hukuki altyapıya kavuşmuş, meşrulaştırılmış ve içselleştirilmiştir.

Askeri darbeler için en namüsait ortam güçlü ve halkın güvenine sahip demokrat sivil yönetim dönemleridir. Ancak bu durum Demokrat Parti örneğinde olduğu gibi yeterli olmayabilmektedir. Bu nedenle askeri yapıyı kendi misyonuna odaklayacak ve sivillerin yönetim ve kontrolü altında desantralize edecek hukuki altyapının hayata geçirilmesi hayati öneme haizdir.

Yenişafak, 07.08.2011