.: Mehmet Ali İlkaya

Yeniden Ebeveynliğe Zorlanan Büyük Anne- Babalar

Bazı sosyal olguları istatistiklerde göremezsiniz, bir şekilde yeniden ebeveynliğe zorlanan nineler dedeler gerçeği de böyledir. Boşanmış aile sayısı, anne vasiliğinde çocuk sayısı, babanın yanında hayatına devam eden çocuk sayısı bellidir. Bir de anne ve babasının gözetiminde olmayan anneanne –babaannenin yanında hayata tutunmaya çalışan çocuklar vardır. Kimse kesin olarak sayısını bilmez. İlerlemiş yaşı, tükenmiş enerjisi ve sınırlı maddi kaynağıyla büyükanne ve büyükbabalar uzatılmış ebeveynlik sınavı ile karşı karşıya kalmaktalar. Bu durum dedeler, nineler ve çocuklar için ciddi problemleri barındırmaktadır.

Büyük kentlerin varoşları, çevre blokları civarında yukarıdaki yaşlı ebeveynleri görebilirsiniz. Bu durumdaki çocukların varlığını, sayısını, okul kayıtlarından, okul risk haritalarından, öğretmen gözlemlerinden ve rehberlik servisine intikal eden vakalardan bu problemin yaygınlığını, yol açtığı sorunları görmek mümkündür. Hatta bu saydığımız süreçlere yansımayan başkaca çocuklar, büyükanne-babalar vardır. Bu durumda aile genellikle parçalanmış, anne ya da babanın çocuklara bakacak, ekonomik, sosyal ve ruhsal gelişim problemleri vardır. Çocuklar daha küçük (bazıları bebek) yaşta büyüklere bırakılır gidilir. Böylece, uzun ve zorlu sınav başlar. Bu durumdaki yaşlı büyükler için iki ana senaryo söz konusudur.

  1. Ekonomik durumu iyi, düzenli geliri olan, ortalama eğitim seviyesinde, ev ve çocuğun odasının bulunduğu büyükanne ve büyükbabalar. Bu durumdaki çocuk şanslıdır, sosyo-ekonomik problemleri olmaz, gelişimi desteklenir. Anne baba sevgisi büyük ölçüde karşılanır, okul yaşamı desteklenir. Ancak bu durumda olanlar maalesef azınlıktadır.
  2. Ekonomik durumu zayıf, düzenli geliri çok az veya hiç olmayan, ortalama eğitimden yoksun, kendine ait evi, çocuğun odasının bulunmadığı büyükanne ve büyükbabalar. Bu durumdaki çocuk şansızdır, ekonomik problemler çocuğun yakasını bırakmaz, gelişimi aksar bozulur. Anne baba sevgisini hiç tadamaz, okul yaşamında yapayalnızdır. Bu durumdaki çocuklar risk altındadır ve asıl sorun ise gelecekten umutlarını kesmişlerdir.

Torununa ebeveynlik yapmak zorunda kalan büyükler, yaşlılığın getirdiği sorunlar ve hastalıklarla mücadele etmektedir. Kendi ihtiyaçlarını ancak karşılayabilen bu vefakâr insanlara bir de çocuğun ihtiyaçlarını karşılama yükü verilmiştir. Sorumsuz anne babanın hatalarını çocuklara yüklemek istemeyen büyükler büyük bir yükün altına girmektedir. Çeşitli sebeplerle bu durumdakiler, aile çevresine haber verememekte, sosyal destekten yoksun kalmaktadırlar. Çocuklar, ebeveyn desteği ve koruması olmadan problemler ve tuzaklar ile bu koca dünyada yapayalnız kalmaktadırlar. İkinci ebeveynlik dönemi hepten sorunlar demek değildir. Torununun tüm sorumluluğunu üzerine almak zorunda olan büyükanne ve büyükbabalar, hayata tutunma gayesine sahip olmaktadır. Yeni hedefler belirler, hayatının akışını yeniden çizerler. Günlük yaşamları monotonluktan çıkar ve enerjik bir hale bürünür. Bakılan çocuk uyumlu, başarılı ve hayat dolu ise bu büyükler için müthiş bir motivasyon kaynağı olur. Adeta yaşamın ikinci baharı başlar. Çocuğun, büyümesi, ilkokulu, ortaokulu, liseyi ve üniversiteyi bitirmesi onlar için olağanüstü başarılardır. Bir de torununun mürüvvetini gören büyükanne ve büyükbabanın gözleri bu dünyada kalmaz artık. Ne mutlu onlara! Bu durumdaki büyükleri desteklemek gerekiyor, neler yapılabilir bakalım.

  1. Önce mevcut durumu tespit için yurt geneline yayılmış araştırmalar yapılmalıdır.
  2. Bu durumdaki ailelerin ayrıntılı resmi çekilmeli, destek mekanizmaları tespit edilmelidir.
  3. Sosyal Kuruluşlar, bu olguyla ilgilenmeli, destek mekanizmaları birimleri kurmalılar.
  4. Çocuk yardım kuruluşları, dernekleri bu durumdaki çocuk ve aileler için destek mekanizmaları oluşturmalılar.
  5. Sigorta sisteminde bu faktör konulmalı ve ek prim ve güvence kalemi tesis edilmelidir.
  6. Kaymakamlıklar, yerel yönetimler bu durumdaki aileler için çeşitli destek mekanizmaları oluşturmalılar.
  7. Okullar ve üniversiteler ikinci ebeveynlik yapmak zorunda olanlara yönelik eğitim programları (çocuk gelişimi, okul çağı çocuğu, iletişim, kurallar ve disiplin, okul başarısı vb.) düzenlemeli ve hayata geçirilmelidir.
  8. Bu durumdaki aileler bir dernek-vakıf kurmalı sosyal desteklerini, paylaşımlarını arttırmalılar.
  9. Büyükanne ve büyükbaba yanında kalan çocuklara, burs ve kredi desteği sağlanmalıdır.
  10. Dede nine yanında kalan çocuklar, okul yönetimi, rehberlik servisi tarafından çok yakından izlenmeli, müdahaleler gecikmeden yapılmalıdır.
  11. Yılın ANNESİ- Yılın BABASI gibi ödüller dede ninelere de verilmelidir.
  12. Çocuğun vasisi olarak ona bakan, büyüten Büyükanne ve Büyükbabalar atanmalıdır.

Hepimizin varlığını bildiği, ama yaygınlığını ve boyutlarını tam olarak ortaya koymadığımız bir problemdir bu. Torununa ebeveynlik yapmak zorunda kalanların yıllara yayılmış sorunları aşmak gibi bir problemi vardır. Bu zoraki ebeveynlik döneminde büyükler, kronik hastalıklar, düşük fiziksel enerji ekonomik yetersizlikler ile mücadele etmek zorundadır. Ancak çocuğa karşı duyulan sevgi ve sorumluluk duyguları onları pek istemeseler de uzatılmış ebeveynliğe katlanmak durumunda bırakır. Umarım bu sorun daha fazla kamuoyu gündemine gelir ve bu durumdaki büyüklerimize yönelik destek mekanizmaları oluşturabiliriz.  Son olarak,  torununa bakan, yetiştiren büyüklerin önünde saygıyla eğiliyor, ellerinden öpüyorum!!