.: Atilla Yayla

Yalan Haber ve Demokrasi

Wikipedia’nın kurucularından Jimmy Wales, bu seneki Davos toplantısı için gittiği İsviçre’de basın, seçmenler ve demokrasi hakkında dikkat çeken ama konuyla amatörce ilgilenenlerin sandığı kadar önemli ve anlamlı olmayan açıklamalar ve değerlendirmeler yaptı. Wales, sorumluluk sahibi bir medyanın topluma yalan habercilik ve bilgi kirliliği gibi konularda farkındalık kazandırma görevinin olduğunu söyledi. Yalan haber üreten mecraların deşifre edilmesi gerektiğine, insanların yalan haberlerle aldatılmamak için haberleri çeşitli kaynaklardan okuyarak doğrulamasının iyi olacağına, doğru habere ve doğru bilgiye bu şekilde ulaşılabileceğine işaret etti. İnsanların yanlış bilgilendirildiği bir ortamda demokrasinin doğru çalışmayacağını belirtti ve “Demokrasinin asıl amacı halkın iradesini yansıtmaktır. Ama insanlar yanlış bilgilendiriliyor ve yalan haberlerle kandırılıyorsa ortaya çıkan sonuç halkın gerçek iradesini yansıtmayacaktır.” dedi.

Wales’in bu açıklamasında doğrular da var yanlışlar da.

İnsanların doğru haber almaya ve doğru bilgi edinmeye haklarının da ihtiyaçlarının da olduğu kesin. Ancak, yalan haber ve yanlış bilgi problemi daha önceden yok iken birden zamanımızda doğmadı. Onların tarihi, insanlığın tarihi kadar eski. Bugün olan, doğru haber ve bilgi gibi yalan haber ve yanlış bilginin de hızla yayılma imkânlarına ve araçlarına kavuşması. Kuşku yok ki, geleneksel medyanın çökmekte olması ve sosyal medyanın yepyeni veya yenilenmiş bir vasat olarak beşerî dünyaya girmesi yalan yanlış haber ve bilgilere eskisine nispetle daha geniş alanlar açtı. Sosyal medya bazen bir cangıla dönüşüyor. Kasıtlı kasıtsız, küçük büyük yalan haberler sosyal medya tarafından bir iletken gibi -hem de katlanarak- her yere ve her kesime iletiliyor. İnsanlar aldatılma, manipüle edilme, kullanılma, istismar edilme durumuna daha çok düşüyor.

Evet, bu bir problem. Ancak, diğer taraftan hayat bu problemin çözümü yolunda adımlar da atıyor. Haberleri ve bilgileri doğrulama veya yalanlama işiyle uğraşan internet siteleri doğuyor. Sosyal medyada yakalanan ve teşhir edilen yalancıların itibarı azalıyor. Zamanla sosyal medyanın yalana ve yanlışa araç ve aracı olma niteliğinin zayıflamasını bekleyebiliriz.

Bu çerçevede, klasik ve sosyal medyada, iddia edildiği gibi tarafsızlık, bağımsızlık değil çoğulluk önem taşıyor. Çoğulluk varsa çoğulluğun unsurları birbirlerini denetler, dengeler. Bu sayede yalan haberler ve yanlış bilgiler düzeltilir ve verecekleri zararlar ya tamamen tasfiye edilir ya da azaltılır.

Wales’in seçmenler, toplum ve demokrasinin işleyişi hakkında söyledikleri ise daha muğlak ve tartışmaya açık.

Demokraside toplumun küllî iradesi yansımaz çünkü toplumun tekil insan gibi bir iradesi yoktur. Toplum çok sayıda kişi ve kesimlerden oluşur ve bunlar karara bağlanması gereken konularda farklı görüşleri, iradeleri yansıtırlar. Demokrasiyi değerli kılan herkesin iradesini beyan etme, yansıtma hak ve imkânlarına sahip olması ve bir siyasî yönetim organının ortaya çıkması ve işlemesi için herkesin iradesinin çakışmasının gerekmemesidir. Bu imkânın elbette bir fiyatı vardır ve bu fiyat siyasî yönetimin sınırlı olmasıdır (sınırlı devlet ilkesi).

Doğru bilgilendirilen, kanmayan ve kandırılmayan insanlarla toplumun gerçek iradesinin ortaya çıkacağı görüşü totaliter nüveler de barındırır. Bir defa, her konuda her zaman tek doğru yoktur. Bazı durumlarda bakış açısı farklılıkları doğruları değiştirir. Korkutucu olan doğruda kamusal tekel iddiasıdır. Doğru tekeline dayandığını iddia eden her iktidar, halk yönetimi de olsa, tahakküm rejimi yaratır. İkinci olarak, demokraside insanlar, Anthony Downs’un gösterdiği üzere, rasyonel olarak bilgisiz olabilir. Yani bilerek ve isteyerek kamusal meseleler hakkında ilgisiz ve bilgisiz kalmayı tercih edebilir. Hatta -bana göre- bir grup insanın bu durumda olması tercihe şayandır ve birçok bakımdan faydalıdır. Üçüncüsü, “demokrasinin doğru çalışmaması” da tanımlanmaya ve açıklanmaya muhtaçtır. Bunu söyleyen kişinin demokrasinin doğru çalışmasının ne olduğunu da bildiğini varsaymamız gerekir. Gerçekten öyle mi? Jimmy Wales, demokrasinin doğru ve yanlış çalışmasını kesin olarak tanımlayabilecek ve bilecek donanımda ve konumda mıdır? Sanmam, çünkü hiç kimse böyle bir donanıma ve konuma sahip olamaz.

Son olarak, Wales’in kurucularından olduğu Wikipedia’nın doğru haber ve bilgi kapsadığından ne kadar emin olduğu bir merak konusu. Başka bir yazıda ele alıp göstermeye çalışacağım üzere Wikipedia da yalan haber ve yanlış bilgi yayabiliyor. Bu durumda, Wales’e, önce Wikipedia’yı bu açıdan gözden geçirmesini ve geliştirmesini tavsiye etmekte fayda var.

Yeniyüzyıl, 16 Mart 2019