.: Atilla Yayla

Ticaret Niçin ve Nasıl Doğaldır?

Ticaret insanın yeryüzündeki hayat hikâyesi boyunca var oldu. Ticaret toplumu adı verilen toplumların doğmasından çok önce, avcı toplayıcılıkla yaşayan ilkel kabile toplumlarında da iptidaî tarım üretimi ve besicilikle hayatta kalan insan toplumlarında da ticaret vuku buldu. Günümüzde ise ticaretin olmadığı bir insan toplumu hayal dahi edilemez.

Daha çarpıcı ifade etmek istersek şöyle diyebiliriz: İnsan ticaret yapan bir canlıdır ve bu bakımdan diğer canlılardan -yani hayvanlardan- tümüyle ve tamamıyla farklıdır. Tarihî verileri ve insanın içinde yaşadığı eko-sistemi merkezine alan tüm akıl yürütmeler, bilimsel araştırmalar, ticaretin ortaya çıkış sebebinin bugün çoğu zaman sanıldığı ve inanıldığı ve/veya serbest ticaret karşıtlarının iddia ettiği gibi sadece kâr güdüsü değil, ondan daha önemli olarak, beka kaygısı olduğunu gösteriyor. Ticaret insanların beka mücadelesinde başarılı olma şansını artırıyor. İnsanların refah seviyesinde yukarılara tırmanmalarına yeri başka hiçbir şey tarafından doldurulmayacak katkılarda bulunuyor.

Ancak, bana öyle geliyor ki, ticaretin ortaya çıkmasında psikolojik faktörlerin -yani merak ve çeşitlilik arayışının- etkili olduğu da düşünülebilir. Daha önce buna ilişkin bir şey okumadım. Bu yüzden, bunun bana mahsus orijinal bir düşünce olduğunu sanıyor ve diliyorum.

Ne demek istediğimi bir örnek üzerinden açıklayayım, başka bir deyişle bir hikâye (fiksiyon) geliştireyim -çünkü söyleyeceğim şeyin bilimsel kanıtlarla yaşandığı da yaşanmadığı da ispatlanması muhtemelen imkânsız. Biri ot toplayarak diğeri küçük hayvanları avlayarak yaşayan, hayatta kalan iki ilkel aile düşünelim. Bu komşu aileler kendi yolunda ilerliyor. Her aile diğerinin ne yaptığını, belki tesadüfî bir merakla belki toplum küçük ve mahremiyet gelişmemiş olduğu için, görüyor. A ailesi ot-meyve B ailesi et yiyerek yaşıyor. Muhtemeldir ki, sadece kendilerine yetecek kadar yiyecekleri olsa bile, bu iki aile, tüm yiyeceklerini takas etmeye istekli olabilir. Bunun sebebi meraktır. Bu işlem bir defa yapılırsa bir daha asla sona ermeyecektir. Ancak, tam takas yapma durumu muhtemelen bir süre sonra kısmî takasa dönüşecektir (hikâye tersinden de, yani kısmî takastan tam takasa gidecek şekilde de yazılabilir). Bu durumda aileler tüm yiyeceğini diğer ailelerin tüm yiyeceği ile takas etmeyecek, yiyeceğinin bir kısmını diğer ailelerin yiyeceğinin bir kısmı ile takas edecektir. Bu biçimiyle takası teşvik eden ise, yiyecek rejimini çeşitlendirme olanağının keşfedilmesi olacaktır. Hem A hem B ailesi kısmî yiyecek takasının beslenme rejimlerini muazzam derecede çeşitlendirdiğini ve takviye ettiğini kolayca fark edecektir.

Bu durumu bir grafik üzerinde göstermek de mümkün olabilir.  İki eksenli bir grafikte yatay eksen A dikey eksen B ailesinin beka ve refah şansının seviyesini temsil etsin. İki aile arasındaki takas seviyesini ise aşağıdan sağ yukarıya doğru uzanan bir eğri-çizgi göstersin. Yiyecek takasının olmadığı bir durumda hem A hem de B ailesi en alt düzeyde hayatta kalmaya muktedirdir. Yiyecek takasının başlamasıyla birlikte ailelerin beka ve refah seviyesini yükseltme şansı artmaya başlayacaktır. Bu her iki aile için de gerçekleşecektir. Bu da tarafların aldığı gibi vermeyi de bilecek şekilde davranmasına dayanacaktır. Aksi takdirde takas tek seferlik bir deneme olarak kalacaktır. Ürün çeşidinin az olduğu bir durumda tüm yiyeceğin tüm yiyecekle takası ihtimali tüm zamanları kapsayacak kadar yaygın olmayacaktır. Alışkanlık, bilinmezlik, belirsizlik ve güven arayışı buna engel olacaktır. Aileler takasını yararlarından istifade etmek için kısmî takası artıracak, daha çok takas için kendisinin yiyecek miktarını çoğaltacaktır. Çoğaltma ne kadar çok olursa takas edilen oran o kadar küçülecektir. Aileler bu durumu yaşayarak öğrenecek ve bu ilişki gelişerek kurumsallaşacaktır. Esasen bu gerçeği sınıf ortamlarında basit deneyse ekonomi çalışmalarıyla öğrencilerin bizzat yaşaması ve görmesi mümkün olmaktadır.

Ticarete ilişkin teorilerin ve açıklamaların ticaretin yapılmasından çok daha sonra ortaya çıktığı bir gerçek. Yani ticaretin teorisi ticareti değil ticaretin kendisi ticaret teorilerini öncelemekte. İyi ki insan ticaret yapan bir canlı. Öyle olmasaydı, insanlar beka ve refah mücadelesinde hayvanlar seviyesinde kalırdı.

1 Ekim 2019