.: Berk Ünlü

The Dark Knight: Kahramandan Anti-Kahramana İyinin ve Kötünün Dünyası – 1

Kötülerin karşısında bir sembol olarak kahramanlık

Bir kahraman kendi şehrini kötülerin acımazsız dünyasından kurtarabilir mi? The Dark Knight bu soruya cevap vermeye çabalıyor ancak kahraman anti-kahramanın -Joker- oyunları ve plansız aksiyonları karşısında çaresiz kalabiliyor. İyilik için kendini “yaratan” Kara Şövalye -Batman “Bruce Wayne”- kötülüğün karşısına bir sembol olarak geçiyor. Mücadele zor ve çetin. Para ve güç için kendilerini var eden çetelerin onca kötülüğü ise bir anti-kahramanın sahneye girmesiyle etkisizleşiyor. Anti-kahraman kendisini var ederken şehrin suçluları onun karşında çaresizlik içinde isteklerini yerine getirmek zorunda kalıyorlar.

Para için olmayan bir suçlu profili

Normalde şehirleri ele geçirmek isteyen kötüler para üzerinden bir gücü elde etmek isterler. Bunda başarılı oldukça kontrol alanlarını genişletir, savcıların ve polisin üzerlerine gelmelerini engellerler. Polis, savcı ve hakimler arasındaki birbirinin içine geçmiş çürüme kötülerin amaçlarına hizmet eder ve gün geçtikçe kötüler daha da güçlenir. İyilerin pasif kalması ve kendi mücadelelerini verememeleri herkese şehirde kimin hakim olduğu mesajını verir. Gitgide kötülüğe kapılan şehrin anahtarını kötüler elinde tutar. Güvenlik sağlamada tekel olan devletin etkisizliği şehirdeki güvensizliğin önünü açar ve kötülük istediğini yapmaya devam eder.

Gündüz ışığında grup terapisi

Joker’in paralarını çaldığı şehrin suçlularının gündüz grup terapisine ceketinin içindeki patlayıcılar ile katılması olağanüstü bir gösterim ve anlatımla kendine The Dark Knight filminde yer buluyor. I thought my jokes were bad – ben de düşünürdüm ki benim şakalarım kötüdür- söylemiyle sahneye giren Joker kim olduğunu suçlulara göstermeye başlar. Öncelikle çete-suçlular-kötüler, Joker’in deyimiyle gündüz grup terapisine Joker’in gelmesini asabiyet ile karşılarlar. Joker’in ne kadar ciddi göründüğünün farkına varmalarından sonra ise içlerinden bir tanesinin söylemi çok iyidir: I want to hear proposition – Teklifi duymak istiyorum. Joker’in cevabı ise daha da iyidir: “Half – yarısı”, If you good at something, you never do it for free- eğer bir şeyde iyiyseniz onu asla bedavaya yapmazsınız. Grup terapisinden bir anti-kahraman doğuyordu.

Kara Şovalye’nin yargısı yoktur

İngiliz hakimiyetinden, Çin’in hakimiyetine geçen Hong Kong’a yasadışı para götürenlere karşı bir mücadelenin göstergeleri vardır özellikle filmde. Gotham’da suç üzerinden elde edilen paranın kahramanımızın – Batman, Bruce Wayne- yargı alanında olmadığını düşünmek ise bir hatadır. Kahramanımız elindeki tüm güç ve donanımla bir bakıma serbest böyle olmuş Hong Kong’a gider ve Gotham’ın suçlularının-çetelerinin parçalarından bir tanesini yakalar ve Gotham polisine sunar. Joker bu durumu önceden bilir ve ne olacağını söyler: Batman has no jurisdiction: Batman’in yargısı yoktur. Bu bize devletin hukuk siteminin iyiler tarafından yeri geldiğinde es geçilebileceğini anlatır.

Bir kahramanı ne durdurabilir?

Bir şehrin legal güçlerinin işlemediği yerde ortaya bir kahramanın çıkarak düzen ve adaleti sağlamasını beklemek belki filmlerde olur ama bu filmler de gerçek için önemli örnekler gösterirler. Anti kahramanların olabileceği bir dünyada gerçeklik kimin elinde olacaktır ki? Kahramanımız Kara Şövalye için şehrini kurtarmak önem kazandıkça kendisini durdurabileceklere karşı da ne olduğunu gösterir. Onun kimliğinin gizliliği ve polisten daha etkin olması şehir tarafından durdurulması sonucunu ortaya çıkarmaz. Kara Şövalye şehri için en doğrusu ve adil olanı neyse onu yapmaya çalışır. Kötülük karşısında da düzeni sağlamak bir kahramanın da görevidir aynı zamanda.

Para için suç işlenmediğinde

I’m only burning my half – Sadece kendi payımı yakıyorum. Gotham’ın yeni anti-kahramanının ne yapmak istediğini gösteren müthiş bir cümledir. Açıkça, benim paraya ihtiyacım yok, “bu şehrin daha iyi suçlulara ihtiyacı var” demektedir. Gerçekten de durum böyle midir? Bir suçlu, suçlarının büyüklüğü kadar mı kendi “mutluluğunu ve amacına ulaşmasını” sağlar? Gotham’ın suçlularını bir şekilde küçümsemektedir de Joker. Sadece para için kötülük yapılamayacağını açıkça gösterir. Kötülüğün doğasında olanların sadece kötülük amacında olduğunu göstermek istemektedir. Kara Şövalye Batman’a de yaptığı budur. Joker’in Batman’e dediği gibi: You complete me: Sen beni tamamlıyorsun.

Suç işlemek bir keyif işi olduğunda

Joker’in suç işlediğinde-kötülük yaptığında aldığı keyif filmin içinde pek çok kez ortaya çıkıyor. Harvey Dent’e ettiği ateş sırasında aldığı keyfi “Harvey, Harvey, Harvey Dent” diye göstermesi filmin ciddiyet içinde bir suçlunun ne kadar keyif alabileceğini göstermektedir. Joker’in Gotham’s General hastanesini patlatması sırasındaki hali de görülmeye değerdir. Elindeki kumanda ile hastaneyi patlattığında verdiği tepkinin hali kötülükten ve suçluluktan alınan keyfi gösterir. Batman ortaya çıkmazsa birilerini öldürmeye devam edeceğini söylemesi sırasındaki gülüşlerinin yankıları her yeri kaplarken insanların duyduğu korkuyu kendi için bir mutluluk haline dönüştürmüş Joker’i daha iyi neler tanımlayabilir?

Agressive Expansion – Agresif büyüme, genişleme

Joker’in kendi çetesini nasıl büyüttüğünü gösteren bir cümledir. Kendi kendine başlayıp nasıl şehirdeki en büyük suçları işlediklerini gösterir. Bugün belki küçüğüz ama geleceğin en büyüğü biz olacağız demenin bir söylemidir “agressive expansion”. Her bir kötülük yapıldıkça çete genişler, büyür ve daha büyük kötülükleri yapmak için kendisine bir alan inşaa eder. Yasaların işlemediği bir şehir olarak Gotham’ın kaderini belirleme potansiyeline sahiptir bu cümle. Bir kaç keskin yöntem ile kendisine nasıl suçluları çektiği gösterilmektedir, Joker’e. Üstelik kendisi için suç işleyenlere yeri geldiğinde kendisi de zarar vermektedir. Önemli olan kötülüğün ve suç işlemenin gerçekleşmesidir.