Tag Archives: qoshe

Temel gelirin açmazları ve zararları

Bir süre önce Hür Fikirler’de yayınlanan bir yazımda temel gelir meselesini ele almıştım. Konu politikacıların ve iktisatçıların gündeminde gitgide daha fazla yer işgal ediyor. En son 5 Haziran’da temel gelir İsviçre’de referanduma götürüldü. Meseleden yeterince haberdar olmayanları şaşırtacak şekilde, seçmenlerin çoğunluğu teklif reddetti. Bazı yorumcular halkın çoğunluğunun temel gelir uygulamasının vergi artışlarına sebep olacağı korkusuyla öneriye hayır dediğini yazdı. Temel gelir uygulamasının ...

Devamı... »

İki yüzlü Avrupa Birliği

Cumhurbaşkanı Erdoğan bugünlerde sık sık AB’yi eleştiriyor. Kullandığı dilin bu eleştirileri ifade etmek için en iyi dil ve yeterince diplomatik olup olmadığı tartışılabilir. Tartışılamayacak şey ise Erdoğan’ın eleştirilerinin çoğunun haklı, doğru ve yerinde olduğu. AB meselesi Türkiye’nin siyasî ve entelektüel hayatında tuhaf boyutlar kazandı. Bazı kişi ve çevreler AB’yi uygarlıkla ve onun parçaları olarak özgürlük ve demokrasiyle özdeşleştirmekte. Bu yüzden ...

Devamı... »

Yargı bürokratları tahakkümü

Yargıyla ilgili tartışmalarda doğruluğundan şüphe edilmeden dile getirilen bazı görüşler var. Deniyor ki yasama, yürütme, yargı üç eşit kuvvet olarak birbirinden ayrılmalı. Siyaset –yani yasama ve yürütme- yargı üzerinde hiçbir tesire sahip olmamalı. Yargının işleyişine asla veya hemen hemen asla karışmamalı. Meseleye egemenlik açısından bakan bazıları da egemenliğin yargı tarafından da kullanıldığının kabul edilmesinin şart olduğunu söylüyor. Bu açıdan yargıyı ...

Devamı... »

Değer eğitimi ve demokratlık*

İnsan değer taşıyan bir varlık olduğundan, yeni nesiller büyükleri tarafından bilinçli veya bilinçsiz bir değer aktarım sürecine tâbi tutulur. Buna sosyalleşme denir. Bazı mahzurları olduğu iddia edilse de, sosyalleşme hem çok fayda sağlar hem de kaçınılmazdır. Değer aktarmada en önemli vasat aile. Çocuklar okul çağına gelene kadar değer aktarma süreci önemli ölçüde tamamlanır. Dinler de, bir taraftan değerlere kaynaklık yapmada, ...

Devamı... »

Türkiye’nin Bitmeyen Savaşı

Kuruldu kurulalı, fiilen olmasa da fikren ve zihnen bölünmüş bir ülkedir Türkiye. Bizi işgal eden yedi düvel ile barıştık ama birbirimizle bir türlü barışamadık. Bütün savaşlar bitti, kendimizle olan savaşımız bir türlü bitmedi. Hepimiz cephedeyiz ve olaylara kendi cephemizden yaklaşıyoruz. Söylenen sözün kendisine değil, hangi cepheden geldiğine bakıyoruz. “Savaştır her şey mubahtır” diyoruz, birbirimize karşı savaş hukuku uyguluyoruz. Savaşı birkaç ...

Devamı... »

Entellektüeller ve Siyaset

Entellektüeller, fikirlerin ikinci el satıcılarıdır. Fikirler ilk elden, yani entellektüellerin kendinden çıkmaz; onların temel işlevi fikirleri yaymaktır. Entellektüellerin, fikirlerin yayılmasında aracı olma rollerini yerine getirebilmeleri için herhangi bir özel bilgi türüne sahip olmaları ya da özel bir zekâlarının bulunması gerekmez. Gazeteciler, öğretmenler, siyasetçiler, yazarlar, oyuncular ile teknisyenler, bilim insanları, akademisyenler, doktorlar gibi fikirlerin iletilmesinde uzman sayabileceğimiz kişiler entellektüel olarak düşündüklerimizdir. ...

Devamı... »

Terör Tanımı

AB ile aramızda görüş ayrılığına neden olan, son serbest vize anlaşmasının neredeyse sonunu getiren belki de Davutoğlu’nun erken bir zamanda başbakanlığı devretmesine yol açan olay “terör”ün tanımı konusundaki ayrılıktır. Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan tanımın değişimine karşı çıkmaktadır. Önce Türkiye’deki terör tanımına bakalım. 12.04.1991 tarih ve 3713 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Terörle Mücadele Kanununa göre: Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, ...

Devamı... »

Meşruluk ve doğruluk*

Fikir hayatımız çok fakir. Fikirlerin korkusuzca yeşermesi gereken üniversitelerdeki manzara bunun en büyük kanıtı. Medyada da durum parlak görünmüyor. Yeni fikirlerin dile getirildiğine veya bilinen fikirlerin daha etkili -yani delillerle, akılla ve mantıkla desteklenmiş- biçimde ifade edildiğine şahit olmak gerçekten zor. Tartışmalarda yapılan hataların en vahimi meşrulukla doğruluğun birbirine karıştırılması. Bu hata kutuplaşmanın fazla olduğu, herkesin kendi mahallesine kapanıp diğerlerine ...

Devamı... »

İki toplum modeli

Siyasî sistemler iki grup hâlinde sınıflandırılabilir: Kollektiviteleri esas alanlar ve bireyci olanlar. Birinci gruba giren yaklaşımların çoğu, günlük lisanda “toplum” kavramının çağrıştırdığı anlamlardan dolayı, bireyi ve bireyselliği ihmâl etmeye, kollektivitelere insan muamelesi yapmaya ve merkeziyetçi olmaya yatkındır. Aralarında çeşitli farklar bulunmasına rağmen, bunlara kollektivist siyaset yaklaşımı genel adı verilebilir. Bunların temel özelliği, bireyi değil kollektiviteyi temel beşerî ünite saymaları ve ...

Devamı... »

“Hayırlı Cuma”ya biz neden kavuşamıyoruz?

10 Nisan 1998 tarihinde İrlanda Cumhuriyeti ve Birleşik Krallık arasında imzalanan “Hayırlı Cuma” anlaşması İngiltere ve IRA arasındaki barış sürecinin temellerini atmıştı. Bu süreçten sonra her iki tarafın da söylemlerinde sertliğin olduğu, çatışmaların tekrar canlandığı süreç olsa da İngilizler için 10 Nisan 1998 gerçekten de hayırlı bir cumaydı. Kuşkusuz bu süreçte silah hemen bırakılmadı. Masadan kalkanlar oldu, masayı yıkanlar oldu. ...

Devamı... »