Tag Archives: qoshe

İnce’nin manifestosu, CHP’nin beyannamesi

Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu Cumuhuriyet Halk Partisi, ilk 23 senelik rakipsiz iktidarından sonra, sadece, 27 Mayıs 1960’da, ‘rejimin bekçisinin’, siyasetteki rakibini, “arkadan vurduğu dipçikle” yere devirmesini fırsat bilerek, hemen peşinden yapılan 1961 seçimlerinden kıl payı birinci çıkmış ve iktidar olmuştur. O tarihten sonra sadece bir kere daha, 1973 yılı seçiminde birinci olmuş, ama MSP ile kısa süreli bir hükümetin büyük ...

Devamı... »

UBER: Bir çözüm denemesi

Rahmetli hocamız Sadık Acar, demokrasi için ‘toplumun organize olmuş kesimlerinin, olamamış kesimlerine yaptığı kapris’ derdi. Biraz hınzırcaydı belki, lâkin haklılık payı vardı. UBER meselesinde de durum böyle değil mi? T plakalılar (kısaca taksiciler) ile UBER’ciler arasında hem bir ekmek, hem rant kavgası var. UBER’ciler ekmeğinin peşindeyken, taksiciler hem ekmeğinin hem rantının peşinde. Piyasa mekanizmasının işleyişi sonucu ortaya çıkan ranta karşı ...

Devamı... »

Erdoğan’ın manifestosu, Ak Parti’nin beyannamesi

Bugüne kadar seçim beyannamelerini hiç okumadım. Ne işe yaradığını da bilmem. İçinde yazılanların sıradan vaatler olduğunu düşünürdüm. Siyasetçi için vaat vermek kolay. “Ankara’ya deniz getirmek de, herkese iki anahtar vermek de, her eve açıktan 5000’er lira maaş bağlamak da” vaat olarak verilebilir. Oyu alıp iktidara geldikten sonra, verilen bu vaatlerin tutulup tutulmadığını ise kimse takip etmez. İnsanlar genelde bu vaatlere ...

Devamı... »

Farkında mıyız?

Geçen gün bir arkadaşımla sohbet ederken, “Ak Parti’nin yaklaşık 20 bakanı milletvekili adayı göstermesiyle, bu şahısların yeni dönemde bakan olamayacakları belli oldu” dedim. Bana hayretle, “niye ki, artık milletvekilleri bakan olamayacak mı?” diye sordu. Ben de “artık anayasa ve sistem değişti senin haberin yok mu? Sen geçen sene referandumda oy kullanmadın mı?” diye sordum. Cevaben “kullandım” dedi. “Peki ne oy ...

Devamı... »

Zenginin malı, züğürdün çenesi

Özel kanallarda iftar ve sahur programı sunan akademi kökenli bazı isimlerin aldığı paralar birilerine fena halde dert oldu. Zenginin malı züğürdün çenesini yorar diye boşuna dememişler. Vay efendim bu kadar para alınır mıymış, güya din adamıymışlar, dini öğretmek/anlatmak için para mı alınırmış, hayır için, Allah rızası için yapılacak işlermiş bunlar ve saire… Umumiyetle sol cenahtan gelen bu itirazlar hem bazı ...

Devamı... »

Geleceğin inşası ve muhafazakârlar

Fırınlarda, pastanelerde ve marketlerde imsakiyelerin dağıtıldığı, hemen her gazetenin bir ramazan sayfası veya ilâvesi verdiği, iftar ve sahur programları, mukabeleler, ilahîler, dinî sohbetler… derken televizyon kanallarının neredeyse pür-dinî yayınlar yaptığı şu günler, eminim bazılarına endişelenmekte ne kadar haklı olduklarını bir kez daha hatırlatıyordur. Endişeli modern tanımlamasını ilk kullanan bir anket şirketi (KONDA) olsa da, bu kavramı kitlelerle Binnaz Toprak buluşturdu. ...

Devamı... »

Çörekotları

Ağaçların neredeyse çiçek açmadan meyveye durduğu diyarlardan birinde yaşıyorsanız, mevsimdeki değişmeyi balkonda geçirilen zamanın uzunluğuna bakarak takip etmesini de bilirsiniz. Bütün kış sadece çamaşır asmak veya toplamak için uğranılan balkonlar, sabah kahvaltılarının yapılıp keyif çaylarının yudumlandığı, evin en gözde mekânı hâline geliverir baharla birlikte… Hemen altında ya da üstünde komşumuzun da oturduğunu bildiğimiz hâlde yapmaktan geri duramadığımız apartman dedikoduları bile ...

Devamı... »

Kimse savaşmadığında, herkes ölmediğinde…

Savaş zorunluluk olduysa Savaşın gerçekliği yakıcıdır. Kayıplar ve yok olup gidenler. Kazanılanların yanında geri gelmeyecek olan kaybedilenler. Savaş umutsuzluğu besler, hiçliği temsil eder. Her şeyin bittiği noktayı anlatırken, insana yanlışlıklarını söyler. Savaşın bu yanları güzel gelmez. Savaş kaçınılası bir yanlışlıktır. Kaybın bir anlatımı, biten hayatların son noktasıdır. En azından çoğumuz için. Kimin savaşı istediği bir problem olarak karşımızda dursa bile ...

Devamı... »

Cılız para politikasının bedeli

Döviz kurlarındaki yükselişi ‘dış güçlerin oyunu’ olarak gören veya ‘bir döviz krizi’ ile özdeşleştiren muktedir–muhalif dikotomisini daha önce yeterince ele aldım. Bu zihniyet yapısı hakkında daha fazla bir ifadem olmayacak. Eğer gerçekten fiyat istikrarını hedeflemiş ve tutturmuş olsaydık, döviz kurları bu derece yükselmeyecekti ve bu seviyede dolarizasyon yaşamayacaktık. Cari açığın tehlikeli sınırlardan uzak tutulmasında döviz kurları ve faiz oranları fiyat ...

Devamı... »

Başkanlık sisteminin felsefesine dair: Cumhurbaşkanlığını başbakanlığa katmak

16 Nisan halkoylaması ile Türkiye resmen başkanlık sistemine geçti. Sistemin hukuki ve teknik yapısı genel hatlarıyla belirlendi. Benim tartışma konum ise; başkanlık sisteminin felsefesine dair. Bu kurucu dönemde sistemin felsefesi en az teknik yapısı, mevzuatı kadar hatta daha da önemlidir. Kurucu dönemde yerleşecek anlayış ve ilkeler sistemin akıbetini belirleyecektir. Önce “katmak” fiilinin anlamına bakalım: TDK’na göre katmak: (-i, -e) 1. Bir ...

Devamı... »