.: Mehmet Ali İlkaya

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Neden Kaldırılmalıdır

Benim de mensubu bulunduğum Liberal Türkiye grubu olarak Eylül ayı içinde “İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük” dersinin okullardan kaldırılması için bir imza kampanyası başlattık…  Halen devam eden kampanyada, bu dersin okul müfredatından çıkarılmasını talep ediyoruz. Peki ama neden?

İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin vizyonu esasen eğitimin tümünü kaplamış vaziyettedir. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi, ilköğretimden ortaöğretime hatta yükseköğretime kadar okutulan yaygın bir alanı işgal etmektedir. Nitekim orta okullarda 8. sınıfta haftada 2 saat, liselerde 11.sınıfta haftada 2 saat zorunlu olarak bu ders okutulmaktadır. Dersin felsefesi, tüm eğitim kademelerinde temel felsefe olarak yer almaktadır.

İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin okul programlarından çıkarılmasını gerektirecek fazlasıyla ‘neden’ vardır. Bu nedenlerin başında ideolojik yanlılık gelmektedir. Ders, bir ideolojiye (Kemalizm) şartsız-şurtsuz itaati emretmektir. Kemalizm pür kusursuz bir ideoloji olarak sunulmakta, Kemalizm’e ilişkin en küçük, şüphe, eleştiriye yer verilmemektedir. Dersin konusunu oluşturan dönem (Cumhuriyetin kuruluş yılları) aynı zamanda Kemalist ideolojinin savunulması açısından değerlendirilmektedir.  Bu durum, iyi hayatı seçme hakkı, tüm ideoloji ve siyasal akımları tanıma hakkı gibi özgürlüklerin küçük bireylerden alınması, esirgenmesi anlamına gelmektedir. İkinci neden ise, yalan ve çarpıtılmış tarih bilgisinin aktarılmasıdır. Ciddi, tarafsız, tarihçilerin hemen hemen hepsi, ders kitabında yer alan tüm olay, olgu ve yorumları,  daha farklı sunduğunu biliyoruz. Dolayısıyla çocukların “yalanla” yaşama diyebileceğimiz bir kültüre zorlanmaları açıkça, çocuk ve insan hakkı ihlâlidir. Gerçeklikten koparılmış, yalan, fazlasıyla çarpıtılmış bir dönem bilgisi, çocuklara mistik, hayalî bir cennet gibi aktarılmaktadır. Gerçeklikten bu kadar kopuk bir kuşağın geleceğinin parlak olmasını beklemek fazlaca hayalci olmaktadır. Üçüncü olarak; Dersin anlatıldığı dönemde (1919 ile 1938) pek çok insanın hakkı çiğnenmekte, suçsuz insanlar ‘suçlu’, haklılar ‘haksız’ durumuna düşürülmektedir. Kitabın değindiği dönemde bir şekilde Kemalist rejimin otoriter, totaliter yapısına muhalefet etmiş, demokrasi, hak ve özgürlükler için barışçıl yollarla mücadele etmiş, siyaset yapmaya çalışmış pek çok insanın hem yaşarken hem de vefatından sonra onurları çiğnenmekte, gelecek kuşaklara birer “hain” olarak yansıtılmaktadır. Örneğin, ilk meclis mebusları, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın önde gelen üyeleri, bir oldu-bitti ile idam edilen Cavit Bey, Seyyid Rıza, İskilipli Atıf Hoca ve daha pek çok kişi…. Dersin kapsamı, adı geçenlerin itibarsızlaştırması ile meşguldür. Maliye Nazırlığı görevini yapmış, Türkiye’de iktisat ilmine önemli katkılar sunmuş Cavit Bey’in adının günümüz kuşaklarında hiç bilinmemesine ne demeli? İtibarları zedelenmiş, birer “hain” olarak lanse edilenlerin çocukları torunları ne hissediyorlar acaba? …

“Çocuklarımız yakın tarihi öğrenmesin mi?” sorusu haklı bir sorudur, ne var ki; İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi yakın tarihe değinmemektedir. Dersin zaten bu şekliyle eksik bir tarih okuması sunduğunu kabul etmemiz gerekir. Milli Eğitim Bakanlığının doğru-düzgün bir yakın tarih dersi yazabileceğine inananız var mı?  Yapılması gereken bu dersi müfredattan çıkartmak, diğer derslerin içine yerleştirilmiş Kemalist ruhu tarihin çöp sepetine atmaktır. Adını saymaya çalıştığım insanların memnu hakları iade edilmeli, gerçekte ne yaptıkları daha ciddi tartışılmalıdır,  bilemiyorum, acaba çok şey mi istiyoruz?….

maliilkaya@hotmail.com