.: Alim Yılmaz

Soma Kalbimizin Hangi Yanına Düşer Usta?

Soma’da 301 yürek sustu. Evet, sessizce yola düştüler, daha alacakaranlıkken gece…

Evlerine ekmek ve tuz götürebilmek için yola çıktılar, yerin en derinlerine indiler ve fakat bir daha gün yüzü görmediler. Hayır, gün yüzü görmeyen onlar değil, yürek yakan ağıtlardı. Sessizce göçtüler. Habersiz ve buruk!

Biri-leri çıkıp onların gidişini monoksite bağladı, diğerleri maden havasına. Oysa onlar yüreğimize düştüler cansız bedenleriyle. Ruhları dayanamadı kömür karasına. Kömür karası ülkelerinin aydınlık yüzüydü. Her sabah ellerinde kürekleri, başlarında şapkaları, yüreklerindeki umutla bize ışık taşıdılar kilometrelerce uzaklardan…

Şimdi yoklar, belki de küskün ayrıldılar bizden. Hadi gidelim diyen serçeye kulak kesildiler. Hadi gidelim daha saf diyarlara. Gözlerimiz buğulandı, yüreğimiz acı içinde ama onlar dönmeyecekler.

Yola düşsek ikna edebilir miyiz, dön desek yüzümüze bakarlar mı hüzün dolu gözleriyle. Hayır, dönüşleri Rablerinedir artık. Geride bıraktıkları ümmetin yetimleri, bize emanet!

Hayallerimizde yürüyen bu dev adamlar, dev adımlarla neden hüzünlü? Bir duada, her duada yeşeren saçları neden dalgalı ve biz neden suskunuz?

Dua vaktidir ey insan, giden kardeşin senin… aydınlığın için sefalete boyun eğen kardeşin senin!

Zamansız, yersiz ölüm yoktur. Zamana ve mekana sığmaz dev yüreklerin ebediyete yolculuğu.

Arada duyulan homurtular, pis kokular kömür gıcırtıları değil, yüreksiz, imansız ve ruhsuz insanların düzeysiz sözleridir. Size ölümü reva gören kirli ruhlar paklanır belki içtiğiniz suyun hürmetine.

Sizi maskesiz, tedbirsiz, mecburi ölüme yollayanlar sizin yasınızı tutamazlar. Mübarek toprağınıza bir testi su da veremezler. Onların hesabı başka. Aşkı ve ölümü Allaha yolculuk olarak anlayamazlar. Çocuğunun rızkı için kuyuya inmenin, hırsızlık yapmadan doymanın, emekle geçinmenin ne olduğunu da bilemezler.

Sizi dipsiz bir kuyuya attılar merdivensiz. Yol bulmak için hakka yürüdünüz. İdeoloji, sınıf, emek, sömürü gibi lakırdılara kulak asmadan varlığınızı sessizce büyük buluşmaya sattınız.

Hiçbir kem söz incitmesin sizi, dualarımızda, sevgilinin evinde en güzel köşede uzanmış ötelere bakmaktasınız.

RAHMETLE ANIYORUM SİZİ! MERHAMET YA RABBİM!

sivildusunce.com

Ayrıca bakınız...

atilla-yayla-11

Emek, değer belirleyen midir, değeri belirlenen midir?

Yıllar öncesinde bir gün üniversitedeki odamın kapısı vuruldu. Bir kız öğrenci çekingen bir tavırla içeri ...