.: Mehmet Ali İlkaya

Siyasal İkna ve “ Bağlılık ve Tutarlılık İlkesi”

Harvard Üniversitesi sosyal psikoloji alanında uzman olan Robert B. Cialdini; “İkanın Psikolojisi Teori ve Pratik Bir Arada” kitabında insanları ikna etmenin bir takım ilkelere dayandığını savunuyor. Bu ilkelerden birisi de “Bağlılık ve Tutarlılık” (Aklın Canavarı) olarak ifade ediliyor. Siyasi grupların, partilerin, ideoloji ve modellerin temel önceliğinin insanları ikna etmek olduğunu söylersek sanırım yanılmayız. Bağlılık ve tutarlılık ilkesinin siyasi tarafgirlik, bağlılık, hatta kutuplaşma durumlarını açıklamakta etkin olduğunu düşündüğüm için bu satırları kaleme almaya karar verdim.

Bağlılık ve tutarlılık ilkesi: “İnsanların iyi bir seçim yaptıklarına kendilerini inandırmalarına ve ‘en iyi seçim’i sürdürecek bağlılık ve tutarlı davranışlar olarak ifade ediliyor (Cialdini, 2018: 93). Yani, insanlar bir durum için bir tutuma karar veriyorlar, bunu kuvvetli bir inanç takip ediyor, gelişmeler, sonuçlar çok farklı da olsa bu körü körüne bağlılık ilkesi çalışıyor….benimsenen tutum devam ettiriliyor… Sara ve Tim öyküsü yol gösterici:

Sara ve Tim tanıştıktan bir süre çıktılar ve Tim işini kaybedince beraber yaşmaya başladılar. Sara için olaylar hiç de mükemmel değildi. Tim’in onunla evlenmesini ve içmeyi bırakmasını istiyordu. Tim her iki isteği de geri çevirdi. Uzun ve zor bir tartışma döneminden sonra Sara, Tim’den ayrıldı ve Tim taşındı. Aynı zamanda Sara’nın eski bir erkek arkadaşı onu aradı. Görüşmeye başladılar ve çok geçmeden nişanlanıp evlilik planları yapmaya başladılar. Düğün tarihi belirleyip davetiyeleri bastırmaya başladıkları sırada Tim aradı. Pişmandı ve geri dönmek istiyordu. Sara ona evlenmek üzere olduğunu söyleyince Tim ona fikrini değiştirmesi ve tekrar beraber olmaları için yalvardı. Sara, tekrar aynı şekilde yaşamak istemediği için reddetti. Hatta Tim evlenmeyi teklif etti ancak Sara diğer erkek arkadaşını tercih etti. Sara affetmeye karar verirse Tim içkiyi bile bırakacağını söyledi. Bu şartlarda Tim’in daha üstün olduğunu düşünen Sara nişanı bozdu, düğünü iptal etti, davetiyeleri geri çekti ve Tim’in tekrar yanına taşınmasına izin verdi.

Bir ay içinde Tim, Sara’ya aslında içkiyi bırakmasına gerek olmadığını söyledi. Bir ay daha geçtikten sonra, evlenmeden önce “bekleyip görelim” dedi. …İki yıl geçti; Tim ve Sara aynı şekilde birlikte yaşmaya devam ettiler. Tim hala içiyor ve henüz evlilik planları yok, ancak Sara ona her zamankinden daha bağlı. Seçmeye mecbur bırakılınca Tim’in onun için en iyisi olduğunu anladığını söylüyor. Tim’i seçtikten sonra, seçim yapmasını sağlayan şartlar sağlanmasa bile Sara çok mutlu… (Caildini, 2018: 93-4).

Büyük çoğunluğu ilk gençlik yıllarında oluşmaya başlayan siyasal eğilim yıllar geçtikçe kemikleşip yerleşiyor. Seçim dönemlerinde “inanmış” birey tıpkı Sara gibi kendisi için en iyisi olan partiye, örgüte ideolojiye bağlı kalmaya devam ediyor. Tabi ki bu bağlanmanın asgari şartları var. Bu şartlar/beklentilerin hiç birisi karşılanmasa da bağlılık ve tutarlılık gereği bu parti ile “aynı evde” yaşamaya devam ediliyor.

Siyasi partiler için bağlılık ve tutarlılık ilkesi çift taraflı çalışıyor. Siyasi örgütler kendilerine önceden bağlanmışları “ikna” için hiç zorlanmıyorlar buna karşın karşı siyasi örgüte bağlı olanları da ikna etmeleri hiç de kolay olmuyor hatta Türkiye özelinde neredeyse imkânsız gibi görünüyor. Bir siyasi örgüte bağlananlar algıda seçicilik, enformasyonda seçililik ve eylemde (icraata)  yaparak kendi kararlarının, tutumlarının doğruluğunu teyit eden bilgi, icraat veya söyleme odaklanıyorlar. Verilen sözler, edilen yeminler, vaatlerin hemen hemen hiçbirisi gerçekleşmese de bağlılık ve tutarlılık adına kişi siyasi tercihlerini değiştirmiyor. Bazı siyasi partilerin bu ilke çerçevesinde işi çok kolay; yani içemeye devam edebilirler.

Toplumsal kutuplaşma dediğimiz şey aslında farklı siyasi görüşe sahip gruplardaki bağlılık ve tutarlılığın pekişmesi olarak da okunabilir. Son olarak; Hangi siyasi partinin Tim siyasi parti taraftarlarının Sara olduğunun yorumunu siz değerli okuyuculara bırakarak, bilişim çağında sanırım şu soru hep zihnimizde olmalı: “Tutumlarım ve  inançlarım benim için ne kadar doğru?”

Kaynak: Cialdini, R. B. (2018) İknanın Psikolojisi Teori ve Pratik Bir Arada, Çev.: Yasemin Fletcher. Media Cat Yayınları. İstanbul

19 Nisan 2019