.: Atilla Yayla

Sisteme karşı olma özgürlüğü

TÜRKİYE’de mağdur olmak sanki bazılarının tekelinde. Berat Özipek’in dediği gibi, başkaları, başlarına ne kadar kötü şeyler gelirse/getirilirse gelsin, asla mağdur ol(a)maz. Mağdur olma tekelci hakkına sahip kimselerse, mağdur etseler de mağdur edilmiş sayılır.

Bir türlü mağdur olamayanlardan, başka bir deyişle belli çevrelerce mağdur hatta bazen var kabul edilmeyenlerden biri S. Mirzabeyoğlu. 28 Şubat sürecinde “anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışma” suçundan yıllarca cezaevinde tutularak yargılandı, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. AK Parti tarafından yapılan hukuk reformlarıyla ve ülkede havanın değişmesiyle yeniden yargılanmasının yolu açıldı. Geçtiğimiz günlerde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi cezanın iptal edilmesine karar verdi.

Yetersiz delille ve kasıtlı olarak mahkûm edilen bir insanın geç te olsa kurtulması sevindirici. Ancak, bu vakanın hepimizi ilgilendiren ve Mahkeme’nin gerekçeli kararında belirtilen bir yönü var. Gerekçede Mirzabeyoğlu’nun laik ve demokratik devlet düzenini benimsemeyen bir sistem karşıtı ve muhalif olduğu, devlet ve toplumun bir kesimini rahatsız edici fikir ve düşünceleri bulunduğu, ancak fikirlerinin düşünsel ve fikrî düzeyi aşmadığı belirtildi. Anayasal düzene karşı şiddet hareketlerini kışkırttığına dair somut delil olmadığı kaydedildi.

Bu gerekçeden çıkartılması gereken anlam şu: Bir fikir ne kadar radikal ve sistem karşıtı olursa olsun, devleti ve toplum kesimlerini ne derece rahatsız ederse etsin, onun sahibi fikir ifade etme düzeyinde kaldığı ve şiddeti açıkça teşvik etmeye yönelmediği sürece özgürce konuşma hakkına sahiptir. Bu, özgür toplumun temel ilkesidir. Özgür toplumda gerçek, iyi, güzel tekel altında değil. Herkes kendi iyisini, doğrusunu, güzelini anlatabilir ve insanları kendisi gibi düşünmeye davet edebilir. Fikir serbestisi her alanı kapsar, şu veya bu alana hasredilemez, hiçbir alan dışarda tutulamaz.

Gelin şimdi bu genel ilkeyi başka bir alana ve kişiye uygulayalım. Ahmet adlı bir şahıs, Türkiye’de üniter sistemin iyi olmadığına ve topluma faydadan çok zarar verdiğine inansa. Bu yüzden ülkenin üniter sistemden federal sisteme geçmesi gerektiğini düşünse. Birden çok federe devlet kurulmasını ve bunlardan birinin bir Kürt devleti olmasını istese. Bütün bu fikirleri yazarak, konuşarak dile getirse. Fikirlerini beğenenleri barışçıl yolları kullanarak federal bir sistemi savunmaya davet ve teşvik etse. Ne olur?

Aslında bunu yapanlar var. Bildiğim ve takip ettiğim kadarıyla Kemal Burkay’ın öncüsü olduğu HAKPAR federal sistemi savunuyor. Hatta geçen yılki seçim kampanyalarında TRT’de Kürt dilinde bu tezi dile getirdi. HAKPAR bu yaklaşımıyla ülke siyasetinde bir renk teşkil ediyor. İlginçtir, bu siyasî hareket, yine bildiğim kadarıyla, devletten ziyade PKK/HDP kanadından gelen baskı ve tehditlerle karşılaşıyor.

Bununla beraber, HAKPAR’ın durumu bir istisna. Maalesef Türkiye son zamanlarda Kürt meselesinde güvenlikçi paradigmaya teslim olma yönünde ilerliyor. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bazı sözlerinde en net şekilde tezahür eden bu yaklaşım güvenlikle güvenlikçilik arasında ayrım yapmayı ihmâl ediyor. Sanki güvenlikçi yaklaşım daha önce denenmemiş ve başarısız olmamış gibi, bir taraftan çok boyutlu Kürt meselesini tek boyutlu bir güvenlikçi paradigma içine sıkıştırıyor, diğer taraftan söz söyleme özgürlüğünü daraltacak ve bu yüzden amacı olan terörle mücadeleye de zarar verecek şekilde “terör suçu”nun kapsamını genişletmeye çalışıyor.

İnsanları konuşmaktan engellemek yerine konuşmaya teşvik etmeliyiz. “İnsanlar konuşa konuşa anlaşır” atasözü boşuna söylenmemiş. Birbirimize söz söyletmezsek, silahları konuşturmak zorunda kalırız. Silahların konuştuğu yerde fikirler susar. Silah kimseye kazandırmaz, herkese kaybettirir. Bırakın, şiddete/ teröre açıkça teşvik mahiyetinde olmadıkça insanlar her konuda her düşünceyi serbestçe dile getirsin.

Yeni Yüzyıl, 19.05.2016

Ayrıca bakınız...

Kartepe Zirvesi ve FETÖ’yü çözmek

Kartepe Zirvesi ve FETÖ’yü çözmek

Türkiye 15 Temmuz 2016’da sarsıntıları hâlâ devam eden müthiş bir olay yaşadı. Yargı tarafından FETÖ ...