.: Bahattin Karademir

Sesini Duyurmak İstediklerim Var: Meslek Lisesi Öğretmenleri – 1

Hatırlarsanız Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin altyapısında gösterilen ilerlemenin eğitimin kalitesinde sağlanamadığını ifade ederek, “Bu konudaki tüm hassasiyetlerime, tüm gayretime rağmen maalesef geldiğimiz yer kesinlikle benim arzu ettiğim, hayal ettiğim yer değildir. İnşallah bundan sonra, işte bu eksiği gidermek için daha çok çalışıp gayret göstereceğiz” demişti. Erdoğan’ın bu tespiti meslek liseleri için geçerliliğini koruyor. Bu yazımda meslek liselerinde görev yapan öğretmenlerin sesini duyurmak istiyorum. Bunun için meslek liseleri öğretmenleriyle yaptığım yüz yüze görüşmelerde öğretmenlerin belirttiği en önemli sorunları ortaya koymaya çalıştım. Başka bir yazımda da idareciler, öğrenciler ve öğrenci velilerinin sesini duyurmaya çalışacağım. Çünkü bu konunun eğitim sistemimizin önemli bir sorunu olduğunu düşünüyorum. Şimdi öğretmenlerimize kulak verelim.

Eğitim Müfredatı Sorunları: Öğretmenler, uygulamadaki meslekî ve teknik ortaöğretim sisteminde 9. sınıfın otak eğitim sınıfı olması, 10. sınıfta kültür dersleri olması nedeniyle meslek liselerinde ders sayılarının azaldığını, haftalık ders saati sürelerinin kısaldığını belirtiyorlar. Örneğin, bir öğretmen daha önce 16 saat olan kalıp atölye eğitiminin yeni sistemde 10 saate düşmesi sonucunda öğrenciye hedeflenen donanımı kazandıramadığını belirtti. Bir başka öğretmen ise, kendisinin de meslek lisesi mezunu olduğunu vurgulayarak geçmiş yıllarda meslek derslerinin çeşitliliğinin daha fazla olduğunu yeni sistemde meslek derslerinin hem sayılarının hem de saatlerinin azaldığını dolayısıyla öğrencilerin eskiye göre daha az donanımlı olduğunu belirtti.

Öğrenci Profili Sorunları: Öğretmenler, gün geçtikçe meslek liselerine başarı durumu daha düşük öğrencilerin geldiğini belirtiyorlar. Öğretmenlere göre, öğrenciler büyük ölçüde meslek eğitimi için gerekli temel becerilere sahip değil. Öğretmenler ilköğretimde hedeflenen bilgi ve becerinin öğrencilere kazandırılamaması nedeniyle meslek liselerinde güçlüklerle karşılaştıklarını belirtiyorlar. Ayrıca öğrencilerin meslek eğitimi için oldukça geç bir yaşta lise eğitimine başladığını söylüyorlar. Öğretmenler öğrencilerin önemli bir bölümünün yurt içi göç ile gelen ailelerin çocukları olmaları nedeniyle öğrencilerin eğitim durumunu da etkileyen önemli aile sorunlarına sahip olduğunu vurguluyorlar. Öğrencilerin derslere karşı ilgisiz olması, bir kısmının defter ve kalem dahi kullanmaması, verilen ödevleri yapmaması en çok dile getirilen sorunlar arasında yer alıyor.

Öğretmenler meslek ve teknik eğitimde genel etik kuralların önemli olduğunu ancak en önemli sorunları bu alanda yaşadıklarını belirtiyorlar. Öğrenciler arasında davranış bozukluklarının yaygın olduğunu sınıf ve atölyelerde disiplini sağlamakta zorlandıklarını anlatıyorlar. Bununla birlikte öğretmenlerin bir kısmı meslek ve teknik eğitimde görevli öğretmenlerin de tüm eksikliklere rağmen öğrencileri yüksek notla sınıf geçirerek sorunu görmezden geldiklerini anlatıyorlar.

Öğretmenler, ayrıca,“kaynaşma öğrencisi” olarak anılan öğrenme zorluğu ya da çeşitli engelleri olan öğrenciler için özel eğitim programı hazırlanması gerektiğini belirtiyorlar. Bu öğrencilerin özellikle mesleki ve teknik eğitim sınıf ve atölyelerinde sorunlar yaşadıklarından yakınıyorlar.

Fiziksel Koşulların Yetersizliğinden Kaynaklanan Sorunlar: Öğretmenlerle yapılan görüşme sonucunda tespit edilen sorunlardan birisi de eğitimin fiziksel alanını oluşturan sınıf ve atölyelerin yetersiz olmasıdır. Örneğin, aşçılık eğitiminde 25 öğrencilik bir sınıfın 6 kişilik gruplarda ayrı ünitelerde eğitim görmesi ideal bir eğitim için gerekli görülürken 25 öğrenci aynı mutfakta çalışmak zorunda kalabilmektedir. Bazı okullarda ise yan yana kurulan okulların öğrenci sayısının çok olması nedeniyle okul giriş ve çıkışlarında 10.000 öğrencilik bir yoğunluk oluşmaktadır.

Atölye Güvenliğinin Yetersiz Olması: Öğretmenler, atölyelerde yer yer güvenlik açıklarının bulunduğundan yakınıyorlar. Eğitim alanlarının güvenliğinin sağlanmasının ve acil müdahale planlarının geliştirilmesi gerektiğini söylüyorlar.

Makine ve Donanım Sorunları: Öğretmenler, makine ve donanım yetersizliği nedeniyle eğitimlerin amacına ulaşmadığını anlatıyor. Özellikle işletme sahiplerinin belirli eğitimleri talep ettiğini ancak bunları karşılayamadıklarını açıklıyorlar.  Bununla birlikte, yeni makineler gelmesi durumunda ise bunları koyacak yerlerinin olmadığını belirterek fiziksel şartların yetersizliğinden yakınıyorlar.

Teknik Eleman Yetersizliği: Öğretmenler, teknik eleman sayısının yeterli olmaması nedeniyle makinelere bakım yapılamadığını söylüyorlar. Örneğin,  25’den fazla dikiş makinesi olan bir atölyede sadece 2 makinenin çalıştığı söylenerek öğrencilerin çalışan makinelerde sıra bekleyerek kendilerine verilen ödevleri yaptıklarını belirtiyorlar.

Öğretmenlerin Meslekî Bilgilerinin Güncellenmesi: Öğretmenler, bazı meslek alanlarında uzmanlaşmanın gerekli olduğunu hatta bununla ilgili ülkede iyi örnekleri gördüklerini ancak hizmet içi eğitimlerin yetersiz kalması nedeniyle öğretmenlerin kendilerini yetiştiremediklerini söylüyorlar. Eğitim aldıklarında ise eğitim aldıkları konuda okullarında makine ve donanımın olmaması nedeniyle öğrendiklerini uygulayamadıklarını belirtiyorlar. Bunların yanı sıra, öğretmenlerin önemli bir bölümünün isteksiz ve amaçsız olduğunu, kendilerini geliştirmeye ihtiyaç duymadıklarını belirtiyorlar.

Ne dersiniz? Öğretmenlerimizin tespitlerine katılır mısınız?

Ayrıca bakınız...

Liberallerin “Bu Ülke”yle İmtihanı

Liberallerin “Bu Ülke”yle İmtihanı

Bu yıl Liberal Düşünce Kongresi’nin yirmi ikincisini düzenledik. Her yıl Kasım ayında, Kapadokya’da düzenlediğimiz kongreye, ...