.: Mehmet Ali İlkaya

Özgürlük ve İktisadi Kalkınma

Özgürlükler hemen hemen tüm doktrinlerde en azından söylemsel düzeyde kullanılır. Buna mukabil kalkınma ve iktisadi gelişme bir o kadar lanetlenir. Türkiye’de de bu durum var. Onbir yıldır iktidarda olan Ak Parti’nin, “ekonomik yapıyı güçlendirdiği, kalkınmada istikrar sağladığı, devlet bütçesinde denge oluşturduğu ve kamu kaynaklarını isabetli kullanarak altyapı hizmetlerini geliştirdiği” kabul ediliyor. Öte yandan,  Ak Parti yönetiminin, ekonomideki bu olumlu gelişmelerin aksine “özgürlükleri kısıtladığı” kanısı sık sık dillendiriliyor. Ak Parti ve onun genel başkanı otoriter olmakla itham ediliyor. Soğukkanlı bir tartışma zemininde, özgürlükler ile iktisadî hayat arasındaki ilişki yadsınamaz.  Özgürlükler ile iktisadi gelişme arasında illiyet bağının olmadığını savunmak ciddi bir yanlış. İktisadi gelişme özgürlüklerin hem doğası ile hem de etkin kullanılmasıyla yakından ilişkili. Ak Parti hükümetleri ekonomik atılımlarla özgürlüklere önemli katkı sağladı.

Liberalizmin bir yanı da ilerlemeci olarak bilinir, Türkiye’deki kullanılan kavramla; “kalkınmacılık”… Liberalizmin ayırt edici özelliği bireysel özgürlüğe yaptığı vurgu ile ön plana çıkmasıdır. Liberalizm özgürlüğü, ekonomik özgürlükleri de içine alan geniş bir çerçevede ele alır. Hayatın her alanında, her açıdan özgürlüğün temel değer olduğu unutulmamalıdır.  İktisadi gelişmenin ilk koşulu da serbest piyasa düzeninin tesis edilmesidir. Hint asıllı Amerikalı iktisatçı Amartya Sen, “Kalkınma, bizim savımıza göre, insanların yararlandığı gerçek özgürlükleri genişletme süreci olarak görülebilir” der. Sen, kalkınmanın özgürlüklerin hem “esasına” değer kattığını hem de iktisadi gelişmenin örneğin çalışma hakkının temel özgürlüklerin daha etkin kullanılmasına fırsat doğurduğunu dile getirir. Düşünür açısından, ekonomik fırsatların geliştirilmesi hem kişisel kalkınma hem de toplumsal imkânlar için kaynak oluşturur. Farklı türden özgürlükler birbirlerini geliştirebilir.

Yeniden Türkiye’ye dönersek, Ak Parti iktidarının ekonomik istikrar, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi altyapı hizmetlerinde sağladığı iyileşmeler temel özgürlüklerin hayata daha etkin geçmesinde yarar sağlamıştır. Ak Parti kapitalizm ile kurduğu nispi ilişki ile ülkenin zenginleşmesini, üretimin artmasını, kalite ve rekabetin daha ileriye taşınmasını sağlamıştır. Dünya ekonomik sistemiyle uyum için yapısal önlemler alınmaktadır. Bazılarının sık sık ifade ettikleri gibi “Azıcık aşım kaygısız başım” atasözünde dile getirilen mantık ile olaylara bakış yanlıştır. Kalkınma ve üretim olmadan özgürlükler içinde boğulmak mümkün değildir. İktisadi gelişme insanların özgürlüklerini kullanma araçlarını, fırsatlarını arttırır. Düşünce ve ifade hürriyetinin etkin kullanılmasında bilişim teknolojilerinin yaygınlaşmasının çok büyük katkısı vardır. 1990’larda ülkemiz, ancak birkaç gazetecisinin yorumları ve değerlendirmeleri ile yetinmek durumunda kalıyordu. Artık günümüzde, bilgisayar, internet, mobil telefonlar çok yaygınlaştı. Herkes düşüncelerini yazılı veya sözlü olarak rahatlıkla ifade ediyor. Düşünce ve ifadenin sınırları böylece muazzam şekilde gelişti, benzer düşünceye sahip insanlar farklı coğrafyalardan kimselerle haberleşme imkânına kavuştu. Bilişim alanındaki bu kalkınma hamlesi ifade hürriyetinin daha etkin olarak kullanılmasını sağladı. Ulaşımdaki ilerlemeler de benzer bir etkiye sahip oldu.  Ulaşımın olmadığı, yolların yetersiz olduğu bir ülkede seyahat hakkından bahsedilebilir ama çoğu birey bunu kullanamaz. Sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçlara ulaşmada engellerle karşılaşıldığında özgürlükler anlamsız görünür. Bu bakımdan Ak Parti’nin kalkınma misyonunun sanılanın aksine özgürlüklerin hayata geçmesinde çok değerli katkıları vardır.