.: Mustafa Acar

Orta vadeli plân

Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yılda yol haritası niteliğinde olan Orta Vadeli Plân (OVP) revize edildi. Daha önceki OVP 1 Kasım seçimleri öncesinde 11 Ekim 2015’te açıklanmıştı.

Bir zamanlar Türkiye OVP bile yapamaz, altı ay sonrasını göremez durumdaydı; çevremizdeki elverişsiz koşullara rağmen, istikrar sağlandıkça ve 2000’li yılların başlarına oranla makro göstergeler iyileştikçe OVP yapabilir hale geldik, bu iyi bir şey, bunu bir kenara not edelim. Revize edilmiş OVP’nin ayrıntılarına gelince…

Büyüme ve Enflasyonda Yukarı Yönlü Revizyon

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan ve 11 Ocak 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan OVP’de reel ekonomik büyüme bu yıl yüzde 4,5, 2017 ve 2018’de yüzde 5 olarak öngörülmüş. 2015 için daha önce öngörülen yüzde 3 rakamı revize edilerek yüzde 4’e, 2017 yılı için ise yüzde 4,5’ten yüzde 5’e çekilmiş.

Enflasyonda da yukarı doğru revizyon yapılmış: 2016 için enflasyon tahmini 1 puan yukarı çekilerek yüzde 7.5’e, önceki OVP’de 2017 için öngörülmüş olan yüzde 5.5 rakamı da yarım puan artırılarak yüzde 6’ya yükseltilmiş; 2018 hedefi yüzde 5 olarak aynen korunmuş.

İşsizlik oranında 2015 tahmini ve 2016 hedefi aynı: yüzde 10,2. Programın son iki yılı için işsizlik oranında mutedil düşüşler hedeflenmiş: 2017 için yüzde 9,9, 2018 için yüzde 9,6. Gelişmiş ülkelerle aramızda hâlâ 10-15 yüzde puanlık fark olan İşgücüne Katılma Oranının 2015’e kıyasla 2018’de 1,4 puan artarak yüzde 52,4’e ulaşması; buna paralel olarak 2018 sonuna kadar ilave 2 milyon iş yaratılması ve istihdamın 28,6 milyon kişiye çıkması öngörülüyor. İhracatın da 2015’teki 143,9’dan 2018’de 201,4 milyar dolara çıkması hedeflenmiş.

Kısaca mutedil bir büyüme, yüksek enflasyonla 2 yıl daha idare etme, kayda değer bir istihdam ve ihracat artışının, çalışmak isteyen insan sayısının oransal olarak artmasının öngörüldüğü bir program. Bir hayalimizi bu vesileyle buraya not edelim: 5555 Programı; yani büyüme, enflasyon, işsizlik ve cari açık gibi dört kritik değişkenin yüzde 5’e çekilmesi. Ayrıntıları başka bir zaman tartışalım…

İç ve dış konjonktür, global ekonomideki yavaşlama, finansal piyasalardaki belirsizlikler, ticaret hacmimizi olumsuz etkileyen yanıbaşımızdaki savaş vb. sıkıntılar dikkate alındığında, OVP’de belirlenen hedefler genel olarak makul görünüyor. Gönül daha iyisini arzu ederdi, ama çevresel koşullar maalesef daha iyisine elvermiyor gibi. Bir eleştiri, bir de önerimiz var.

Yapılan hesaplarda dolar kuru 2016 için 3,0 TL, 2017 için 3.13 TL, 2018 için ise 3.24 TL olarak varsayılmış. Bu rakamlar biraz fazla iyimser gibi; zira dolar kuru hâlihazırda 3 TL’yi aşmış durumda; doların düşmesini gerektirecek koşullar pek ortada yok. Amerikan Merkez Bankası FED’in bu yıl içinde 4 defa daha mutedil ölçülerde de olsa faiz artırması bekleniyor; çevremizdeki kaotik ortamın akşamdan sabaha düzelme ihtimali sıfır. Dolayısıyla dolar kuru bu yıl ve önümüzdeki yıllarda muhtemelen biraz daha yükselecek, OVP’de öngörülenden yüksek olacak.

Hedeflerin Tutturulabilmesi İçin…

Öte yandan bu hedeflerin tutturulması, hattâ daha da iyileştirilebilmesi büyük ölçüde iki şeye bağlı. Birincisi, çevremizdeki kaotik ortamın daha fazla kötüleşmemesi, bir an önce ortamın normalleşmeye başlaması. Bu bağlamda Türkiye’nin bütün diplomatik-yumuşak gücüyle Suriye krizinin sona ermesi ve ortamın normalleşmesi yönünde gayret etmesinde yarar var. İkincisi, iç piyasada durumun iyileşmesine katkı yapacak, rekabet ve piyasa dostu mikro reformların süratle devreye sokulması. Bunlar yapıldığı takdirde plân hedefleri tutturulabilir, belki daha iyi ortalamalar bile yakalanabilir. Hayırlısı diyelim, ekonomi yönetimi ve karar mercilerine başarılar dileyelim.

Yeni Yüzyıl, 14.01.2016

http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/orta-vadeli-pln-917