.: Gülay Göktürk

On dört yıldır eskimeyen bir yazı:Kadın cumhurbaşkanı

“Neden bir kadın cumhurbaşkanı olmasın?
Bugünlerde bazı siyasetçiler tarafından ortaya atılan bu soru, bundan yedi yıl önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce de yine aynı tonda, aynı inanmazlık içinde ortaya atılmıştı. Ve ben o zaman bu soru üzerine bir yazı yazmıştım.

Aradan yedi yıl geçti. Sorunun ortaya atılış tarzı ve tartışılma biçimi hiç değişmedi. O yüzden ben de yedi yıl önceki yazımı -bazı isimleri değiştirerek- aynen tekrarlamakta bir sakınca görmüyorum.

Korkarım bu gidişle gelecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de aynı soru aynı sinir bozuculuğuyla ortaya atılacak ve bu yazı güncelliğinden hiçbir şey kaybetmeden yayınlanabilir halde olacak.

Yanılmış olmak dileğiyle…”
 
 X x x

Yukarıdaki satırları 2007 yılında yazmışım. Aradan bir yedi yıl daha geçmiş ve 2014’e gelmişiz. Yani toplam 14 yıl… Ne yazık ki yanılmamışım. Bundan iki seçim önce yazdığım yazı hâlâ güncelliğinden pek bir şey kaybetmeden yayınlanabilir halde. “Neden bir kadın cumhurbaşkanı olmasın” sorusu, biraz değişim geçirerek, “Bu defa bir kadın cumhurbaşkanımız olmalı artık”a dönüşmüş sadece.

O halde, aynı yazıyı bir kez daha yayınlayalım. 2019’da bir kez daha tekrarlamamak umuduyla…
 
 X x x
 
 Neden bir kadın cumhurbaşkanı olmasın?

İlk bakışta masum ve haklı görünen bir soru…

Ama üstünde biraz düşününce fark ediyorsunuz ki, sorunun bizzat kendisi bir kadının cumhurbaşkanı olması fikrinin bir “fantezi” olduğu inancını içeriyor.

Soruyu ortaya atanlar, normal bir olaydan değil, bir mucizeden söz ediyorlar sanki. Neden erkekler de hamile olmasın ya da neden evrende başka canlılar olmasın der gibi…

Kadın geri plana itilseydi

“Neden bir kadın cumhurbaşkanı olmasın” sorusu anlamlı da olabilirdi. Bir kadın siyasetçi geçmişiyle, kamuoyundaki etkisiyle, kişilik özellikleriyle cumhurbaşkanı seçilmenin kıyısına kadar gelmiş ama sırf kadın oluşu yüzünden engellenmiş ya da geri plana itilmiş olsaydı…

Eğer böyle bir durum yoksa yani birileri “olmasın” demiyorsa, olamadığı için olmuyor demektir. Bu durumda siz “neden kadın olmasın” derken aslında, “ille de kadın olsun” demiş olursunuz ve tabii o zaman başkalarının da “Neden kadın olsun” diye sorma hakkı doğar.

 x x x

Kampanyayı açanlar “bir kadın aday çıksın” diyor… Oysa erkekler bir erkek adaydan değil, Erdoğan’dan, Arınç’tan, Vecdi Gönül’den bahsediyor. Birinciler belli özellikleriyle bir bireyden, ikinciler nüfusun yarısının taşıdığı doğal bir kimlikten söz ediyor. Onların gözündeki kadın adayın en önemli, hatta belki de tek özelliği kadın oluşu. Onlar her şeyden önce kadın olan, her lafa “Ben bir kadın olarak” diye başlayan kadın istiyorlar.

 x x x

Bir zamanlar Çiller’in DYP’ye genel başkan olduğu kongreyi hatırlayın. Aslında DYP gibi muhafazakâr bir tabana sahip ve oldukça maço bir partiye bir kadının genel başkan seçilmesi siyasette devrim niteliğinde bir olaydı. Ama o kongre öncesinde hiçbir DYP’li çıkıp da “Neden partimize bir kadın başkan seçmiyoruz” diye sormadı. Hiçbir delege Çiller’e oy verirken, “bu defa da partimize bir kadın başkan seçelim” diye düşünmedi. Bir kadına değil, Çiller’e oy verdi.

Bütün Türkiye, seçim bitip Çiller genel başkan koltuğuna oturduktan sonra, Behice Boran’dan beri ilk kez hem de büyük kitle partilerinden birinin başına bir kadının geçmiş olduğunu intikal etti. Leydi’nin topuk sesleri ancak zaferden sonra fark edildi.

Çiller başbakan olduğu zaman da, kimse artık bir kadının başbakan olmasının zamanı geldiğini düşünmemişti. Hiç kimse “Neden bir kadın başbakan olmasın” sorusunu sormamıştı. Cumhurbaşkanı atamayı yaparken Türkiye’nin ilk kadın başbakanını atayayım diye yapmadı.

 x x x

Bir gün Türkiye’nin başında bir kadın cumhurbaşkanı olacak. Ama bu ancak kimse bir kadının cumhurbaşkanı olduğunu fark etmediği zaman olacak.

Bu yazı Bugün Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

Ayrıca bakınız...

atilla-yayla-11

Emek, değer belirleyen midir, değeri belirlenen midir?

Yıllar öncesinde bir gün üniversitedeki odamın kapısı vuruldu. Bir kız öğrenci çekingen bir tavırla içeri ...