.: Harun Kaban

O kağıtlar hep kokacak!

Bu yazıyı nereden okuyorsunuz? Basılı gazeteden mi, yoksa bir “ekran”dan mı? Eğer basılı gazeteden okuyorsanız kağıt ile ünsiyetiniz hala iyi demektir fakat eğer bir bilgisayar veya mobil cihaz ekranından okuyorsanız artık hayatınızda bazı şeyler değişmiş demektir.

E-kitapların giderek yaygınlaşmaya başladığı sıralar hararetle tartışılan “Kitap ölecek mi?” tartışmasının aslında temelinde kağıt ile olan ünsiyetimiz vardı, mesele kitaptan ziyade kağıdın ölüp ölmeyeceğiydi. Mesela tartışmada en ciddi itirazlar teknik açıdan değil de kağıdı koklayamadan, ona dokunmadan, sayfaları okşamadan nasıl kitap okunur şeklinde gayet “tensel” ve “duygusal” argümanlarla gelişiyordu. Hala da öyle sayılır.

Aslında kağıda ilk ihanetimiz değil bu. Kişisel notlarımızı akıllı telefonlarda veya bilgisayarlarda muhafaza ediyor, yazılarımızı bilgisayarlarda yazıyor, hatta aşklarımızı bilgisayarlarda yaşıyoruz.

Faturalarımız e-posta adresimize geliyor, internetten yaptığımız ödeme karşılığında ekranda bir “ödendi” bilgisi çıkıyor veya cep telefonumuza bir onay geliyor. Fatura ve ödeme makbuzu ile de artık işimiz yok.

Gazetelerin internet sitelerinin tıklanma sayıları basılı tirajlarının kat be kat fazlası… Makaleleri artık ya bilgisayardan ya da iPad’ten okuyoruz.

Mektup, tebligat, haberleşme belgeleri artık online ortamda.

Fotoğraf albümlerimiz sandıklarda, vitrin çekmecelerinde değil Facebook’ta. Resimlerimizi tab ettirmiyor Instagram’a atıyoruz.

Kağıt giderek hayatımızdan çekiliyor. En son bir sayfayı geçkin, el yazınızla herhangi bir şeyi ne zaman yazdınız? Eğer hali hazırda öğrenci değilseniz cevap muhtemelen “dördüncü sınıfın finallerinde” olacaktır. En uzun yazdığımız yazı bir not defterinin sayfasını doldurmuyor bile. El yazımız da giderek çirkinleşiyor, elimiz yetkinliğini yitiriyor.

Kağıt Ölecek mi?

Medya devi Murdoch, internet ve mobil dünyadaki geleceği gördüğünde büyük bir yatırım yaparak sadece iPad için çıkacak bir gazete kurdu. Tüm piyasayı şaşırtacak derecede büyük bir yatırım yaptı, Forbes dergisinde çalışan 150 kişiyi bu projeye yönlendirdi ve projeye 30 milyon dolar ayırdı. Büyük bir heyecanla çıkan “The Daily” varolan tartışmaları daha da alevlendirdi.

The Daily’den kısa bir süre sonra, dünyanın en önemli birkaç haber dergisinden biri olan Newsweek, basılı yayına son verip artık sadece iPad’den yayın yapacağını duyurdu ve kağıda veda etti. Büyük gazeteler basılı versiyonlarında çalışanları işten çıkarıp internet versiyonlarına yatırım yapmaya başladı. Bazı eklerini kapattılar, bazı eklerini de basılı olarak durdurup internete taşıdılar. Artık gazeteler, röportajlar gibi nispeten uzun metinleri mizanpaja sığdığı kadar basılı versiyona alıp, metnin geri kalanı için okuyucuları internet sitelerine yönlendiriyorlar. Bütün gelişmeler kağıdın ve o güzelim kağıt kokusunun aleyhine görünüyor aslına bakarsanız.

Suya Yazılan Yazılar

Fakat endişelenmeyin, kağıt ölmeyecek. The Daily bir yıl içinde büyük bir zararla kapandı. Newsweek bir süre önce tekrar basılı yayın yapmaya başladı.

Dünya henüz “kağıt kokusu”ndan vazgeçmiş değil.

Umberto Eco ve J.C. Carriere’nin “Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın” adlı kitabında, kitabın “bir defa icad edilen ve aşılamayan” icatlardan biri olduğu vurgulanıyor. Aynı kitapta meselenin geleceğine de dair güzel bir bölüm mevcut: “Kalıcı Veri Depolama Ortamlarından Daha Geçicisi Yoktur”. Sandıklardaki fotoğraflarımız sararmış, yıpranmış da olsalar hala oradalar fakat CD’ler, “flash diskler”de kayboşan “dijital arşiv”lerimiz ve fotoğraflarımız meselesi, tam da bunu söylüyor bize.

Ve altın vuruş İnternetin mucidi olarak bilinen Google’ın başkan yardımcısı Dr. Vinton Cerf’ten geliyor. Haber şöyle: “Dr. Cerf, fotoğraflar ve önemli belgelerin USB diskler, CD’ler ya da bilgisayarlarda saklanmaması gerektiğini bilakis eski usül yöntemlerle bastırılması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde gelecek için bırakılacak anıların kalmayacağını savunan Cerf,‘21’inci yüzyıl dijital çöle dönüşebilir. Aynı bizden önceki insanların karanlık çağlarından bir şey bilmememiz gibi, gelecekte de bizim hakkımızda hiçbir bilgi edinemezler‘ diye konuştu.”

Şu an kağıdın yerine geçeceğini düşündüğümüz her şey kağıt karşısında geçici. Her şey, o kağıtları koklayan burunlarımız bile fani ama kağıt baki.

Yeni Yüzyıl, 28.11.2015

http://xn--yeniyzyl-b6a64c.com.tr/makale/o-kagitlar-hep-kokacak-243