.: Ahmet Uzun

Liderlik ve zenginlik

Siyasi liderler, uzun süre görev yapmaları halinde, ülkelerinin istikbalini önemli ölçüde etkilerler. Liderlerin başarı göstergelerinden biri ülkelerinin ekonomik dönüşümlerine yaptıkları katkıdır. Başarılı liderlik, kendisine ya da devlet bürokrasisine bağımlı bir toplum inşa etmekle değil, insanlara, kendi yeteneklerini geliştirme fırsatı sunan hür ve rekabetçi bir sosyoekonomik yapı oluşturmakla mümkündür.

Singapur eski başbakanı Lee Kuan Yew iyi bir örnektir. Singapur, bağımsızlığını kazandığı 1965 yılında sefil bir ülke konumundayken, son 50 yılda kaydettiği büyük sıçramayla, dünyanın en müreffeh ekonomilerinden biri olmayı başarmıştır. Bugün kişi başına düşen GSYH 55 bin doları aşmıştır. Hâlihazırda sefaletin ve rüşvetin kol gezdiği bir coğrafyada, Singapur güçlü kurumları ve açık piyasalarıyla göz kamaştırmaya devam etmektedir.

Singapur’un başarısı hakkında çok şey yazılmıştır. Kimi piyasa güçlerine, kimi devletin rolüne işaret eder. Bu tartışmalar arasında çoğu insan, başarıda uzun yıllar başbakanlık yapan Lee Kuan Yew’in liderliğinin önemli payı olduğunu kabul etmektedir.

Yew, 1965’ten itibaren ülkesinin geleceğini şekillendirdi. 1990’da başbakan olarak emekliye ayrıldıktan sonra, hükümet politikaları üzerindeki etkisini sürdürdü (ölm. 23 Mart 2015). Kendisine iyiliksever bir diktatör diyenler de var. Ancak o, örnek bir liderlikle ülkesini sefaletin çukurundan uygar dünyanın imkânlarına ulaştırmıştır. Yew vizyon sahibi, çalışkan, azimli ve dürüst kişiliğiyle ülke ekonomisinin dönüşümüne büyük katkıda bulunmuştur.

Göreve geldiğinde hayli teknokrat bir hükümet kuran Yew, sonuca odaklanan rekabetçi politikalara önem vermiştir.

Yew’in vizyonerliğinin önemli bir göstergesi ülkesinin koşullarına uygun bir gelişme stratejisi izlemesidir. Doğal kaynaklar açısından yoksul, iç pazarı yetersiz ülkesi için dış dünyanın öneminin farkındaydı. Ülkenin ticari faaliyetler açısından sahip olduğu üstün konumu güçlendirmek, onu bir lojistik ve finans merkezi haline getirmek ve yabancı sermayeyi çekmek için önemli adımlar atıldı.

Hukukun üstünlüğü ve güçlü mülkiyet hakları daha çok yabancı yatırımcının ülkeye çekilmesine katkıda bulundu. Liyakate önem veren Yew, çok kültürlülüğü ve dini ve etnik toleransı esas almıştır. Etnik ve dini çeşitliliğe rağmen, sosyal ahengin sağlanması stratejik öneme sahip bir başarıydı.

Yew’i anlatanlar onun diğerkâm, dinamik, dürüst kişiliğine ve yolsuzluğa ve adam kayırmaya karşı sıfır toleransına vurgu yaparlar.

Hem enflasyonun hem de vergilerin düşük tutulması onun başka önemli bir başarısıydı. Şeffaf bir vergi sistemi temiz ve etkin bir bürokrasiyle birlikte başarılmıştır. Yabancı şirketlerin kendilerini evindeki kadar rahat hissetmeleri sağlanmıştı. Şirket vergilerinin düşüklüğü, birkaç saatte şirket kurulmasını sağlayacak kadar kolay iş yapma olanakları ve regülasyonların azlığı yabancı şirketlerin gelişi için hayli önemliydi. Hâlihazırda ülke, Dünya Bankası İş Yapma indeksi sıralamasında zirvedekiyerini korumaktadır.

Lee’nin liderliği bazı otoriter özellikleriyle eleştirilebilir. Sivil özgürlüklere yönelik bazı kısıtlamalar, medya üzerindeki kontrol, siyasi rakiplere yönelik tutum bunun örnekleridir. Buna rağmen, onun iktisadi gelişmenin temellerini aşındıracak her türlü kısıtlayıcı girişimden uzak durduğu, temel özgürlükleri hukuki güvence altına alarak refaha giden süreci inşa etmeyi başardığı da açıktır.

Yeni Yüzyıl, 10.01.2016

http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/liderlik-ve-zenginlik-862