.: Harun Kaban

Liberallerin Yol Ayrımı I: Küfürler Aynı, Küfredenler Değişti

2007’de meydanlardaydık. DSİP’li devrimci arkadaşların organize ettiği, afişlerini (liberaller olarak) bizim bastırdığımız bir miting için Sıhhıye’den Kurtuluş’a kadar, mitinge katılan bir Kayserili esnafın deyimiyle “gomünist gaydasında” slogan atmış, miting meydanında Grup Yorum solistlerinin söylediği Mahsuni Şerif türküleri eşliğinde halay çekmiştik. Berat Özipek Hoca’nın iyi halay “çekemediğini” o miting sayesinde öğrendim mesela, yalnız buna rağmen Berat Hoca neredeyse her halaya iştirak etti, bu kısmı da takdire şayan bir durumdur. O yıllarda oluşan bir koalisyon vardı ve Berat hocanın deyimiyle “bir cephe mücadelesi” veriliyordu. Şimdilerde yaşadığımız “iki kutuplu” siyasi tavır o dönemlerde oluşmaya başlamıştı; o dönem biz “demokratlar” cephesindeydik, karşı tarafı isimlendirmeyeyim, zira herkes meşrebince bir isim veriyor. Şimdilerde bu cepheleşme devam ediyor fakat cepheler arasında geçişkenlik ve yer değiştirmeler sonucunda geldiğimiz yerde olay bir nefrete indirgendi, artık “AKP/Tayyip Erdoğan Nefreti” belirleyici unsur, nefret ediyorsanız bir taraftasınız, nefret etmiyorsanız diğer tarafta.

2007 ve müteakip senelerde ben “yandaş, yakala, kıç yalayıcısı” gibi ifadeleri çok duydum, bu küfürleri çok yedik. O dönem bu küfürleri Kemalistlerden duyuyorduk ve çok da önemsemiyorduk çünkü “abdestimizden şüphemiz yok”tu. Aradan çok zaman geçti ve o dönemde aldığım tavır konusunda bagajımda hiçbir “keşke” bulunmuyor. O dönem sıradan bir vatandaş ve iyi bir medya okur yazarı olarak elimdeki bilgiler ve edindiğim kanaatler çerçevesinde, her ne tavır aldıysam gururla “yine olsa yine yaparım” diyebiliyorum ve tarihi bir dönemde tarihi kırılmalara destek verdiğimi düşünüyorum. Yani pozisyonumu emanet ettiğim tarihin terazisi önünde haksız çıktığımı düşünmüyorum.

Şimdi 2007’de ve sonrasında duyduğumuz laflarla aynı lafları duyuyoruz fakat işin garibi bu defa o lafları eden insanlar Kemalistler değil, liberallerin bir kısmı. Bu insanlarla o dönem başta bahsettiğim mitinge beraber gittik, birçok şeyi birlikte yaptık ve Kemalistlerin küfürlerini birlikte yedik. Şimdi onlar karşı tarafa geçti bize sövüyor. İlkesel olarak bende bir değişiklik yok, fakat bana yandaş, yalaka vesair diyenlerin bir sorgulama yapmasını tavsiye ediyorum, çünkü bu laflar beni eskitmedi ama o lafları edenler tarihin çöp tenekesindeki marjinaller arasındaki yerlerini çoktan aldı. Bu dilin gideceği yer Sözcü Gazetesi, bilemedin muadili marjinal bir yerdir.

Hasılı, küfürler aynı, sadece küfredenler değişti.

***

Peki ne oldu? Buraya nereden geldik?

Bu yazı ve takip edecek birkaç yazı, Türkiyeli liberaller arasında Gezi ile başlayan ve 17/25 Aralık darbe girişimleri ile derinleşen ayrışmada tutulmuş notların bir dökümüdür. Yazılarda, liberallerin yaşadığı ayrışmayı kendi baktığım yerden değerlendirmeye çalışacağım. Aslında basitçe bir “zaman çizelgesi” yaptım, “benim gördüğüm budur” dedim, haklı olduğumu düşünüyorum ve eğer haksızsam tarih terazisinin adaletine güveniyorum, cümlelerimi teslim ediyorum.