.: Alim Yılmaz

Liberal Düşünce Dergisi Sayı 104 Editörden – Alim Yılmaz

Küresel düzeyde başlayan ve Türkiye’yi de etkisi altına alan sosyal hadiseler ekonomik sorunların yarattığı tartışmaların içeriğini oluşturmaya başlamıştır. Toplumsal alışkanlıklar, siyasal süreçler ve sosyal belirsizliklerin etkisinde devam eden hayatlar, bir yandan umudu korumayı gerekli kılmakta, diğer yandan sorunları olabildiğince nesnel olarak tespit etmenin önemini ortaya koymaktadır.

Sorunların doğru tespiti, makul çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanması imkânı sunmak bakımından önemlidir. Günlük negatif siyasal dilin ve sorunların baskısına maruz kalmadan yapılacak değerlendirmeler, karşılaştığımız sorunların farklı boyutlarıyla anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Zira rasyonel değerlendirmeler bütünüyle duygusal ve diğer psikolojik süreçlerin gölgesinde kalmaktadır. Duygusal tutumlar birçok açıdan gerekli insanî varoluşu ifade etmekle beraber, aklın rehberliğini tamamen dışlamak muhtemel uzlaşmanın önünü kapatacaktır.

Toplumsal uyum bireylerin özgür kararlarına ihtiyaç duyar. Ancak bu her zaman mümkün değildir ve davranışlarımızı yöneten mantıksal süreçlerin dışında duygusal motivasyonlar daha güçlüdür. Bu nedenle yapılan müzakerelerin, konuşmaların ve genel olarak iletişimin devamını sağlamak, sorunların radikal çözümünden ziyade yönetilmesini kolaylaştıracaktır.
Hakikatin ya da gerçeğin ne olduğuna dair tespitlerimizin belli bir perspektiften doğduğu aşikârdır. İnsan mutlak manada gerçeği olduğu gibi tespit etme yeteneğine sahip olmadığına göre, farklı görüşleri dinlemekle sorumludur. Barış içinde yaşamanın ön koşulu da başka görüş ve yaklaşımların kendi içinde doğru olabileceği veyahut farklı bir bakış açısını ifade ettiği olgusunu fark etmekle ortaya çıkmaktadır. Bu durumda etkileşen fikirlerin olumlu sonuçlar doğurması ve sosyal konsensüs oluşturması muhtemeldir.

Türkiye’yi etkisi altına almaya başlayan global iktisadî sorunların çözümü tek taraflı irade beyanıyla mümkün olamayacağı için, farklı bireysel, kolektif, politik ve sosyal inisiyatiflerin işler olması kaçınılmazdır. Nitekim sosyal ilişkiler bağlamında oluşan hükümet etme süreçlerinin sağlıklı işlemesi, yönetme yetkisi haiz hükümetin öncelikli sorumluluğu olmakla birlikte, derinleşen sosyo-iktisadi meselelerin çözümü siyasal muhalefetin çabalarına da ihtiyaç duyar. Ayrıca sivil toplumun inisiyatif alması ve sağlıklı bireysel tercihler, bu tür hususlarda belirleyici olmaktadır.

Özellikle demokratik kültürün var olduğu, derin tarihsel süreçlerin girdabından çıkarak oluşan Türkiye gibi ülkelerin sorun çözme becerisi oldukça yüksektir. Toplumsal çeşitliliğin fazla olduğu, sosyolojik yapının demografik özellikleriyle beraber dinamik olan toplumlarda sorunların ortaya çıkması kolay olduğu gibi, çözümlerin üretilmesi de özgündür. Bu bağlamda yaşadığımız ve gelecekte yaşayacağımız muhtemel sorunların bizden kaynaklandığı ve çözümün de yine biz tarafından oluşturulacağı fikrinden hareketle; yeni yayınlanan ve içerik bakımından farklı sorunları akademik incelikle işleyen yazıların yer aldığı dergimizden yararlanmanızı umuyorum.

Alim Yılmaz
Editör