.: Mahmut Özdemirkol

“Kürdistan’ı Erdoğan’a sorun” dediler

TBMM’de neden böyle bir diyaloğa ihtiyaç duyulduğunu anlayamadığım Meclis Başkan Vekili ile Osman Baydemir arasında Kürdistan tartışması yaşandı.

Başkan Vekili “Kürdistan neresi” diye sormuş.

Birçok HDP’li yetkili ve bazı köşe yazarları da başbakanlığı döneminde Erdoğan’ın mecliste yaptığı konuşmada Kürdistan’dan bahsettiğini ve merak edenlerin Erdoğan’a sorması gerektiğini ifade ettiler.

Eğer Kürdistan’ın neresi olduğunu Erdoğan’a soracaksak diğer taraftan HDP ve partnerlerinin Erdoğan karşısındaki tutumunu da değerlendirmek gerekmez mi? Madem Kürdistan’ın neresi olduğu tartışmasında referans noktası olarak CHP, MHP, AKP arasından AKP liderliği gösteriliyorsa bu durumda HDP’nin bu insana karşı tutumunda sorulması, sorgulanması gereken bir şey yok mu?

“Kürdistan’ı Erdoğan’a sorun” diyen yetkililere de hatırlatmak lazım…

İşte siz bu insan ile bütün köprüleri yıktınız; CHP-MHP ile dışarıdan içeriden nasıl olursa olsun bir araya gelir ve destekleriz ama Erdoğan ve AKP’si ile biraraya gelmeyiz, dediniz.

PKK tarafından kendilerinin bile açıklayamadığı tutarsız, anlamsız ve gerçeklerden uzak gerekçeler ile siyaset terörize edildiği sırada Diyarbakır’da iki tane acil ve geniş katılımlı toplantı yaptınız. Birinde akıl tutulmasına kapılmışçasına destek verdiniz diğerinde yeteri kadar destek veremediğiniz gerekçesi ile özür dilediniz. Destek verdikleriniz sizin bugün “gidin ona sorun” diye referans gösterdiğiniz Erdoğan’ın devrilmesini istiyordu.

Bir eş genel başkanınız İstanbul’da yaptığı mitingde “seni yargılayacağız; korkma” diyordu.

Kendilerine “hendekler Kürtlere zarar verecek, hendekleri kapatın” dediği heyetler arasındaki bir toplantıda sizin heyetin başındaki diğer bir eş başkanınız “Erdoğan gidene, saray yıkılana kadar direneceğiz” demiş.

Aranızdan çok sevdiğiniz biri katıldığı TV programında, Irak’ta Saddam’ın Amerika yardımı ile nasıl devrildiğini tane tane anlatıp, Erdoğan’ı ima ederek “devrilmesi için dış destek gerekiyor” demeye getirdi.

Meşhur deyimi ile “hepiniz oradaydınız”, bütün bunlar olurken; üstelik heyecanla alkışlıyordunuz. Var olan ulusal – uluslararası, yasal – gayri yasal bütün gücünüzü, imkânlarınızı ve elinizdeki fırsatları bugün referans gösterdiğiniz ve sadece onu gösterebildiğiniz bir liderin aleyhine kullandınız.

Aranızdan biri çıkıp, gerçek anlamı ile de bir tek kişi bütün bu akıl tutulmasını eleştirdiğinde TV’lerinizde ölümle tehdit ettiniz, linç ettiniz ve bu duruma en makulünüzün; “akil insandır” denilenlerinizin dahi “gıkı” çıkmadı. Bunun ötesinde referans gösterdiğiniz insanın partisinde siyaset yapanların tehdit edilmesine ve maalesef öldürülmelerine de sesiz kaldınız…

Uzatmak istemiyorum ancak “Kürdistan’ı sorun” diye referans gösterdiğiniz ve sadece onu gösterebildiğiniz Erdoğan karşısındaki, aslında sorgulanması gereken, analiz edilmesi gereken tutumunuzun, politik duruşunuzun kısa ama yeterli özeti bu olsa gerek…

Ayrıca bakınız...

Yandaş FETÖ’cülere

Yandaş FETÖ’cülere

17/25 Aralık’ın patlak verdiği günlerdi. Hastaydım. İstirahatle atlatamayınca önce hekime gittim, sonra civardaki eczanelerden birine ...