.: Mehmet Ali İlkaya

Küçük Bir Mülkiyet Meselesi

21. Yüzyılı yaşıyoruz, insanlığın büyük çabası sonucu mülkiyet hakkı önemli bir kazanım olarak hayatımızın bir parçası oldu. Dünya’da pek çok yerde hâlâ ciddi mülkiyet ihlâlleri yaşanmaktadır. Mülkiyet hakkı gaspı genellikle devletler üzerinden okunurken ben farklı bir açıdan mülkiyet hakkı tehdidine değinmek istiyorum

2016 Model bir otomobilimiz var, biz bayiden sıfır olarak değil bir yaşında iken ikinci sahibinden satın aldık. Otomobil henüz garanti kapsamındaydı, 3 yaşını doldurana kadar garanti şartlarını sağlamak için yetkili servise bakımları yaptırıldı. Daha sonra, özel serviste ilgili kilometre veya zaman aralığı gelince düzenli bakımları yapıldı. Buna rağmen otomobilde zaman zaman bazı uyarı lambaları, yani arıza göstergeleri ikaz ışıkları yanıyordu. ‘Servis zamanı yetkili servise götürün vb.’ Bu ve benzeri pek çok şey var, bizleri belli hizmetleri, belli yerlerden almaya zorlayan; bana bu durum; mülkiyet hakkına müdahale gibi geliyor.

Otomobildeki bu tür ikaz işaretleri, gerekli tüm bakımı yapsanız bile sönmüyor, daha zorlayıcı olan; yetkili servis dışında kimse bu durumu ortadan kaldıramıyor. Yetkili servise gitmeye kalktığınızda yeni yapılmış bakıma rağmen “servis tarafından bir bakım daha yapılacağını” ifade ediyorlar. Yani, sizi ek bir parasal külfete mecbur bırakıyorlar… Sadece söz konusu otomobil değil, elinizdeki cep telefonlarına bakın, bataryasını kendiniz değiştiremezsiniz, geçen gün tv kumandasına gözüm takıldı, pillerini benim değiştirmem mümkün değil zira pillerin bulunduğu kısım kapalı… Evdeki 5 yaşından büyük ocağın bir gözünün çakmağı çalışmıyor, konu ile ilgili görüştüğüm servis, ‘abi biz onu yapamıyoruz sadece yetkili servis yapıyor’ dedi. Bütün bunlar, parasını ödediğimiz ürünün mülkiyet hakkının tam olarak bizde olmadığını gösteriyor. Bize ait olan şey çeşitli gerekçelerle tam olarak bize ait değildir aslında… Farklı yollarla ürün ile ilgili tasarruf hakkımız elimizden alınmış vaziyettedir. 21. yüzyılda farklı bir kaynaktan dolayı mülkiyet hakkımız tehdit altındadır.

Mülkiyet hakkı, monarşi karşısında burjuvazi sınıfının bir kazanımı olarak doğdu. Mülklerin, sahip ya da varislerce istendiği gibi tasarruf hakkının elde edilmesi uzun ve zorlu bir yolculuk ile elde edildi. Türkiye gibi ülkelerde hâlâ ciddi mülkiyet sorunları var. Özellikle tek parti döneminde oluşan mülkiyet hakları ihlalleri hâlâ tazmin edilmiş değil. Azınlıklar daha yeni yeni, okullarına, kiliselerine kavuşabiliyor. Onlar bu konuda bizlerden biraz daha şanslı, Anadolu’da yaşayan yerli halk, hâlâ ciddi mülkiyet hakkı ihlalleri ile yaşamaya devam ediyor. Bütün bunların yanında yeni bir tür post- modern mülkiyet hakkı ihlalleriyle karşı karşıya geliyoruz. Bu hak gaspçısı devlet değil, bu kez özel tüzel kişiler, şirketler mülkiyet hakkımıza müdahil oluyor. Mal ve hizmetlerde bilişimin katkısı arttıkça mülkiyet hakkına tecavüz de kolaylaşıyor. Basit bir cıvata için yetkili servis şartı karşınıza dikiliyor. Peki ne olmalı?

Ürün ve hizmetleri kabaca üçe ayırmak gerekiyor.

  1. Mekanik ürün/mal veya hizmetler. Otomobil esasen mekanik bir gereçtir. Dolayısıyla çeşitli yazılımlar kullanılarak yetkili servise yönlendirilmesi, mülkiyet hakkına müdahaledir. Yazılım ve bilişim donanımları elbette kullanılmalı, buralardaki arıza, güncelleme için ise geniş yetki ağı, (özel servislere satış, kiralama vb.) yetki verilmelidir. Yağ değişimi, vb. mekanik işler için yetkili servis zorlamaları kesinlikle mülkiyet hakkına müdahaledir. Cep telefonu bataryası vb. mekanik işler için tüketici rahatlıkla yapabilmelidir, bu gibi işlerin servise zorlanması doğru değildir. Mekanik işlerde yetkili servis, özel servis veya kişinin tamir, bakım onarım değişim gibi işleri yapabilmesi mülkiyet hakkının bir gereğidir.
  2. Hibrit ürün/mal veya hizmetler: Burada yazılım vb. yapılar ile mekanik yapıların birlikte iş üretmesi söz konusudur. Çamaşır makinası, buzdolabı kısmen mobil telefon bu gruba dâhil edilebilir. Yazılım vb. ürün ve hizmetlerde mekanik ürünlerde olduğu gibi geniş değil kısmi mülkiyet sınırlaması olabilir. Güncelleme, yazılım yükleme değiştirme gibi hizmetlerde belli servis hizmetine yönlendirme olabilir. Ancak tamamen mekanik işlerde zorlama mülkiyet hakkına müdahaledir. Mobil telefonunuzun bataryasını kendimiz rahatça değiştirebilmeliyiz.
  3. Bilişim / yazılım ürün / mal veya hizmetler: Bilgisayar programları, yazılım programları vb. bu gruptaki ürünler için biraz firma veya kişinin yanındayım. Şifre kırmak, kırık program ile ürünün birçok kişi tarafından bedava kullanılması bu kez ürünün sahibinin mülkiyet hakkının gaspı olacaktır. Burada, bakım, güncelleme ile ilgili aralıkların makul sürede olması yetki verilmiş, sertifikası olan bayi, temsilci vb kişi ve kurumlara bu hakkın verilmesi gerekir.

Yeni bir tür mülkiyet problemi ile karşı karşıyayız. Bu kez karşımızda kral/padişah veya devlet yapısı yok. Mülkiyet hakkımızı tehdit eden, şirketler devasa büyüklükte kurumlar var. Arıza ışıkları var… Elimizde batarya var ama onu takamıyoruz cep telefonumuza… Belki de yanılıyorum bütün bunlar mülkiyet hakkına müdahale filan değildir. Ama basit bir ilkeden hareket ediyorum: ‘ Bana ait olan şeyden istediğim gibi tasarruf etme hakkım vardır’ !!!

Ne dersiniz !!!