.: Mustafa Ali Aykol

Kolay Para Kazanma İsteği ve Sanal Para Algısı

Paranın  Ortaya Çıkışı ve Tarihsel Gelişimi

İnsanlık, ilk çağlardan günümüze kadar birçok değişim ve gelişim evresinden geçmiştir. İnsanların deneme-yanılma yoluyla öğrendikleri şeyler, zaman içerisinde bir tecrübe birikimine sebep olmuş; insanlık, bu tecrübe birikiminden yararlanarak ve yeni tecrübeler edinerek günümüze kadar gelmiştir. İnsanı, diğer canlı türlerinden ayıran temel farklılık olan “düşünme” yetisi, bu gelişmede başat faktör olmuştur.

İbn-Haldun, beşeriyetin avcılıktan başlayarak sıra ile önce çobanlığa, daha sonra ise toprak tarımına daha sonra da ticaret ve sanayi hayatına geçerek bugünlere gelebildiğini söylemiştir.[1]  Arkeolojik araştırmalar ve günümüze ulaşan bulgular da göstermektedir ki; ilk insanlar, avcı-toplayıcı bir hayat tarzına sahiptiler. Teknik bilgi ve ekipman yokluğu sebebiyle insanlar herhangi bir şey üretemiyor, sadece doğada buldukları meyveleri topluyor, gördükleri hayvanları avlıyorlardı.

Zaman ilerledikçe insanların bilgi birikimi artmış ve insanlar doğa ile farklı ilişkiler kurmaya başlamıştır. Sözgelimi, ağacından toplanıp tüketilen bir zeytinin çekirdeğinden bir başka zeytin ağacı yetiştiği gözlemlenmiştir. Tüm gözlemler ve bilgi birikimleri sonunda, insanlık avcı-toplayıcı hayat tarzından tarım toplumuna geçiş yapmıştır.

Yaygın görüş, özel mülkiyetin, tarım toplumuna geçilmesi ile ortaya çıktığı yönündedir. Oysaki o dönemlerden günümüze ulaşan somut bulgular olmamasına rağmen insan doğası sebebiyle, avcı-toplayıcı hayat tarzına sahip insanların mülkiyet bilincinden tamamen uzak olduğunu düşünmek hatalıdır. Zira David Hume’un belirttiği gibi insan; övünen, duygusal, tanımak ya da hayranlık uyandırmak için istekli, genelde hırslı, umutlu ya da umutsuz, bencil ya da kendini kurban etme yeteneğinde olan, başarılarıyla tatmin olan kendilerinde vicdan olarak adlandırılan bir şeye sahip olan, vefalı ya da vefasız bir varlıktır.[2]

Başka bir görüş paranın icat edilmiş bir meta olduğudur. Birçok kaynakta Lidyalılar, paranın mucidi olarak anlatılır. Bunun sebebi, bugüne kadar bulunabilen en eski ‘elle tutulabilen’ paranın M.Ö. 650 yılında Lidyalılar tarafından kullanılan elektron sikkeler olmasıdır. Bu noktada paranın ne olup ne olmadığı üzerinde durmak gerekmektedir. Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü’nde para “Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı” olarak tanımlanmaktadır. Bu paranın teorik tanımıdır. Pratikte ise para; her türlü mal, hizmet ve kıymeti satın alma gücü olan varlıktır.[3] İkinci tanıma göre para, bir kişi ya da devletin icat ettiği bir meta değil, toplumsal süreç içerisinde kendiliğinden ortaya çıkmış bir araçtır.

Paranın tarihsel gelişimi/evrimi sürekli olarak devam etmiş, günümüze kadar gelmiştir. Tarih boyunca birçok farklı madde para olarak kullanılmış, birçok farklı maddeden paralar yapılmıştır.

Bilişim Çağı ve Paranın Dijitalleşmesi

İçinde bulunduğumuz 21. Yüzyıl, “bilişim çağı” ve “dijital çağ” olarak adlandırılmaktadır. Bunun sebebi, 21. Yüzyılın teknolojik gelişmeler açısından bir altın çağ olarak değerlendirilmesidir. Bilişim çağı;  bilişim teknolojilerindeki gelişim, insanlık tarihinde toplumsal, ekonomik ve bilimsel değişimin yönünü belirlediği ve giderek ağ toplumunun ortaya çıktığı döneme verilen addır.

Günümüzde iletişim araçlarından medyaya, banka işlemlerinden kitaplara, gazetelere kadar hayatımızdaki her şey giderek sanallaşmakta. Hızlı gelişen süreçte, paralar da bu sanallaşmadan/dijitalleşmeden payını almakta. İlk önce banka işlemlerinin sanallaşması ile başlayan değişim ile insanlar artık ellerine somut para almadan bankaların sanal şubelerinden işlemlerini yapabilmekte.

Hayatımızda sanallaşmış, dijitalleşmiş para birimleri var ve bu para birimleri TDK’nin bahsettiği gibi devletlerce bastırılmış somut para birimleri değil. Bu sanal para birimleri; herhangi bir devletin müdahalesi olmayan tamamen sivil bireyler tarafından hazırlanmış koruma ve kollamasının yine sivil bireyler tarafından yapıldığı para birimleridir.

Sanal Para Birimleri ve Blockchain Teknolojisi

Bitcoin; paranın sanallaşmasının en güncel ve popüler örneği. Bitcoin, kısa bir süre içerisinde her yerde, toplumsal mekânlarda konuşulan, tartışılan bir konu haline geldi. Gencinden yaşlısına öğretmeninden öğrencisine kadar herkesin ilgisini çeken bu teknoloji, son zamanlarda medyada da sıkça yer bulmakta.

Bitcoin’i incelerken öncelikle onun arkasındaki Blockchain teknolojisinden bahsetmek gerekir. Her ne kadar günümüzde Bitcoin, Blockchain teknolojisinden daha popüler görünse de Bitcoin gibi sanal paraların oluşmasını sağlayan blokchain teknolojisidir. Örneğin Blokchain teknolojisine para dersek Türk lirasına Bitcoin denebilir.  Bitcoin bu dağın görünen yüzü ve sadece 1 para birimi. Blockchain teknolojisinin içerisinde Bitcoin gibi daha yüzlerce dijital para (Ripple, Etherium vs.) mevcut.

Blockchain teknolojisi kısaca şifrelenmiş işlem takibi sağlayan bir dağıtık veri tabanı[4]. Herhangi bir merkeze bağlı olmadan internet üzerinden işlem yapmaya fırsat veren, böylece işlemleri direkt olarak alıcı ve satıcı arasında güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan Blockchain teknolojisi, sanal paraların ortaya çıkışına ilham olan ve sanal para birimlerinin üzerine inşa edildiği bir temel.

İnsanın Doğası ve Kolay Para Kazanma İsteği

İnsanlar, doğaları gereği müreffeh bir hayat yaşamak isterler. Bunun yolu da, maddi imkânların artarak yaşam kalitesinin arttırılmasından geçer. Her insan, yaşam kalitesini kolay yoldan artırmanın yollarını arar. Özellikle de genç yaştaki tecrübesiz insanlar, kolay para kazanma hırsına, belli bir yaşın üstündeki hayat tecrübesi olan bireylerden daha yatkındırlar.

Sanal para birimlerinin ortaya çıkışı, adı üstünde paranın sanallaşması amacı taşımaktaydı. Yani, insanların yaptıkları alışverişlerde kullandıkları paranın somut bir halden soyut bir hale geçirilmesiydi. Fakat sanal para birimlerinin popülerleşmesiyle birlikte günümüzde insanların, özellikle de gençlerin kolay para kazanma hırslarını tatmin eden bir araç haline dönüştü. Bitcoin üzerinden büyük paralar kazanma hikâyelerinin klasik medyada ve sosyal medyada sıkça yer bulması, bireylerin çevrelerindeki insanların bu para birimlerine yatırım yapmasından etkilenmesi, kolay para kazanma isteği gibi etkenler Bitcoin algısını besledi ve değiştirdi.

Sanal Para Birimlerini Engellemek Yerine Eğitimini Vermek

Bitcoin’i ve diğer sanal para birimlerini şans oyunlarına benzeterek bir kolay para kazanma aracı zanneden insanların bu algısını değiştirmek gerekmektedir. Bitcoin ve arkasındaki Blockchain teknolojisi çok büyük bir teknolojidir ve içinde bulunduğumuz çağı tamamen değiştirme ihtimali vardır. Bu teknolojiyi engellemeye çalışmak ya da onunla savaşmak yerine, insanlara bu teknolojiyi öğretmenin ve bireyleri bu konularda bilinçlendirmenin yolları aranmalıdır.

[1] İbn Haldun, Mukaddime, Dergah Yayınları, 2017, s. 135.

[2] David Hume, İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme, Bilgesu Yayınları, 2009, s. 77.

[3] http://www.muhasebedersleri.com/ekonomi/para.html Erişim: 5 Ocak 2018.

[4] Dağıtık Veri Tabanı: Bir bilgisayar ağı ile bağlı, ancak birbirinden ayrı veri tabanı.

Ayrıca bakınız...

tartışma kültürü ve geleneği

Tartışma kültürü ve geleneği

Öğrencilik yıllarımda okuduğum bir kitapta bozkırın ortasında (sıfırdan) bir orman kurmaya çalışmak pek akıl kârı ...