.: Atilla Yayla

Kim bu eli sopalılar?

Artık her sokağı, her işyerini, her kuytu köşeyi tarayan kameralar hiçbir suçu faili meçhul bırakmıyor gibi. Televizyonda sık sık izliyoruz. Trafikte çarpıp kaçan sürücüler, ATM\’lerde dolandırıcılığa yeltenen acemi soyguncular, AVM\’lerde çaktırmadan çantasına bir şeyler atan amatör hırsızlar ya da profesyonel kuyumcu soyguncuları… Hepsi ne kadar dikkat etse de suretlerini bir noktada yakalatıyorlar kameraya. Ve şıp diye yakalanıyorlar.

Doğrusu ben polislerin o flu görüntülere bakıp da suçluları 76 milyonunun içinden nasıl seçip çıkardıklarına şaşıp kalıyorum. Ama yapıyorlar… Yüzünün şöyle bir görünüp geçmesi, hatta sadece bir profil, bir siluet bile yetiyor teşhis etmelerine…

Peki, söz konusu olanlar hatalı sürücüler, AVM fareleri, kuyumcu soyguncuları olunca teşhis ediyorlar da eylemci avına çıkan eli sopalıları neden bir türlü teşhis edemiyorlar?

Geçen gece yine böyle bir video seyrettim. Eskişehir\’de Ali İsmail Korkmaz\’ın öldüğü gece, aynı semtin ara sokaklarında ellerinde odun ve beyzbol sopası olduğu görülen bir grubu başka bazı eylemci gençleri döverken gösteren bir video…

Eli sopalılardan en az ikisi, benim tecrübesiz gözlerimin bile rahatça ayırt edebileceği kadar açık görüntüler vermişti sokak kamerasına. Bu grup büyük ihtimalle Ali İsmail Korkmaz\’ı öldüresiye döven gruptu. İçlerinden bir ikisinin teşhisi ve sorgulanması o geceyi bütünüyle aydınlatabilir, Ali İsmail Kokmaz\’ın katillerine ulaşılmasını sağlayabilirdi.
Ama nedense bir türlü teşhis edilemediler!

Günler geçiyor ve yetkililer hâlâ ellerindeki kamera görüntülerini incelemekte olduklarını, henüz bir sonuca varamadıklarını söylüyorlar. Ve tabii, başka olaylarda gösterdikleri performans göz önüne aldığımızda hiç de inandırıcı olmuyorlar.

Biri yalan söylüyor; ya polis ya da otel sahibi

O gece Eskişehir\’de yaşanan gariplikler bununla sınırlı da kalmıyor. Ali İsmail Korkmaz\’ın dövülmesi olayında hard disk tartışması gittikçe esrarengiz bir hal alıyor. Polis yetkilileri, o gece sopalıların görüntülerini kaydeden üç işyerine ait güvenlik görüntülerinin tümüyle bozuk olduğunu iddia ederken, söz konusu işyerlerinden biri olan Beşik Otel\’in sahibi Erdoğan Gözseçen, \”Ben hard diskteki o görüntüleri polislerle birlikte izledim, sonra da onlara teslim ettim. Ben teslim ederken sağlamdı\” diyor. Üstelik Gözseçen\’in bir tanığı da var.

Eskişehir Valisi\’nin olayla ilgili açıklaması ise, bütün bu şüphe artırıcı açıklamaların üstüne tuz biber ekiyor. CNN Türk\’ün canlı yayınına bağlanan Vali, Ali İsmail Korkmaz\’ın ölümüne neden olan darp olayını polisin yapmadığını iddia ederek inanılmaz bir yorumda bulunuyor: \”Kendi arkadaşlarına bile zarar verip \’Polis yaptı\’ süsüne büründürmeye çalışıyorlar.\”

Vali Bey\’in o gece o sokaklarda dehşet yaratan eli sopalı gruptan haberi olmaması ihtimali var mı? Bizim gördüğümüz görüntüleri görmemiş olabilir mi? Yoksa o grubun Ali\’nin arkadaşı olan eylemciler olduğunu teşhis mi etti de böyle konuşabiliyor!

Meslek dayanışması mı, yoksa…

Şimdi sorarım yetkililere:
Kamera görüntülerinin esrarengiz biçimde kaybolması ve yapılan bütün bu garip açıklamalar bize sokaktaki eli sopalıların ya sivil polis ya da polisin koruması altında olan milis gruplar olduğunu düşündürmeyecek de ne düşündürecek?

Polis teşkilatının en zor değişecek reflekslerinden birinin suç işleyen polisleri korumak için gösterilen mesleki dayanışma olduğunu biliyoruz. Ama merak ettiğimiz şu; Ali Korkmaz olayında mahalli bazda böyle bir meslek dayanışmasıyla mı karşı karşıyayız; yoksa daha geniş çaplı, daha yukarıdan verilen talimatlarla yönetilen bir sindirme operasyonuyla mı?

Birinci ihtimal zaten yeteri kadar vahim… Hele bir de ikinci ihtimal doğruysa, vay Türkiye\’nin haline…
Bakın, Aydınlık Gazetesi, daha şimdiden çağrılar yapmaya başladı, \”Bu eli sopalı zorbaları bulun ve durdurun. Aksi durumda halkın da kendisini koruduğunu göreceksiniz.Yurttaşlarımızı, gladyo döküntülerine hak ettikleri yanıtı vermek zorunda bırakmayın!\”diye manşetler atıyor.
Sokak çatışmalarını başlatmak için ne kadar iyi bir fırsat değil mi?
Bu da mı sizi uyandırmıyor?

Bu yazı Bugün Gazetesi\’nde yayınlanmıştır.

Ayrıca bakınız...

Gezi Külliyatı

Gezi depreminin üzerinden aylar geçti ama olayların yankıları çeşitli şekillerde sürüyor. Örneğin, yaklaşan seçimler münasebetiyle, ...