.: Berk Ünlü

Kendini tanımak

Bilebilmenin muhteşem sınırlarında

İnsanın kendisine karşı verdiği mücadelelere en sert ve soğuk olanlarıdır denir. Bu görüş ne kadar haklıdır bilinmez ama insanın kendisi ile yer yer mücadele içinde olduğu doğrudur. Bildiği doğrular ve bilebilecekleri arasında bir yaşam tercih eden insanın sunacağı seçenekler arasından kim kendisine yeni bir yaşam tercih eder veya etmez? Sert bir yaşamın en sert yanlarını kendisine örnek alan insanın tercihleri de burada etkili olmaktadır. Bildiğin kadar çarptığın sert kayalıklarda muhteşem bir sonuç bulabilmek neden önemli olsun ki? Olabildiğince kolay ve rahat yaşanılan bir yaşam dururken yalın bir sertlik bilmeyi imkansızlaştırmaz. Tam tersi, bilerek kendimize en yakın yerde olabiliriz. Kendimiz ile mücadelemizle kendimize yaklaştıkça sert soğukluk da diğer yanlışlar gibi kaybolur. Bunu bilebilmek de bizi sonunda mutlu eder. Her şey biraz mutluluk için de değil midir?

Sınırsız muhteşem olabilir mi?

Kendimize çizdiğimiz sınırların ötesine geçmek için kendimizle sürekli bir mücadelede miyiz? Durum bazı insanlar için böyledir. Bu kişiler mücadelelerini sürdürürler ve bu mücadelelerinden kazançla ayrılmaya çabalarlar. Biz de onlara destek olmak durumundayız. Başka türlüsü olursa kendimizden şüphe mi duymamız gerekir? Sınırsızlıklarının sınırında yaşayanlar için çeşitli seçeneklerin olabilmesi onlar tercihte bulunmadıkça olumlu görünebilir. En azından onlar meseleleri böyle görebilirler. Tercih can sıkıcı halde görünse de iradenin serbest tercihi yaşanılanı daha pürüzsüz şekle getirebilir. Tercihlerin dünyası kısıtlı bir alana hükmettikçe de aranılanın bulunması zorlaşabilir. Biz ne kadar bunun farkında yaşıyoruz? Bunu tam bilemeyiz ancak bildikçe sınırsızlaşmış bir düşünsel yaşamın ne kadar muhteşem olabileceğini dile getirebiliriz.

İfadeyi dile getirebilmek

Doğruyu söylemek ve istediğini almak arasındaki bağlantıyı düşünürken elbette konu biraz da doğruyu nasıl söylediğine gelir. Basit bir şekilde olası kelimelerle de dünya açıklanabilir, kelimelerin ahengi içinde anlatmak istediğinin derinleşmesiyle de. Bir de ifadenin önünde engellerin olduğu dünya vardır. İnsanın suretine yansımış bir ifadesizlik kadar zorlayıcı olanı anlatmak da ifadeye yapılacak iyiliklerden bir tanesidir. Doğru söylenir ve ahlaki olarak yapılacak yapıldıktan sonra biraz daha rahat şekilde olması gerekenleri söyleyebiliriz. Böylelikle kendimiz için geçerli olan başkaları için de ulaşılabilir olur. İfade hepsinin ötesinde kendi içinde bir anlam olarak yaşama şekil verenlerden bir tanesi olabilir. Birbirimize bakarız ve gördüklerimizi dışarıya aktarırken yaşanılanı tecrübe ederiz ve bildiklerimizi sonsuzluğa doğru götürmeye devam ederiz.

Söylediklerin senin mi?

Konuştukların, söylediklerin ve nihayetinde ifade ettiklerinin gerçekten senin olduklarını söyleyebilir misin? Buna evet diyebildiğin ölçüde kendine biraz daha yaklaşabilirsin. Senin olan ve senin türettiklerinin verdiği heyecanla yaşayabilirsin. Bir de soruya hayır cevabı vermek vardır. Bu da kendi içinde bir anlam ifade eder. Başkasından veya başkalarının bilgileri kullanılarak yapılanda da her zaman bir yanlışlık yoktur. Bunun da kendi içinde verdiği bir heyecan vardır. Bununla da yapmak istediklerini yapabilirsin. Bunların sana verdiği ilhamla hareket etmek de değerlidir. Değer oluşturdukça yaşayacağın hazzın iki taraftan gelmesi de önemlidir. İnsanın söyleyeceklerinin olması değerlidir. Bunu yaşamaktan kolay kolay vazgeçmemeliyiz.