.: Mehmet Ali İlkaya

Kahve Yemen’den Gelir de, Fırsatlar Yanı Başımızda!

Salgın sürecinde hepimizin malumu, evde kaldık ben de bu zaman zarfında kahveye merak saldım, şimdi çeşitli kahve türlerini içmeye çalışıyorum. Kahve dünyası meğer derya imiş… Birçok kahve çeşidi, farklı kavrulma biçimleri hatta sunumlarında bile bir çeşitlilik söz konusu. Kahveleri alırken tanıtımlarında yazan; “fındık aromalı, narenciye tadında, meyvemsi tatlar…”  gibi ifadeler henüz bizim için bir anlam ifade etmiyor. Bir süre sonra bu aromaları gözümüz kapalı tanıyabiliriz sanırım kim bilir?

Kahve dünyada petrolden sonra en çok ticareti yapılan ikinci ürün; çok büyük bir sektör, Türkiye’de de son yılarda kahve tüketiminde ciddi bir artış var. Özellikle genç nüfus kahveyi bolca tüketiyor. Bunun neticesinde kahve dükkânları sıra sıra açılıyor…

Son zamanlarda sık sık; Starbucks adlı ABD menşeli kahve dükkânının Türkiye’de bir sürü şubesinin olduğu, o kadar ki markanın ABD dışında en çok şubesinin Birleşik Krallık’ta ve Türkiye’de olduğuna dair haberler karşımıza çıkıyor. Önce kahve ile ilgili genel bilgilere, sonra da Türkiye’deki kahve sektörüne ve sunduğu fırsatlara odaklanalım.

Kahve

Öncelikle insan sağlığı için günde 4 kahvenin çoğu insan için yararlı olduğu genel bir kanıdır. #Kahve Güney Amerika, Afrika ve Asya’da çok yetişen bir meyve. İdeal yetişme ortamının deniz seviyesinden 1000 ila 1500 metre yükseklikte olduğu biliniyor. Volkanik toprak kahvenin en kaliteli ürünü verdiği toprak türü. Türkiye’de kahve yetişmiyor ama kahve bilinen bir içecek; Türk Kahvesi tüm dünyada tanınan bir kahve türü.

Starbucks’a 4-5 kez gitmişliğim var, ilginç bir dükkân, ortada uzun bir masa var, bazı insanlar laptopları ile gelmiş bu masada çalışıyor, self servis, tezgâh arkasında kahve ve diğer ürünlerin boy, çeşit ve fiyat gibi bilgileri yazıyor, ayrıca çalışanlar tek tip kıyafet (önlük vb.) giyiyor. Seçiminizi yapıp kahvenizin hazırlanmasını bekliyorsunuz. Ayrıca, farklı hazır veya çekirdek paket kahve satışı da var. Bana göre, öyle ayırt edici bir kahvesi yok. Peki Starbucks’ı tüm dünyada tanınır yapan nedir? Bence imajı ona bu payeyi sağlıyor…

Kahve ve Fırsatlar

Türkiye’de özellikle 2000’lerin başından itibaren yakalanan ekonomik gelişme ve artan refah seviyesi kahve tüketimini arttırmıştır. Türkiye’de tartışmasız en çok tüketilen içecek çaydır, çay kahveden farklı olarak ülkemizde yetiştirilmektedir. Bu da çayın daha ucuz ve kolay bulunan bir içecek olmasını sağlamıştır. Bununla birlikte, kahve tüketiminin çok daha fazla artacağını öngörmek mümkündür. Kahve sektörüne ilişkin bazı gözlemler daha sonra da fırsatlara değinmek isterim.

  • Türk markası olarak; Kahve makinası ve ekipmanları yok denecek kadar azdır, küçük ev aletleri ve beyaz eşya sektörü bu büyük pazarı görmemektedir, kapsül kahve makinası, filtre kahve makinası, tam otomatik kahve makinası ve sanayi tipi kahve makinaları hemen hemen hiç yok. Bu tür kahve makinalarını Avrupa menşeli marklardan alabiliyorsunuz.
  • Kahve sadece kahve makinası olayı değil, yardımcı ürünler var, kahve öğütme değirmeni, filtre, fincan hatta kahve ile servis edilen yiyecekler… Bu ürünlerin de yeterli ve kaliteli üretimi yok.
  • Kahve diğer ürün başlığı trawell kahve ürünleri, moka pot, french press, hazır kahve, su ısıtma kapları gibi… bu ürünlerin de yine üretimi yok…
  • Kahve üreten ülkeler genellikle yoksul ülkeler, bir kahve ağacı dahi olmayan gelişmiş ülkeler çuvalla aldıkları kahve çekirdeklerini işleyerek (kavurma, öğütme, paketleme vs.) dünyanın en büyük marklarını yaratmışlar, Türkiye’de kahve işleme sektörü büyüme evresinde,
  • Kahve ustası diye bilinen Barista’lar henüz yetişmemiş,

Kahve sektörünün Türkiye’de önü açıktır, kahve gurmeleri/ustaları yetiştirmekle işe başlamalıyız. Kahve ile ilgili makine üretimine hız verilmeli çeşitlilik katılmalıdır, özellikle küçük boyutlu kahve makinalarına ihtiyaç var… Kahve markaları yaratılmalı, bu markalar kahve çekirdeği işlemeden, kahve ürünleri, yan ürünler, kahve ekipmanları, kahve dükkânları ve hatta sunum tarzları geliştirmelidir. Kahve hazırlama eğitimleri (barista) yapılmalı lise, yüksekokul hatta fakülte düzeyinde eğitim ve diploma verilmelidir. Kahve ile ilgili fuarlar, yarışmalar tertip edilmelidir. Yerel kahve dükkânları kendi marka ve imajını oluşturmalı, kurumsal kimlik kazanmalıdır. Kahve ve yerel damak tadı araştırmaları yapılmalıdır. Genç girişimciler kahve sektörüne yönlendirilmelidir, Kısaca kahvenin önünde 40 yıllık geleceği  vardır.