İslam dünyası ayağa İstanbul’dan kalkacak

Mısır’ın durumu çok korkunç. Darbeciler tanklarla, toplarla ve ağır silahlarla halkı katlediyor. İhvan’ın önderliğindeki Mısır halkının çoğunluğu ise şiddete şiddetle karşılık vermeyerek sonuna kadar sivil itaatsizlikle direnerek destan yazıyor. Ve Mısır halkının iradesini şu an dünyada net bir dille sadece Recep Tayyip Erdoğan destekliyor. Tarih bize gösteriyor ki ne kadar zulmedilirse edilsin halkın çoğunluğu her zaman galip çıkar. Bu belki seneler, onyıllar sürer ama galip çıkar.
İslam dünyasında da ok yaydan çıktı. Artık halkına zulmeden despot yönetimlerin orta vadede ayakta kalması mümkün değil. Bir şekilde düşecekler. 21. asırda İslam ülkelerinde hükümetlerin meşruiyet kaynağı halk iradesi olacak. İradenin kaynağı da hür ve adil seçimler olacak. İslam Dünyası Batı’ya rağmen Batı tipi demokratik rejimleri kuracak ve işletecek. Müslümanların çoğunluğu “Demokratik yollarla iktidara gelmek ve gitmek” noktasında uzlaşacak. Halkların bu kalkışmasına ne zengin Körfez Monarşileri ne İran ne de başka gayrimeşru hükümetler dayanamayacak. Ama bu süreç sancılı geçecek. Belki birkaç on yıl daha İslam dünyasından perişanlık manzaraları izlemeye devam edeceğiz ama 2050’yi yani 21. asrın ortasını bulduğumuzda İslam okyanusunun azgın dalgaları durulacak ve sükûnet hâkim olacak. Bunu adım gibi biliyorum. Şimdi yapılması gereken İslam dünyasının huzur ve barışa kavuşmasının tarihini erkene çekebilmek için çabalamaktır. 

***

“Mü’minler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Ve Allah’a karşı takva sahibi olun. Umulur ki, böylece siz rahmet olunursunuz” ayetinin derin anlamının tüm Müslümanlara yeniden hatırlatılacağı yer İstanbul (Türkiye değil İstanbul) olacaktır. Hz. Peygamber’in “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Müslüman Müslüman’a zulmetmez ve bir diğer Müslüman kardeşini yalnız bırakmaz. Müslüman Müslüman’ı zalime teslim etmez” sözünün zihinlere ısrarla nakşedileceği merkez üs İstanbul olacaktır.
İstanbul bu hikmet mesajlarının İslam dünyasına yayıldığı santral şehir olmak zorundadır. Bu İstanbul’un kaderidir. Çünkü ip koptuğu yerden bağlanır ya da bir üstadın deyişiyle yiğit düştüğü yerden kalkar. İslam ipi İstanbul’da kopmuştur ve yeniden bağlanacağı yer yine İstanbul’dur. Başka çare yoktur. Yakın gelecekte Endonezya’dan Pakistan’a, Bangladeş’ten Nijerya’ya, İran’dan Mısır’a, Fas’tan Afganistan’a, Cezayir’den Sudan’a, Irak’tan Etiyopya’ya, Yemen’den Turan’a, Suudi Arabistan’dan Malezya’ya ve hatta Çin Müslümanlarından Rusya Müslümanlarına, Hindistan Müslümanlarından Avrupa-ABD Müslümanlarına kadar herkesin gözü kulağı İstanbul’da olacaktır.
Bugün bunu asla kabul etmek istemeyecek Müslümanların bile yıllar içinde geleceği nokta bu olacaktır. Bu dediklerimin hayata geçeceğini hep beraber göreceğiz. Müslümanlar dünyanın her yerinde birbirinin kanını akıtırken bu manzarada Türkiye yok ve olmayacak. En acil konu başarıldı ve Kürt meselesinde barış sağlandı. Şu an Yeni Türkiye’nin acil çözmesi gereken iki temel mesele vardır. Birincisi toplumun, ikincisi devletin bütünlüğüne ilişkindir. Alevi meselesi ve Hizmet- Hükümet meselesi.
Yeni Türkiye’nin aydınlarının nerdeyse tamamının hakkında söz söylemeye bile korktuğu ikinci mesele iddia ediyorum ki evrensel bir öneme sahiptir. Sadece Türkiye’nin değil İslam dünyasının geleceği açısından da çok önemlidir. Usuletle, suhuletle ele alınması ve tahlil edilmesi gerekir.

Bu yazı Sabah Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.

Bu Yazıyı Paylaşın

BU YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZAR PROFİLİ

SON YAZILAR

bizi takip edin
sosyal medya hesaplarımız

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
1,714TakipçilerTakip Et