.: Murat Yılmaz

İç savaş isteyenler yenildi…

Son zamanlarda PKK’nın terörü, Paralel Devlet Yapılanmasına yönelik mücadele, DEAŞ (IŞİD)’in saldırıları ve 10’a yakın terör örgütünün PKK ile işbirliği yaparak silahlı mücadele yürüteceğini ilan etmesi bir takım çevrelerde bir “iç savaş” beklentisi yarattı.  Bazı çevreler öteden beri Türkiye’deki siyasi tartışma ve çatışmaları, kendilerince çok sert buluyor ve bunu bir iç savaş alameti olarak yorumluyorlardı. Bu bağlamda terör saldırılarının iç savaşın başlangıcı olduğunu iddia ediyorlardı. PKK’nın şehir çatışmalarında açıkça ve beklenenden kısa sürede yenilmesi, bu çevrelerde hayal kırıklığı uyandırdı.

İç savaş hayalini ve senaryosunu dile getirenlerin amacı, bu senaryoyla seçilmiş sivil siyasi otoriteleri korkutup yıldırarak baskı kurmaktı. İç savaş senaryosu, Türkiye’nin Irak ve Suriye gibi “başarısız devlet” olması ve dağılması halini ifade etmektedir. İç savaş ihtimalinden bahsedenler Cumhurbaşkanı, hükümet ve güvenlik kuvvetleri bu çevrelerin ve onların arkasındaki dış odakların dediklerini dikkate almazlarsa, Türkiye’de devletin yok olacağı ve bölüneceği bir senaryonun hayata geçeceğini iddia ediyorlardı.

İç savaş senaryosu

İç savaş ihtimalinin meşru otorite içinde çatlaklar yaratacağı hesap ediliyordu. Buna göre Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AK Parti arasında veya Başbakan Davutoğlu arasında anlaşmazlık çıkabilir ve iktidar bloğu dağılabilirdi. Bu olmazsa siyasi otorite ile devlet kurumları arasında, bilhassa orduyla anlaşmazlık yaşanabilir bu da yönetememe halinden darbeye kadar gidebilecek bir yarılmanın önünü açabilirdi.

İç savaş senaryosunun, gerçekçi bir analize dayanmayan bir korkutma ve yıldırma propagandası olduğu, bugün berrak bir şekilde anlaşılıyor. PKK şiddetiyle iç savaşın başlamayacağı ve PKK’nın net bir şekilde yenildiği anlaşılınca, dün iç savaş diye bağıranların bir kısmı bugün müzakereler yeniden başlasın kampanyası başlatmış durumdalar. Dikkat çekici olan husus şu: Bugün PKK ile müzakere isteyenlerin bir çoğu, iç savaş argümanlarından ve meşruluk tartışmasından vazgeçmiş değiller. Peki PKK ile çatışmaların bitmesi halinde bile iç savaş ve darbe ihtimalinden, Cumhurbaşkanı ve Hükümetin gayrımeşruluğundan bahsedenler varsa, bu çevrelere nasıl güvenilebilir?

Terör ayrıştırmadı, birleştirdi

PKK’nın devrimci halk savaşı ve özyönetim ilanlarıyla Türkiye’nin müşterek kimliğine, demokratik yönetim tarzına ve devlet kapasitesine yönelik saldırı kampanyası beklendiği gibi millette, siyasette, devlette bir çatışma ve ayrışmaya yol açmadı. Tam aksine daha önce görülmeyen bir uyum ve sinerjiyle PKK, DEAŞ ve PDY’nin saldırılarına karşı, demokratik hukuk devletinin standartlarında bir mücadele yürütüldü. PKK’nın terör yöntemi ve başarısızlığı reaksiyoner cepheyi dağıttı. Bu anlamda PKK terörü, beklenenin tam tersine bir amaca hizmet etti.

Reaksiyoner cephe başlangıçta başarının sebebi olarak gördüğü PKK’nın terörünü, şimdi başarısızlığın gerekçesi olarak takdim ediyor. Bununla beraber mantığını değiştirmiş değil; yani, mesela PKK ile müzakereleri terör yanlış olduğundan, şiddet kabul edilemez olduğundan değil başarısız olduğu ve istedikleri amaçlara ulaşmalarına yardımcı olmadığı için istiyorlar. PKK’nın iç savaş çıkarması ihtimalinden bahsederken müzakereden bahsetmeyenler, şimdi bu ihtimal ortadan kalktığında müzakereden bahsedebiliyorlar.

HDP sözcüsünün “İç savaş ihtimalini düşünüyoruz” dediği sıralarda, PKK devrimci halk savaşı ve ayaklanma ilan ettiğinde, buna karşı çıkmak yerine demokratik siyasi otoriteyi iç savaş veya darbe seçenekleriyle korkutanlar, bugün itibarıyla yenildiler.  Türkiye her türlü saldırıya rağmen müşterek milli kimliğini, demokratik yönetim şeklini ve devlet kapasitesini güçlendirerek “başarılı devlet” olduğunu gösterdi. Türkiye şimdi bunu tahkim edecek reformlar, demokratikleşme, kurumsal kapasite inşası, dış politika ittifakları ve ekonomik büyüme için çalışıyor, çalışmalı. Türkiye’deki demokratik seçimleri ve kurumları hazmedemeyenlerin, hala darbe ve iç savaş peşinde koşanların müzakere çağrılarının ciddiye alınması artık pek mümkün görünmüyor…

Yeni Yüzyıl, 21.04.2016

http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/ic-savas-isteyenler-yenildi-2067