.: İktibas Yazılar

Hrant Topakian: Fermanlar

Değerli okurlar, bugün sizlere ecdadımızın gayrimüslimlere yönelik üç adet fermanını hatırlatmak istedim. Osmanlı İmparatorluğu’nun neden ve nasıl yüzyıllarca ayakta kaldığının ispatıdır…

(1) Hz. Peygamber ve Hz. Ömer zamanından beri Kudüs Hıristiyanlarına verilmiş olan hakların Osmanlı devleti tarafından da geçerli kabul edildiği hakkında, Fatih Sultan Mehmed Han tarafından Kudüs Patriğine verilen 1458 tarihli ferman.

 Fatih Sultan Mehmed’in emridir.

Gereği yapılsın. Her kim bu emrime uymazsa

Allah’ın laneti üzerine olsun.

Allahın izni ve Peygamberin desteğiyle Kostantiniyye’yi fethettim. Bunu duyan tüm şahlar ve krallar huzuruma elçiler göndermişlerdir. Son olarak Kudüs Rumlarının Patriki Atanasyos da bir heyetle huzuruma gelmişlerdir. Kendisi, Hz. Peygamber ve Hz. Ömer tarafından kendilerine ihsan edilen belgeler ile daha sonraki hükümdarların verdikleri belgeleri göstermiş ve kendilerine tanınan hakların geçerli kalmasını ve Kudüs şehri içinde dışında Hıristiyanlar için kutsal kabul edilen tüm yerler ile ibadethanelerin her türlü vergiden muaf tutulmasını rica etmiştir. Hz.Peygamber ve Hz. Ömer tarafından verilen haklar ile daha sonraki hükümdarlar tarafından Kudüs Hıristiyanlarına ihsan edilen ayrıcalıklar, benim nezdimde de aynen geçerlidir. Ülkemde bulunan tüm yöneticiler Kudüs Patriki ve din adamlarına iyi davransınlar ve onlara zarar vermesinler. Hz. Peygamber’in, Hz.Ömer’in, daha sonraki sultanların ve de benim verdiğim bu hakları, ileride görev yapacak yöneticiler değiştirmeye kalkışırlarsa, Allahın ve Hz. Peygamberin hışmına uğrasınlar. Herkes böyle bilsin. Bu ferman geçerli kabul edilip emrime uyulsun.

Bu ferman, 22-31 Eylül 1458’de İstanbul’da yazıldı.

 Kaynak: Osmanlı Barışının İnsancıl Temelleri. Yüzyıllara Yayılan Belgeler, s. 11 (ilâve modernleştirmeler düzeltilerek alınmıştır).

 (2) İstanbul Ermenilerinin hakları konusunda, Padişah IV. Mustafa’nın 1807 tarihli fermanı.

 (Padişah IV. Mustafa’dan, İstanbul Kadısı’na)

 İstanbul ve çevresindeki Ermenilerin Patriği Avanis, bana bir dilekçe göndererek, eskiden beri yönetimlerinde olan kiliselerinde ibadetlerini rahatça yapa geldiklerini, ancak son zamanlarda bazı devlet görevlileri tarafından kendilerine karşı baskı ve haksızlıklar yapılmakta olduğunu bildirmiş ve bunun engellenmesini rica etmiştir. Bunun üzerine eski kayıtların incelenmesini emrettim. Yapılan inceleme sonucunda, İstanbul Ermenilerinin idaresinde olan kiliseler ile buralarda görevli olanlar hakkında fermanlar çıkarıldığı ve bunlara bazı haklar verildiği anlaşılmıştır. Kasımpaşa’daki kilisenin de bu kapsamda olduğu ve bu kilisede görev yapanlarla kilise yakınında oturan Ermenilerin haklarının tanındığı görülmüştür. Bazı devlet görevlilerinin, İstanbul’daki Ermenilerden haksız yere para talep etmeleri ve bunlara baskı yapmaları, doğru değildir. Bu yüzden İstanbul Kadısı olarak senin görevin, bu yanlışlıkları engellemektir. Bundan böyle hiçbir devlet görevlisi, İstanbul’da yaşayan Ermenilere baskı yapmasın. Onlardan haksız yere para talep etmesin. Ermenilerin ve kiliselerinin haklarına saygı göstersin. Fermanımın gereği yapılsın.

4 Ocak 1807.

 Kaynak: Osmanlı Barışının İnsancıl Temelleri. Yüzyıllara Yayılan Belgeler, s. 31.

 (3) Ermenilerin tüm hak ve imtiyazlarının geçerli olduğu ve inanç özgürlüğüne sahip oldukları hakkında, Padişah Abdülmecid tarafından, Ermeni Patriğine yazılan 1853 tarihli ferman.

 (Padişah Abdülmecid’den)

 Allahın inayeti sayesinde Osmanlı tahtına geçerek padişah oldum. Bunca toprak ve halk, Allahın bir emaneti olarak yönetimim altındadır. Tahta geçmiş olmamın bir gereği olarak tüm halkımı korumak benim görevimdir. Özellikle herkesin inanç ve ibadetlerinde özgür olarak davranabilmesi, en önemli dileğimdir. Bu konuda en ufak bir ihmale bile rızam yoktur. Bu açıdan, siz Ermenilere geçmiş padişahlar zamanında verilmiş hakların benim tarafımdan da yeniden onaylanması gayet doğaldır. Osmanlı ülkesinde bulunan Ermenilere ait kilise, manastır, arazi ve emlakin tüm muafiyet ve imtiyazlarının daima korunması ve geçerli olması, benim de arzumdur. Bunu böyle bilmenizi istiyorum. Bu amaçla, haklarınızın ve imtiyazlarınızın korunması için, bu fermanı yazdırdım. Ermeni Patriği olarak emin olunuz ki, size tanınmış olan tüm hak, imtiyaz ve muafiyetler aynen geçerlidir. Herhangi bir aksi davranışla karşılaşırsanız, durumu hemen Sadrazama bildiriniz.

10-20 Mayıs 1853.

Kaynak: Osmanlı Barışının İnsancıl Temelleri. Yüzyıllara Yayılan Belgeler, s. 47.

Sebestiyet, 01.11.2015