.: Murat Yılmaz

Güneydoğudaki “Siyasi Boşluk” nasıl dolacak?

PKK’nın nihai sonuç alacak bir ayaklanma çıkarma gayretiyle yeniden başlattığı şiddet kampanyasında halkı yanına alamaması, bölgede güvenlik güçlerine açıkça yenilmesi ve Türkiye’nin batısında beklediği ittifakı kuramamasının yarattığı sonuçlar ortaya çıkmaya başladı. PKK’nın büyük hataları ve HDP’nin bu hataların tamamını destekleyen bir pozisyonda durması, HDP’yi bir siyasi parti olmaktan çıkardı ve PKK’nın basit bir cephe örgütüne dönüştürdü. HDP bu yüzden ciddi bir oy ve itibar kaybı içerisinde. HDP bugün kimsenin siyasi muhatap olarak görmediği bir aparata dönüşmüştü…

HDP seçmeninin önemli bir kısmı HDP’ye açıkça bir mesafe koymuş durumda. HDP seçmeninin HDP’den ayrılması ve HDP’nin siyasi bir seçenek olmaktan çıkması, bölgede ve Kürt meselesinde ciddi bir “siyasi boşluk” yaratmış durumda. Bu siyasi boşluk, aynı zamanda bir “sosyal boşluk” anlamına da geliyor. Çünkü PKK’nın cephe örgütleri siyasi alanın yanında sosyal alanda da, zor ve ikna yoluyla hegemonya ve tahakküm kurmuş durumdaydılar. Bugün itibarıyla bu hegemonya ve tahakküm sarsılmış durumda.

HDP Çözüm Değil Çözülme İstiyor

PKK, bu durum karşısında yeniden müzakere masasına dönmek istiyor. PKK’nın müzakereden kastettiği şey, çatışma çözümü ve silah bırakma anlamında bir müzakere değil. PKK kendisinin silahlı bir güç ve egemenlik kullanan Türkiye ile sınırlı olmayan bir aktör olarak meşrulaşmayı istiyor. Bu bakımdan PKK’nın 2013 Mayıs’ından farklılaştığı ve hatta o dönemde dahi, hükümetin ve Türkiye kamuoyunun anladığı anlamda bir müzakereden farklı bir müzakere istediği görülüyor.

HDP, bu bağlamda PKK’dan farklı bir hedefe sahip değildi. HDP sadece bu hedefe, 7 Haziran seçimlerinin verdiği imkânla devrimci halk savaşıyla değil “siyaset”le varılabileceğini düşünüyordu. Seçimlerden hemen sonra Demirtaş, seçimlerin temel stratejik sonucunun bölgede AK Parti’nin, dolaysıyla da devletin yenilmesi olduğunu deklare etmişti. Demirtaş bunu siyaset yoluyla özyönetim, öz savunma ile egemenlik paylaşımına taşımak isterken; PKK, Türkiye’deki siyasi Suriye’deki askeri zafer hissiyle kendi bildiği usulde sonuç almak istedi.

Asıl Hatayı HDP Yaptı

7 Haziran seçimlerinden sonra HDP ve PKK’nın müşterek değerlendirme hatasıyla, bugün itibarıyla 7 Haziran’ın kendilerince “stratejik kazancını” kaybetmiş durumdalar. Buradaki temel hata, PKK’nın şiddete başvurmasından çok, bölgeden AK Parti’yi ve devleti sildiği iddiasıdır. Eğer siyasi olarak bu tespiti yaparsanız, seçmenin sizi Ankara’ya Türkiyeli bir siyaset yapmak için değil, “egemenlik paylaşımı“ için gönderdiği değerlendirmesinden şiddet safhasına geçmek an meselesidir. Bu bakımdan Demirtaş ve HDP’nin siyasi mantığı, PKK’nın şiddetine kapı aralamaya çok müsaitti. Dolayısıyla bugünkü hata, sadece PKK’nın şiddet kullanmasından kaynaklanmadı. HDP’nin bütün iddialarına rağmen Türkiyeli, demokratik ve siyasi bir aktör olmayı başaramamasından da kaynaklandı.

HDP’ye oy veren seçmenin ne istediği tartışılabilir ama bu HDP/ PKK hattının bunu çok doğru okuyamadığı bugün kaybettikleri destekten anlaşılabiliyor. Şimdi problem, HDP’nin bıraktığı bu siyasi ve sosyal boşluğun nasıl doldurulacağıdır.

AK Parti, bu siyasi boşluğu doldurmak için gayret sarf ediyor. AK Parti dışındaki diğer siyasi partilerde bu boşluğu doldurma yönünde bir performans görülmüyor. Bu eksiklik, Türkiye ve demokrasi açısından bir talihsizlik… Çünkü bölgedeki siyasi boşluğun doldurulması ve bölgenin siyaseten renklenmesi için yeni aktör ve bakış açılarına ihtiyaç var. Bu ihtiyaç, muhalefet tarafından giderilmediği için AK Parti’de bu arayışların olduğunu görüyoruz. Başbakan Davutoğlu’nun bölge gezileri ve AK Parti’nin çalıştayları bu arayışların tezahürleri… Bu arayışların sivil toplum kuruluşları tarafından da desteklenmesi ve PKK/ HDP hattının terk ettiği siyasi ve sosyal alanın demokratik ve Türkiyeli aktörler tarafından doldurulması hayati önem arz ediyor.

Yeni Yüzyıl, 07.04.2016

http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/guneydogudaki-siyasi-bosluk-nasil-dolacak-1919