.: Mehmet Ali İlkaya

Genel seçimin genel sonuçları

Türkiye 24 Haziran 2018 günü sandık başına giderek, Türkiye’yi yönetecek başkanın ve Parlamentonun 600 üyesini belirledi. Bu tarihî seçim sadece siyasî sonuçlar üretmedi, 24 Haziran seçimi, yönetim, ekonomi politik ve siyasî sonuçlar doğurdu. Bu sonuçları ana başlıklar halinde sunmaya çalışacağım:

Yönetim sistemi sonuçları

Türkiye, 16 Nisan 2017 halk oylamasıyla hükümet sistemini değiştirdi. Adına “Cumhurbaşkanlığı” denilen bu hükümet modelinde parlamento çoğunluğundan bağımsız bir kişi yürütmenin başına gelmektedir. 24 Haziran’da Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin ilk başkanı olarak seçilerek hükümetini kurdu. Yönetim sistemi bu seçimle birlikte fiilen başkanlık sistemine geçti. Eski parlamenter sistem devam etseydi hükümet krizi ve buna bağlı olarak siyasî ve ekonomik krizin içinde olacaktık. Zira hiçbir parti parlamentoda salt çoğunluk olan 301 vekil sayısına ulaşamadı. Bir koalisyon dönemine adım atmış olacaktık. Siyasî tarihimizden zayıf koalisyonların ülkenin zararına olduğunun hepimiz şahidiyiz. 24 Haziran seçimlerinin yönetim alanındaki en önemli sonucu hükümet sisteminin değişmesidir. Üzerinde durulması gereken bir diğer yön ise; yasama ile yürütmenin ayrılmasıdır. Yürütmenin kontrol ve baskısı altında kalan parlamento daha serbest hareket alanı kazanmıştır. Yürütme için de daha teknik çalışma imkânı doğmuştur. Parlamentoda gruplar ve parlamenterler arasındaki “uzlaşı” zorunluluğu ön plana gelecektir. Parlamento asıl misyonu olan “yasa yapıcılık”  işlevi görecektir.

Siyasî sonuçlar

  • Partiler önemini kaybetmiş, onun yerine liderlerin önemi artmıştır. İddialı başkan adayları partilerinden daha fazla oy almıştır. Dünya’da bu eğilim dikkat çekmektedir. Devir, karizmatik (Putin, Trump ve Erdoğan gibi) liderlerin devridir. 24 Haziran’da karizmatik lider olan Erdoğan en yakın rakibine fark atarak seçimi kazanmıştır. Bundan sonra siyasal partilerin yönetime seçilmeleri için ilk olarak karizmatik bir doğal liderle yola çıkmaları şartına bağlıdır.
  • Temel iki blok olarak yapılan seçimde cumhur ittifakı (AkParti, MHP, BBP) mecliste çoğunluğu sağlamayı başarmıştır. Buradan ideolojik ve siyasî misyon uyuşum derecesinin bloğun seçim sonuçlarına pozitif veya negatif etki ettiği görülmektedir. Nitekim, daha homojen zayıf misyon (Erdoğan karşıtlığı) üzerine bina edilen millet ittifakı istediği seçim sonucunu alamamıştır.
  • Bloklar içinde oy geçişkenliği meydana gelmiştir. Bu da blok içinde “emanet oy” oranlarının yükselmesine neden olmuştur.
  • Ak Parti, beklendiği gibi oy kaybı yaşamıştır, bunun başlıca nedenleri: 1. Ekonomik problemler, 2. MHP’ye destek olma eğilimi, 3. Ak Partinin yıpranmışlığı olarak sıralayabiliriz.
  • CHP’de oy kaybı meydana gelmiştir, bunun başlıca nedeni, emanet oyların HDP ve İP’ye gitmesidir.
  • MHP kamuoyu araştırmalarının aksine % 11’e rahat ulaşarak sürpriz yapmıştır. MHP’nin destek oranını HDP’nin durumu belirlemektedir. HDP’nin barajı geçecek olması MHP’nin oy oranını barajın üzerine atmasıyla sonuçlanmıştır.
  • HDP bu seçimde “emanet” oylarla barajı geçebilmiştir, HDP siyasal ağırlığını kaybetme durumu ile karşı karşıyadır. Ciddi bir politika geliştirmezlerse bir sonraki seçimde işleri daha zor olacaktır.
  • İP seçimden hemen önce kurulmuş, küskün ve eski MHP’lilerin oluşturduğu, popülist ve sağ ulusalcı bir parti görünümündedir. Sağlam bir misyonu olmayan, arada derede siyasî patikalarda gezen parti, karizmatik lider yoksunluğuyla beraber seçimde istediği sonucu alamamıştır. İP yakın ve orta vadede zor durumda kalacak büyük ihtimalle dağılma sürecine girecektir. Son olarak İP’nin seçim sathı mahallinde ortaya çıkardığı kötü performans bu sonucu doğurmuştur.
  • Saadet Partisi, Ak Partiye alternatif olarak millet ittifakı bloğunda yer almıştır. Millet ittifakı içindeki Saadet Partisi ile diğerleri arasında bulunan ideolojik ve siyasî kan uyuşmazlığı seçmenin gözünden kaçmamıştır. Karamollaoğlu’nun ölümcül siyasî hataları (Erbakan ödülleri, hızlı tren yorumu vb.) gibi hepi topu bir iki sosyal medya sloganına dayanan kampanyası 24 Haziran’da duvara toslamasıyla sonuçlanmıştır.

24 Haziran’ın siyasî sonuçları, partiler ve liderler için sarsıcı olmuştur. Yeni sistem başarı çıtasını çok yükselmiştir. Bundan sonra kaybeden başkan adayları, kaybeden partiler hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam edemezler. Türkiye’de siyasetin etki alanı daha genişlemiş, vesayetin ve bürokrasinin alanı daralmıştır.

Ekonomi-Politik Sonuçlar

24 Haziran seçimleri döneminde iktidar hiç olmadığı kadar seçim ekonomisi uygulamalarına başvurdu. Bu yolun tercih edilmesinde üç faktör etkili oldu. 1. Makro-ekonomik dengenin bozuk olması, 2. Kur ve enflasyondaki yükseliş ve bunun karşısında “büyümenin” tercih edilmesi ve 3. Muhalefetin ultra popülist vaatlerinin olması. Bunun sonucunda AK parti, “emekli ikramiyesi, devasa işçi kadrosu, bazı hizmetlerin bedava yapılması gibi icraatları sergiledi.

  • Hesapsız kitapsız vaatler, seçmenin çoğunluğunca reddedildi.
  • Kişisel harcamaların devlet tarafından ödenmesi teklifi çoğunluk tarafından reddildi.
  • Alt yapı yatırımları seçmen tarafından olumlu bulundu ve devam etmesi istendi.
  • Seçmen hesaba-kitaba dayalı olmayan cennet vaatlerine inanmadığını gösterdi,
  • Savunma sanayine yönelik yatırımlar seçmenler tarafından olumlu karşılandı ve devam etmesi mesajı verildi.
  • Mülteciler üzerinden yürütülen ekonomik söylem seçmenin çoğunluğunca kabul edilir bulunmadı.
  • Neyi/nasıl yapılacağının, ayakları yere basan yol ve yöntemlerin ortaya konulmaması, hamasi söylem ve fantastik öyküler ciddiye alınmadı.

Ayrıca bakınız...

tartışma kültürü ve geleneği

Tartışma kültürü ve geleneği

Öğrencilik yıllarımda okuduğum bir kitapta bozkırın ortasında (sıfırdan) bir orman kurmaya çalışmak pek akıl kârı ...