.: Mustafa Ali Aykol

Fındık fiyatları ve piyasa 2

Geçen haftaki yazımda hem şehrimiz Sakarya hem de ülkemiz Türkiye için önemli bir gelir kaynağı  olan fındık ve fındık piyasasından bahsetmiştim. Ülkemizde fındık fiyatının serbest piyasa tarafından belirlendiğini belirtmiş, serbest piyasada fındığın kilo fiyatının nasıl artıp azaldığını basit örnekler üzerinden açıklamaya çalışmıştım. Yazının sonunda ise fındık piyasasına devlet müdahalesi isteyenleri, en başta Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik olmak üzere uyarmış ve piyasaya devlet müdahalesinin niyetlenilmemiş ve istenmeyen sonuçlar doğurabileceğini, bu durumda üreticinin de tüketicinin de telafi edilemez zarar görebileceğini söylemiştim.  Bu yazımda kaldığım o noktadan devam etmeye çalışacağım.

 Fındık piyasasına devlet müdahalesi isteyenler kendi içlerinde üçe ayrılıyor; devletin rekolte fazlasını satın almasını ve böylece fiyatların geçen senenin altına düşmemesini isteyenler, devletin o yıl üretilen tüm fındığın tamamını satın almasını-ihraç etmesini isteyenler ve devletin fındık için bir taban fiyat belirlemesini isteyenler. Bu üç ihtimali (ilk ikisi bir arada olmak üzere) değerlendirelim :

– Devletin üretilen bütün fındıkları belirli bir fiyat üzerinden satın alması ya da geçen yıla göre rekolte fazlasını satın alarak fiyatın düşmesini engellemesi.

Kuşkusuz üreticiler için en kazançlı yol bu olacaktır. Zira devlet fındığı üreticiden satın alırken fiyatı düşük tutma ihtiyacı duymayacak, üreticiyi memnun edebilmek için yüksek sayılabilecek fiyatlardan fındığı satın alacaktır. Devletin fiyat konusunda kaygısız olmasının temel sebebi, devleti yönetenlerin yani fındığı alacak olanların bunu kendi ceplerindeki paralar ile değil, vatandaşlardan toplanan vergiler ile yapacak olmasıdır. Türkiye, dolaylı vergi oranları bakımından Dünya’da zirveye oynayan bir ülke. Öyle ki, bu dolaylı vergi politikasını “yasal soygun” olarak nitelemek çok da yanlış olmaz. İçtiğimiz sudan yediğimiz yemeğe, uçtuğumuz uçağın biletinden  film izlemek için aldığımız sinema biletlerine kadar dolaylı vergiler hayatımızın her yerinde ve her anında var. 

Doğrudan ve dolaylı yoldan toplanan vergilerden oluşturulan devlet bütçesinde ne kadar paranın nereye kullanılacağını hükümetler belirliyor. Diyelim ki hükümet, fındık piyasasına müdahale etmeye ve tüm fındığı kendisi almaya karar verdi. Bunu yapabilmek için bütün vatandaşlardan topladığı vergileri kullanacak. Peki bu hakkı hükümete kim verebilir? Hayatında fındık üretimi ya da ticareti yapmamış birisi, kendisinden toplanacak vergilerin bu amaçla harcanmasını neden onaylasın? Bu hem ahlaki olarak hem de mantıki olarak yanlış. Toplam sayıları 500.000’i biraz geçen fındık üreticilerine kâr garantisi verilecekse, diğer tarım ürünleri ile uğraşan çiftçilere aynı ayrıcalık niye gösterilmesin? Peki onlara da gösterilsin denirse bu işin sonu gelir mi? Olan vatandaşın cebine olur, devletin piyasaya her müdahale edişinde kaçınılmaz olarak olduğu gibi.   

Devlet, üretilen fındığın bir kısmını ya da tamamını 79 milyon vatandaştan topladığı vergiler ile satın alamaz, almamalıdır. Devletin fındık ticareti yapmak gibi bir görevi ya da işlevi yoktur.

– Devletin fındık fiyatlarına taban ve tavan fiyat belirmek suretiyle müdahalesi.

Devletin fındık fiyatlarına taban ve tavan fiyat belirlemesi uzun vadede hem üreticiye hem de tüketiciye zarar verecek hatalı bir davranış olacaktır. Şöyle ki; bu müdahale ticaretin doğasına aykırıdır. Kâr ve zarar kavramlarını ortadan kaldırmaya çalışmak kaçınılmaz olarak zarara sürükler. Bu, tarihsel tecrübe ile sabittir.  Bu yıl fındık üretimi artmış, fındığa olan talep aynı kalmış ya da azalmışsa bir tüketici olarak neden benim daha ucuza fındığa ulaşma hakkım ortadan kaldırılsın? Ya da tersten bir okuma ile bu yıl fındığa olan talep artmış, fındık üretimi ise aynı kalmış ya da azalmışsa bir fındık üreticisi neden geçen yılın çok daha üzerinde fındığını satamasın? 

Serbest piyasa ekonomisinde kimsenin kâr garantisi yoktur. Zaten kâr garantisi diye bir şey doğal hayatta da sosyal hayatta da yoktur. Fındık üretimi sonuçta bir ticaret faaliyetidir. Bu ticarete girişenler bu işin sonunda kâr da zarar da olabileceğini kabul etmelidir. Diğer tüm ticari faaliyetlerde olduğu gibi. Devletin fındık fiyatlarını belirlemeye, fındık satın almaya, üreticinin fındığı satmasına ya da depolamasına karışma yetkisi yoktur. Bunların hepsi piyasanın kendi dinamikleri tarafından sağlanır. Böylece üreticiden çıkan fındık, bize güzel çikolatalar olarak geri döner.

Sakarya Yenihaber, 26.08.2016

Ayrıca bakınız...

İyi Parti Seçime Katılabilir Mi

İyi Parti Seçime Katılabilir Mi?

24 Haziran erken seçimi ilân edilir edilmez İyi Parti’nin seçime katılıp katılamayacağıyla ilgili tartışmalar başladı. ...