.: Hasan Yücel Başdemir

FETÖ’nün Ezoterik Kodları

15 Temmuz darbe girişimine karşı millî mücadele kırkıncı gününü doldurdu. O gece yaşananların üzüntüsünü ve sarsıntısını yeni yeni üzerimizden atmaya başladık. Umarım bu rahatlama, yerini rehavete ve bazen en tehlikeli düşmanımız olan suça karşı merhamete dönüşmez. Suça merhamet, merhamet değildir; cehalettir, zulümdür, feraset eksikliğidir. Vicdanları ve adaleti yaralamadan 15 Temmuz’un hesabı sonuna kadar sorulacaktır.

Bu mücadeleden, birkaç ay içinde sonuç alabilmek mümkün değil. Kısa zaman içinde alınacak önlem, örgüte mali ve lojistik destek sağlayan kişi ve kurumlarla birlikte bizzat darbeye karışmış kimliği açık ve gizli örgüt üyelerinin mümkün mertebe etkisizleştirilmesidir. Bu süreç zaten devam ediyor. Ancak Türkiye’de herkes şunu açıkça görüyor: FETÖ ile mücadelenin bu birinci dalgasında kritik noktalarda görev yapan kriptoların tamamını tespit etmek mümkün değil.

15 Temmuz gecesi darbeye karşı birinci round kazanıldı. O gece millet, üzerine düşen görevi yerine getirdi, ama bunun, ringleri içerde ve dışarıda olan en az on roundluk bir maç olduğunu unutmamak gerekir. Önümüzdeki birkaç yıl, temizlik operasyonunun devam etmesi gerekecek.

Karşımızda üyeleri dünyanın dört bir yanına yayılmış ve devletin en mahrem yerlerine kadar sızmış sinsi bir örgüt var. Sonuca ulaşmak için her türlü yolu da mubah görüyorlar, buna İslam’ın yasakladığı her şey de dâhil. Anne, baba, kardeş, dindaş, yoldaş hatırı tanımıyorlar. Talimatları sözde kâinat imamının, mollaların, abilerin ve ablaların rüyalarından alıyor. Bu rüyaları da Kur’an ve Sünnet’in üstünde görüyorlar; adına da din-i mübin, hizmet, gayretullah diyorlar.

Karşımızdaki örgüt, mistifikasyona bürünmüş batınî/ezoterik bir yapıdır. Bu kapalılık ve gizemin altında nasıl tehlikeli bir örgütle karşı karşıya olduğumuzun kodları ve ipuçları yatmaktadır.

Örgüt üyeleri, ortak bir insan prototipine dayanır: Şakirt dedikleri üyeler, bireysel tasarruflarda bulunacak kabiliyetlere sahip değillerdir. Kişilik olarak hiyerarşik yapısı içinde bulundukları yerde bir anlam kazanırlar. Oradan çıktıklarında kendine güveni olmayan, karar alamayan beceriksiz bir kişiliğe dönüşürler. Örgüt, yıllarca sahip olduğu deneyimle bunu yapmayı başarmış ve çoğu zaman da zaten buna yatkın olan insanları seçmiştir. Örgütün “muhabbet fedaileri” adını verdiği bu insanlar, bütün varlıklarını, zamanlarını örgüte “hizmet” için feda ederler. Ailelerini ve dostlarını ihmal etmekle kalmazlar, asla gerçek dostluklar kuramazlar. Herkesin bir görevi vardır.

Örgüt, gizli amaçlarını dinî ve seküler terimlerin arkasına saklar: Hizmet, himmet, altın nesil gibi terimler, dinî içeriklere sahip olsa da örgüt, bunları ön plana çıkarıp anlamlarını kendi gayesine göre oluşturur. Himmet, faziletli insanlardan alınan maddi ve manevi destek anlamına gelirken örgüt bunu, insanları kandırarak para alma merasimine dönüştürmüştür. Dindar insanların desteğini almak için bu türden dinî terimlere başvurulurken dindar olmayanlara barış, hoşgörü, diyalog, bilim, eğitim gibi seküler kavramlarla yaklaşılır. Örgüt çok katmanlıdır ve her katmanda kullanılan dil ve terimler değişir.

Örgütte hiyerarşik bir yapı vardır: Bu hiyerarşik yapıdan çokça bahsedildi. Sokak, semt, mahalle sorumlularından abi ve ablalara; mütevelliye; il, bölge, ülke imamına; mollalara ve kâinat imamına uzanan büyük bir örgüt şeması vardır. Ancak bu yapı ile ilgili bilinmeyen çok fazla şey olduğunu da görüyoruz. Bu zamana kadar itirafçı üyelerden duymadığım, örgütün en önemli görevlisi il müfettişleridir. Bunlar Gülen’in naibidirler. Onun adına ülke imamının bile sahip olmadığı yetkilere sahiptirler. Gülen’den başka kimseye hesap vermezler, tüm örgüt üyelerini sorgulayabilir, üzerlerini arayabilir ve evlerine baskın yapabilirler. Aynı zamanda onlar, en önemli bilgilerin toplandığı kişilerdir. İl ve ilçelerdeki muhasebeciler de örgüt harcamalarını kontrol eder. Bunlar da özellikle askeriyedeki öğrencilerle ilgilenen abilerin hafta sonu finansmanlarını karşılaması açısından önemli kişi veya yapılardır.

Örgütün en güçlü bilgi kaynağı rüyalardır: Örgüt üyelerine verilen genel talimatların tamamı rüyalara dayanır. Rüyada Allah ya da resulü görünür. Onlar bir şey talep ederler ve bu talep, aynı gün bütün örgüt evlerinde anlatılır. Böylelikle genel mesaj verilir. Bu rüyalar gazete aboneliği, Resulullaha kurban kesme, kurban derisi toplama gibi komik temalara sahiptir. Ancak bu komedinin vahim yanı, rüyalarda görülen şeyler, İslam’ın ana kaynaklarından daha sahih/doğru kabul edilir. Örgütün epistemolojisi, tamamen rüyalar üzerine kurulmuştur.

Gülenizm, mehdî ve mesihî bir harekettir: Ehl-i Sünnet içinde mehdi ve mesih inancı belirli yönleriyle yer almakla birlikte bu inanç, inanan kişinin bu doğrultuda ibadet etmesi ve yaşaması düşüncesine dayanmaz. Bu yüzden ehl-i sünnet, mehdi ve mesihi kabul etse bile diğer mesihî inanç sistemlerinden tamamen farklılık gösterir. Mesihî inançlar, kutsal tarih anlayışı, kurtarıcıyı bekleme, belirli tarihler ve işaretler bulma, Tanrı’nın sözünden cayması gibi muhtevalara sahiptir. Ehl-i sünnet bunları çok uygun görmez ve itikata aykırı bulur. Bu tür bir mesih ve mehdi inancına, ölü inanç adı verilir: İnancın kendi var ama onu uygun davranış yok. Gülen örgütü bunun aksine canlı bir mehdilik ve mesihlik inancına sahiptir. Örgütün üst kademelerine çıktıkça Fethullah Gülen’in mehdi olduğuna inanılır, ama bu, alt tabakalarda dile getirilmez.

Gülenizmin oluşturduğu paralel dinin İslam’a ve İslam kültürüne aykırı birçok yönü var. Kendini olduğundan farklı gösterme, tedbir ve teenni adı altında takiyye yapma, kurban paraları toplayıp kesmeme gibi birçok din ve ahlâk dışı tutum da meşruiyetini bu ezoterizmle sağlamıştır. Bunlar, gizemli örgütlerin tamamının ortak özellikleridir. Bu nedenle bu yapılarla mücadele etmek oldukça zordur.

Türkiye’de örgüt, geçmişte devletin milletine karşı baskıcı ve zalimane tutumundan dolayı tabanda kendine yaygın şekilde yer buldu. Bu durum, örgütle kararlı, dikkatli ve uzun sürecek bir mücadele yürütülmesi gerektiğini bizlere açıkça göstermekte.

Ayrıca bakınız...

Liberallerin “Bu Ülke”yle İmtihanı

Liberallerin “Bu Ülke”yle İmtihanı

Bu yıl Liberal Düşünce Kongresi’nin yirmi ikincisini düzenledik. Her yıl Kasım ayında, Kapadokya’da düzenlediğimiz kongreye, ...