.: Atilla Yayla

FETÖ ve liberaller

FETÖ’nün önemli bir yüzünün istihbarat örgütü gibi çalışmak olduğuna daha önceki yazılarımda dikkat çekmiştim. Bununla iç içe geçen, bunun bir gereği ve sonucu olan bir diğer özelliği de geniş cephe çalışması yapması. Yani devletin ve toplumun kendisi için önem taşıdığına inandığı hiçbir mevkiini ve kesimini tabiri caizse “boş bırakmaması”, onlara bir şekilde el atması, dergisinin işaret ettiği gibi “sızıntı” yapması…

FETÖ’nün devlet içindeki varlığı ve yapılanması hakkında her gün yeni bilgiler ortaya çıkıyor, ama toplum içindeki sızmaları ve operasyonları daha az ele alınıyor. Oysa FETÖ’yü daha iyi anlamak için toplum içinde ve çeşitli sivil toplum kesimleri ve kurumlarında neler yaptığını da açığa çıkartmak gerekir.

FETÖ sivil toplumla ve toplum kesimleriyle iki sebepten ilgilenmiş olabilir: 1) Kendisine doğrudan destek sağlamak ve 2) Kendisine zarar verebilecek veya faaliyetlerini zorlaştırabilecek oluşumları ve durumları engellemek.

FETÖ bu çerçevede ele atılmadık yer bırakmamış. Bizzat kurdukları yanında neredeyse her önemli sivil toplum kuruluşunda FETÖ uzantıları varmış. Bunlar arasında doğal olarak liberal sivil toplum kuruluşları ve çevreler de bulunuyor. (Liberal derken medyadaki popüler kullanımda liberal diye anılan veya liberalizmin muhalifleri tarafından liberal etiketi yapıştırılan, bazen “sol liberaller” denen, bana göre modernist seküler denmesi daha doğru olan kişileri kastetmiyorum. Onların durumu ayrı bir inceleme konusu. Liberal kişiler ve çevreler derken adıyla sanıyla liberal fikirlere sahip çıkan ve kendi kendilerini liberal diye adlandıranlara işaret ediyorum).

FETÖ liberallere niçin ilgi göstersin? Neticede liberaller Türkiye’de çok küçük bir grup teşkil ediyor. Kamuoyu oluşturmada etkileri yok denecek seviyede. Başka bir deyişle liberallerin insan gücü çok zayıf ve ellerindeki araçlar dikkate almaya değmeyecek kadar az. Buna rağmen, FETÖ’nün liberal çevrelerde bir varlık bulundurmaya ve liberal beşerî birikimi kendi lehine harekete geçirmeye yönelik teşebbüsleri olduğunu kuruluşundan beridir üyesi olduğum Liberal Düşünce Topluluğu’nda yaşadıklarımızdan biliyorum.

Evet, liberaller homojen bir bütün teşkil etmeyen minicik bir kesim ve toplumda etkileri sınırlı. Meselâ, liberaller ne entellektüel ne de siyasî gündemi belirlemeye ve/veya yönlendirmeye muktedirler. Bir partinin oy potansiyeline önemli bir etkide de bulunamazlar. Liberal grupların ve ellerinde bulundurdukları yayın organlarının (dergi, yayınevi, web sitesi vs.) sayısı da diğer ideolojik gruplarınkilerle karşılaştırılamayacak kadar az. Buna karşılık liberallerin seslendirdikleri fikirler güçlü ve uygarlık değerlerinin önemli bir bölümünü kapsıyor. FETÖ’nün ne liberal insan gücüne ne de liberallerin elindeki maddî araçlara ihtiyacı var.  İhtiyaç duyduğu şey oluşturduğu cephede liberallerin de yer alıyor görünmesi. Başka bir deyişle liberalleri yanında göstermek FETÖ açısından kendisini seçilmiş hükümete karşı açtığı savaşta Batı nezdinde haklı ve meşru göstermek açısından yararlı ve gerekliydi. Bu yüzden liberal kişilerle ve kesimlerle ilgilendi.

Aynı zamanda bir istihbarat örgütü hüviyetinde çalıştığı, mensupları gerçek kimliğini saklayabildiği, her ideolojik renge bürünebildiği, muhataplarının sahip olmadığı bilgilere ve büyük operasyon kabiliyetine sahip olduğu için FETÖ her kişi ve kesimi yanıltma gücüne sahipti. Liberaller bu tür saldırılara karşı başka bazı gruplardan daha az korunaklıydı.  Hem Türkiye’de liberallik yeni ve tecrübesi az olduğu için hem de liberallerin çoğu, menfaat ve güç ilişkilerini ihmâl ederek, biraz da naif bir şekilde, dünyayı daha ziyade -hatta sadece-  ilkeler açısından anlamaya, yorumlamaya çalışan saf ve iyi niyetli insanlar olduğu için bu böyleydi.

FETÖ, yine LDT’den biliyorum ki, bazı elemanlarını doğrudan doğruya liberal çevreleri izlemek, fişlemek ve manipüle etmek için görevlendirdi. Biz 2013 yılındaki polis-yargı darbe teşebbüsüne kadar onların Cemaat ile ilişkilerini bilir ama bulundukları yerlerde liberal fikirleri temsil eden insanlar olduklarını zannederdik. Böyle olmadığını acı tecrübelerle anladık. Açık cemaatçi tiplerden daha tehlikeli olanlar ise başka yerlerde de bulunan kripto tipler. Gerçek kimlikleri açık olmadığı için onların sadece liberal fikirlere bağlı olan ve hiçbir örgütsel yapılanmayla organik ilişkileri bulunmayan kimseler olduğunu zannediyorduk. Ama yaptıkları liberal fikirleri kendi pisliklerini örtmek için kullanmaya ve liberal kişi ve çevreleri FETÖ lehine kamuoyu oluşturulmasına katkı vermeleri için etkilemeye, yönlendirmeye çalışmak oldu.

Her ülke gibi bu ülkenin de, daha iyi bir geleceğe sahip olmak için, liberal fikirlere ihtiyacı var. Umarım ki liberal fikirlere ve değerlere gerçekten bağlı kişiler ve kesimler, geçmişte ne gibi yanlışlar yapmış olurlarsa olsunlar, süreçten ilerde çok işlerine yarayacak, daha az hata yapmalarına yardımcı olacak dersler öğrenmiş, fikirlerinde ve tarzlarında bu derslere dayanan tashihler yapmış olarak yollarına devam ederler.