.: Berk Ünlü

Erken seçim var, peki istikrar ve serbest piyasa ne olacak?

Demokrasi tanımı ve düşüncesi üzerinden seçimler ve erken seçim

Demokratik seçimlerin önemini siyasal düşüncenizin merkezine koyabilirsiniz. Demokrasi kelimesinin yarattığı olumlu hava içerisinde demokrasi fikrini yüceltebilirsiniz. Doğru bir siyasal sistemin en önemli yapı taşlarından bir tanesinin, hatta en önemlisinin demokrasi olduğunu söyleyebilirsiniz. Dolayısı ile demokrasinin olmazsa olmazlarından olan seçimler sizin için çok önemlidir. Gerçekten de “serbest ve rekabetçi” seçimlerin yapılması demokrasi açısından çok anlamlıdır. Demokraside yürütmeyi ve kanun yapıcıları “bağımsız” seçmenlerin seçmesinin önemi de açıktır. Eğer siyasal sistemin merkezinde demokrasi fikri varsa seçimler de sistemin merkezinin bir parçasıdır.

Demokrasi ile yönetildiği iddiasında bir ülke olarak Türkiye demokratik seçimlerini uzun zamandır gerçekleştiriyor görünmektedir. Üstelik demokrasisi “demokrasi dışı güçler” tarafından kesintiye de uğratılmıştır. Her demokrasi kesintisinden sonra Türkiye’nin yeniden demokrasiye geçtiği iddia edilse de, hibrid bir demokrasi olarak Türkiye, yoluna devam etmektedir. Bu amaçla demokrasi idealine erişmeye çalışan Türkiye’de siyasal seçimler bazen zamanında, bazen de zamanından önce yapılmıştır. Her dönemin gerçeklerine göre öyle şekillendiği söylenmiştir. Bu söylencelerin gerçekliği tartışmalıdır. Tartışmaların olması gereklidir de. Çünkü geçmiş ne kadar doğru okunursa gelecek geçmişin yanlışlarından o kadar arınır.

Türkiye son onaltı yıldır siyasal seçimlerinin istikrarlı olarak yapılmasına çabaladı. Bu durum demokratik açıdan Türkiye demokrasisine önemli katkılarda bulundu. Üstelik devletçi bir perspektiften bakarsanız bu durum devletin devamlılığı açısından da önemli katkılar sağladı. Bu süreçte demokratik yönetim ve seçimler birçok kere engellenmek istendi. Bu engelleme çabaları Türkiye’nin önüne istikrarsızlık tehlikesini getirdi. Türkiye bu engelleme çabalarını aştı ve sistemini en azından kesintisiz olarak devam ettirdi. Bu, devletçilik açısından Türkiye için önemliydi.

Son günler, onaltı yılın tersine yeni bir gündem ortaya çıkardı. Seçimlerin zamanında yapılmaması kararlaştırıldı. Sürekli siyasal istikrardan ve zamanında yapılan seçimlerin öneminden bahseden bir iktidardan bu yönde bir kararın gelmesi şaşırtıcı olabilirdi. İktidarın yanında çoğu siyasal aktör de erken seçimi onayladı. Tarafların erken seçimi ne kadar çok istedikleri ortaya çıktı. Erken seçim kararının oluşmasını hangi faktörler belirledi? Korku, güvensizlik, belirsizlik, ekonomik kaygılar ve istikrarsızlık mı? Terörizmle mücadeledeki hukukî zorluklar mı? Suriye iç savaşının getirdiği jeopolitik riskler mi? Birçok nedenin biraraya gelmesiyle erken seçim kararının alındığı söylenebilir. Bütün siyasal zorlukların erken seçim getirdiği düşüncesi kimileri için kabul edilebilir. Fakat siyasal zorlukları aşmak için seçimlere gitmek istikrarlı bir siyasal yapıdan daha mı önemlidir? Erken seçim bütün bu risk ve sorunları bir anda yok mu edecek?

Seçimler siyasal istikrara katkı yapacak mı?

Demokratik devamlılığın en önemli unsurlarından sayılan istikrar burada hangi konumda? Yoksa istikrar Türkiye için önemli bir kavram ve kelime olmaktan çıkıyor mu? Devamlılık Türkiye için önem taşıyan bir kelime. Türkiye siyasetine katkılarının çok olduğu düşünülüyor. Bunun yanında devamlılıktan uzaklaşmanın bazı kesimlere siyasal kazanç olarak geldiği de konuşulmakta. Her ne sebeple olursa olsun devamlılık ve istikrar, demokratik normlar açısından önemlidir. Belirlilik ve öngörülebilirlik sahibi bir ülke, vatandaşlarının tamamının yakınına fayda sağlar. İstikrar ve devamlılığın aşınması özellikle liberal demokratik normları aşındırmak isteyen otoriteryenlere olanaklar sağlar. Belirsizliğin yaratacağı bir siyasal ortam, düzenlilik üzerinden yürümesi gereken siyasal yaşamı olumsuz etkiler. Düzenlilik, eğer otoriteryenliğe kayan bir muhafazakârlık içermiyorsa öngörülebilirlik sağlaması açısından da önemlidir. Öngörülebilir bir siyasal yaşamda olumlu sonuçlar vermesi beklenen risk alımları kolaylaşır. Böyle risk alımları geleceğe yapılan bir yatırım olarak bir süre sonra herkes için olumlu sonuçlar verebilir.

Devletçilik veya liberal demokrasi üzerinden olsun, istikrarın öneminin anlaşılması zor olmuyor. Bu durum açık ve ortadayken Türkiye’de alınan erken seçim kararının oluşturacağı olumsuzluklar acaba önceden doğru incelendi mi? Erken seçim belirsizlikten beslenen otoriter ve totaliter fikirlerdeki siyasal aktörlere fırsatlar getirecektir. Türkiye siyasal tarihindeki bu aktörler ülkeye sürekli zararlar vermiştir. İster erken seçim formunda ister darbeler yoluyla istikrar ve öngörülebilirlik ortadan kalktığında, kazanan bireyler olmamıştır. Siyasal sistem içinde bürokrasi benzeri görünmez olan çıkar grupları bu durumları her zaman fırsata dönüştürmüşlerdir. Bireyler kaybetmiş, sistemin perde arkasına saklanan “aktörler” çıkarlarını gerçekleştirme olanakları bulmuşlardır. Tecrübeler ortadayken zamanında yapılacak bir seçimden kaçmak neden?

Erken seçim isteyen kesimlerin saydığı gerekçelerin hangisi veya hangileri gelecekte ortaya çıkacak güvensizliklerden daha çok siyasal yaşama zarar verecektir? Bugün yapılan erken seçim ileride de birçok siyasal aktör tarafından rahatlıkla talep edilebilecektir. Günün siyasetinden mutsuz olan her kesim her an erken seçim ister konuma gelirse işin içinden nasıl çıkılır? Siyasal partilerin birbirlerinin meşruiyetini sürekli sorguladıkları bir siyasal ortamda güncel siyasal yaşam varlığını sağlıklı olarak nasıl devam ettirecektir? Bugün erken seçim kararını aldırdığını düşünen ve siyasal iktidardan mutsuz olanların yarın aynısını yapmayacağını nasıl garanti edersiniz? İstikrarsız ve belirsiz bir Türkiye üzerinden güç elde etmek isteyen ulusal veya uluslararası aktörlere nasıl karşılık verebileceksiniz? İktidarın, muhalefetin, meclisin, bürokrasinin flulaştığı bir yerde geleceği nasıl öngöreceksiniz? Bütün bunlar kimin için fayda getiriyor? Üzerine daha dikkatli düşünülmeli.

Günümüzün iktidarının verdiği en önemli sözlerden bir tanesiydi, seçimlerin zamanında yapılması. İktidar bu şekilde hem kendi itibarını zedeledi hem de Türkiye’ye uzun vadede zarar gelmesi olasılıklarını arttırdı. Meşru olmayan çıkarlarını iktidarı köşeye sıkıştırarak elde etmek isteyenlerin eline önemli bir koz verdi. Bugünden sonra iktidarı gayri meşru olarak köşeye sıkıştırıp ondan gayri meşru çıkarlar elde etmek isteyenlerin sayısı büyük ihtimalle artacaktır. Türkiye siyaseti bu maliyetleri nasıl karşılayacak? Belirsizliğin oluşturduğu güven bunalımlarının sonuçlarını yeniden yaşamak zorunda mı bireyler? Seçimin zamanında yapılıp yapılmaması kısa vadeli siyasal çıkarların meselesi olmamalıdır. Sonuçların olumsuz yanları daha öteye gidebileceği gibi, bugünden kestirilemeyen olumsuzluklar da istenmeyen sonuçlar yaratabilecektir. “Erken seçimi yapalım da belirsizlikler ortadan kalksın” demek geleceğin birçok belirsizliğine kapı açmak demektir. Bunlar üstesinden gelmenin çok zor olduğu problemlere açılan kapılardır.

Demokratik seçimler meselesine biraz da liberal perspektiften bakmak

Erken seçim kararının alınmasının gösterilen öncelikli sebeplerinden bir tanesi ekonomiydi. Başkanlık sisteminin hukukî eksiklikleri ekonomi ile bağlantılı olarak açıklanmaya çalışıldı. Güncel cumhurbaşkanlığı sisteminin oluşturduğu varsayılan hukukî boşlukların, devletin ekonomi üzerindeki olumsuz etkisinin üzerinde sürekli duruldu. Bu düşüncelere göre ekonomi, devletin aldığı pozisyonlardan ve durumlardan doğrudan etkileniyordu. Devlet etkin bir aktör olarak özellikle kısa vadede müdahaleler yapmazsa işlerin kötüye gideceği vurgulanıyordu. Hatta işi “kriz çıkabilir” boyutuna getirenler bile vardı. Devletin üstüne düşeni yapmadığı bir ortamda uluslararası ekonomik müdahalelere daha da açık hale gelebilecektik.

Türkiye’nin özellikle kolektivist-totaliter-devletçi kesimlerinden gelen eleştiriler doğrultusunda kapitalist bir ekonomiye sahip olduğu söylenir. Emperyalizmin bir piyonu olarak görülen Türkiye’nin özellikle ABD’nin uydu ülkesi olarak kapitalizmin kontrolü altında yaşadığından bahsedilir. İnsan düşünmeden edemiyor. Öyleyse neden Türkiye’de ekonomiye sürekli devlet müdahalesi isteniyor. Erken seçim tartışmalarında da karşımıza bu çıkmıyor mu? “Erken seçim yapalım da devlet gerekli müdahalesini yapsın” denmiyor mu? “Devlet ekonomik olarak regülasyon görevlerini yapmazsa krizler kapıda” sözleri ortalıkta dolaşmıyor mu? Bu kadar devlet müdahaleciliğine ihtiyaç duyulan bir ekonomide kapitalizm nerededir? İktisadî liberalizmi burada nasıl göreceğiz?

Bir noktayı daha belirtelim. Demokrasinin kolektivist formlarının bu kadar yüceltilmesi bireyin karşısına tehlikeler çıkartır. Demokrasi bireyin negatif özgürlüklerinden daha önce gelmez ve daha önemli değildir. Seçimlerin devletçiliğin devamlılığı ve büyümesi açılarından istenmesi bireyin önündeki tehlikeleri daha da arttırır. Siyasal tercihler bakımından seçimler bireyin önüne tehlike olarak gelecekse birey güvenliğini nasıl sağlayacaktır? Bireyin liberteryen açılardan kendisine güvenlik sağlama opsiyonlarını gerçekleştirmesi zaten yasakken, bireye güvenliği kim sağlayacaktır?

Seçimsel demokrasinin liberal demokrasi manasında liberalizmde bir yeri vardır. Fakat bu yer sınırsız ve sonsuz değildir. Liberal ilkeler dışına taştıkça demokrasi ve seçimler de liberalizm içinde eleştirilmeye başlanır. Bir iktidar “istikrarlı” demokratik seçimlerle bile iktidara gelse bu iktidarın bireye dokunamayacağı alanlar vardır. Liberalizm perspektifinde ne seçimler, ne devlet ne de demokrasi kutsaldır. Liberalizmde siyasal meselelere, seçim bir an önce olsun da ekonomi düzelsin diye bakılmaz. Devlet ekonomiden olduğunca uzak tutulmaya çalışılır. Demokratik seçimlerle belirlenmiş iktidarın ekonomik regülasyonları kabul edilmez. Liberalizm, demokrasiye, seçimlere, istikrara, güvenliğe önem verir ama bu kavramların bireyin önüne geçmesine izin vermez.

Ayrıca bakınız...

milliyetçilik

Atatürkçülüğün izolasyonist, devletçi ırkçılığı: Milliyetçilik

Dünyadan uzaklaşan ülke ve birey Türkiye cihanda bile barış istediği iddiasında kendi içine hapsedilmiş bir ...