.: Şenol Kaluç

Erken Emeklilik İhaneti!..

Bazen siyasilerin halka şirin gözükmeyi fazlası ile abarttıklarını düşünmeden edemiyor insan.

Siyasetin doğasında her ne kadar popülizm olsa da İnsanların duyguları ve beklentileri ile oynamak, dahası gelecek nesillerin de sırtına kambur olacak adımlardan mümkün mertebe uzak durmak herhalde şart olmalı. Ama ne hikmetse bizde siyaset hep günü kurtarma telaşı içinde geçtiği için kimse yarınları hesaba katmıyor.

Bu günlerde içinde boğuştuğumuz kriz ortamı bile nedense bazılarını uyandırmaya yetmiyor. Bir vatandaş gözüyle bu durum gerçekten rahatsız edici…

Son günlerde gazete köşelerinde doğru olmasından çok uydurma olduğunu temenni ettiğim bir haber “Günü dolan ama yaşa takılanlara müjde!” şeklinde dolaşmakta. Bizde bugün yalanlanan pek çok haberin daha mürekkebi kurumadan doğrulandığını bildiğim için insan korkmadan edemiyor.

Bunu düşünen ve bu manşetlerin atılmasına vesile olanların geçmişte olup bitenlerden haberi hiç mi yok acaba?

Daha ne çabuk unuttuk bu erken emeklilik saçmalığı yüzünden SSK’nın batma noktasına geldiğini ve bunun bedelini hiç ilgisi olmadığı halde yeni nesillere ödettiğimizi!

Bugün 38-44 yaşında emekli olanlar yüzünden ben ve benim gibi milyonlarca kişi okuduğu ya da iş hayatına geç atıldığı için 60-65 yaşını beklemek zorunda. Zorunda ama bazı meslekler var ki ülkemizde o yaşlara kadar insanların verimli bir şekilde çalışmaları ya da iş bulmaları imkansız. Üstüne üstlük bir de sürekli genç nüfusun istihdamı için teşvikler çıkarılarak 45-50 yaş üstü özellikle bedenen çalışan insanlara zulmedilmekte. Bu insanların sigorta günlerini daha önemlisi karınlarını nasıl doyuracaklarını düşünen yok.

Ama yaşa takıldı diye insanları en verimli çağlarında emekliye ayırırsak zaten olamayan çalışan-emekli dengesini iyice bozacağımızın herhalde kimse farkında değil.

İşin kötüsü sendikalar da çıkıp bu konuda bir çift kelam etmiyor. Halbuki geçmişte bu erken emeklilik işine çanak tutarak siyasilerle birlikte ülkeye zarar vermişlerdi.

Şu talep edilse anlarım: İş kollarının ağırlığına göre yıpranma payı istense, yukarıda dediğim gibi bedeni aşırı yoran inşaat gibi işlerde çalışanlar ve öğretmenler gibi yoğun stresli işlerde çalışanlara polis ve askere olduğu gibi 5 yıla 1 yıl yıpranma payı istense…

Ama siz günü dolmuş diye insanlara genç yaşta emeklilik yolu açarsanız memleket ekonomisi bunu taşıyabilir mi?

Zaten ürettiğinden fazlasını tüketen ve bu yüzden de bol miktarda yabancı sermayeye ihtiyaç duyan bir ekonomimiz var. Mevcut krizi ben biraz da bu yönü ile okuyorum. Maalesef pahalılaşan iş gücü ve hammadde fiyatları ve hain 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası yaşanan sıkıntılar nedeniyle ülkemiz yabancı sermaye açısından pek de cazip durumda değil.

Her kriz beraberinde fırsatlar da getirir ve bu noktada işçi ve hammadde maliyetleri ucuzlamışken (tabii ki yabancı için) hukuksal anlamdaki eksikliklerimizi gidermemiz ve yapısal reformlar yapmamız gerekiyor. Paranın dini imanı yoktur ancak kapitalist dünyada paranın akması için başka kriterler de gerekli.

Katar ya da körfez ülkelerinden akacak paralara da çok güvenmemek lazım, çünkü bu paraların üretime dönüşme ve katma değer yaratma ihtimali pek yok.

Bize Batı ve Japonya, Kore gibi gelişmiş ülkelerden sermaye, bilgi, tecrübe girişinin olması gerekli. Bizim de bu ilişkiler vasıtası ile eksiklerimizi gidererek küresel yapının bir parçası olmamız gerekiyor. Küresel sermaye ve üretim ile ortaklıklarımız güçlendikçe gözden çıkarılmamız da krizlere itilmemiz de o denli zor olacaktır.

Bu nedenle bizim, erken emeklilik gibi yanlış tercihler yapmak yerine ekonomimizi nasıl kırılgan olmaktan kurtarabilirizi düşünmemiz lazım. Muhalefetin de bu tür konularda fikirlerini açıklaması ve hükümeti zorlaması gerekli.

Maalesef muhalefet hükümeti yapısal reformlara yöneltmek yerine popülist politikalara itiyor. Şimdi de “yaşa takılanlara müjde” diyerek bizi yanlış yola itenlere payanda olup iktidarın da bu işe ortak olmasına zemin hazırlarlarsa unutmasınlar ki daha doğmamış nesillerin veballeri boyunlarında olacaktır.

Yazıktır, günahtır. Demirel’in ve o gün bu günaha ortak olanların düştüğü hataya bir kere daha düşülmesine yol açmayın. Çok istiyorsanız emeklilik yaşını eskisi gibi 55’e çekin ama kimsenin de gençliğinin ortasında 44-45 yaşında emekli olmasına izin vermeyin…

Karar, 03.10.2018