.: Şenol Kaluç

Erdoğan Tehlikenin Farkında da!

Yeni sistem için meydanlarda koalisyonlar devri bitecek diye daha dün nutuklar atarken bugün nurtopu gibi iki büyük koalisyonumuz var artık…

Cumhur İttifakı’nın yanında şimdi de Millet İttifakı var, ülkemize her iki ittifak da hayırlı uğurlu olsun.

Bir de dışlanan HDP ve Kürtler var. Bu konuya kısmetse daha sonra döneriz ancak şimdiki meselemiz başka.

Yeni sistemin eksiklerini daha önce yazdık, söyledik. O günlerde kimse uyarılamızı anlamak istememiş ve daha çok suçlamayı tercih ederek bize ‘laga luga yapma’ ‘cart curt etme’ diyerek ayar çekmeye çalışanlar da olmuştu.

Merak ediyorum bu rahatsız tipler şimdi ne düşünüyor!

Referandum öncesi yazdığım bir yazıdan uzun bir alıntı yapmak istiyorum: (1 Şubat 2017, Artıları ve Eksileri ile)

“Bu sistemde bir adayın başkanlığı için yüzde 51 gerekirken partisi daha az oy alabilir hatta mecliste yasama çoğunluğunu elde etmesine bile gerek yok.

Başkana o kadar geniş bir yetki alanı verilmiş ki yürütme ile ilgili atamalarının hiçbirisinde meclis onayına ve dolayısıyla da desteğine ihtiyacı yok. ‘Mevcut yetkiler bana yeter’ diyen bir başkan meclissiz ülkeyi beş yıl yönetebilir. Bu durum bürokratik vesayeti belki kıracaktır ama tepe nokta ve kadroların daha doğrusu Başkanın icraatlarının denetlenmesinde ciddi bir sıkıntı doğuracak. Sistemin belki de en çok tartışılması gereken noktası bu. Meclisin, Başkanı ve uygulamalarını denetleme olanağı daha fazla olmalıydı. Var gibi görünenler ise çok zayıf.

Bu nedenle ‘Evet’ derken bu yetkileri kullanacak CHP, MHP ya da HDP’li bir başkanın aynı şekilde kullanmasına rıza gösterip gösteremeyeceğimizi de düşünmemiz gerekiyor.

Çok zor olmakla birlikte, başkan kanunla belirlenmiş alanlarda kararname çıkaramayacağı için meclis -koşullar oluşursa- başkanı kısıtlayan kanunlar çıkararak başkanı baypas etme yoluna gidebilir. Yasama organınca baypass edilen bir başkan bu durumu ya sineye çekecek ya da seçime gidecektir.”

Tabii ki o günlerde bu tür ihtimalleri kimse çok da fazla görmüyordu.

Bugün için ise görünürde Cumhur İttifakı seçimi kazanmaya yakın gözükse de sandıkta beklenmedik sürprizlerin yaşanma ihtimali var. Çünkü geçmişteki hiçbir seçim öncesinde yaşamadığımız bir hava var ve bu havanın neye gebe olduğu da meçhul.

Cumhur ittifakının kazanması halinde bile havanın yeterince durulmama ihtimali var.

Sebeplerini açacak olursak:

Ak Parti-MHP ittifakı (BBP’yi saymıyorum) Bahçeli faktörü nedeniyle çok da güvenilir bir ortaklık hissi vermiyor.

MHP gibi küçük ama her daim derin devletin iki partisinden (diğeri CHP) biri gibi hareket eden bir parti var işin içinde. Böyle bir partinin gelecekte Erdoğan’ı yarı yolda bırakmayacağının bir garantisi yok.

Hemen hatırlatalım: 2002’de ülkeyi erken seçime götüren ve yol arkadaşlarını da baraj altına iterek siyasi tarihimizden silinmesine yol açanın MHP ve Bahçeli olduğunu eskiler çok iyi bilir.

Yakın geçmişte gündemden düşmüşken ‘haydi başkanlığa geçelim’ diyerek birden bire yeni sistemi kucağımıza bırakan da MHP ve Bahçeli idi.

Ve son hareket, Erdoğan’ın kırmızı çizgisine rağmen ülkeyi yeniden erkenin de erkeni bir seçime götüren de yine Bahçeli ve MHP’si oldu.

Hamama giren terlermiş derler. Sanırım Erdoğan da bu tehlikenin farkında ve bu nedenle partililerini “Cumhurbaşkanlığında oyumuz Erdoğan’a, milletvekilliğinde başka partiye” söylentilerine karşı sertçe uyarıyor.

24 Haziran seçimlerini Cumhur İttifakı kazansa bile Ak Parti’nin mecliste salt çoğunluğu elde edememe gibi bir tehlikesi var. Böyle bir tablonun ileride Ak Parti için büyük bir sıkıntı doğurmayacağını kim söyleyebilir?

İttifakların baraj sorunu yok; HDP’nin de barajı geçebileceğini düşünürsek işler iyice karışabilir.

Son referandumda Ak Parti-MHP ittifakının büyük şehirlerde yüzde 50’yi geçemediği düşünülürse ortaya çıkacak tablo çok sıkıntılı olabilir.

Erdoğan Cumhurbaşkanı olsa bile MHP ve Bahçeli’nin geçmişte sık sık yaptığı gibi ipe ne zaman un sereceği belli olmaz. Herhalde Erdoğan da böyle bir ihtimali hiçbir zaman aklından çıkarmayacaktır.

Böyle bir tablo ortaya çıkarsa iplerin koptuğu gün meclisin Erdoğan aleyhine çalışmasını kim engelleyebilir ki?

Karar, 09.05.2018