.: Bahattin Karademir

Sesini Duyurmak İstediklerim Var: Meslek Lisesi Öğrencileri – 2

Önceki yazımda öğretmenlerinin sesini duyurmaya çalıştığım meslek liselerinin şimdi de öğrencilerinin sesini duyurmaya çalışacağım. Öğrencilerle görüşmeler yaptığım tüm görüşmeler arasında en etkileyici olanıydı çünkü konuştuğumuz her şey aslında onların geleceğiyle ilgiliydi. Tezgâh çalıştıran, kalıp kesen, ince tesviye yapan, model çıkaran, dikiş diken, pasta yapan gençleri daha bir özenle dinledim. Onlarla yaptığım yüz yüze görüşmelerden derlediğim en önemli sorunları aşağıda kısaca özetledim.

Okul Tercihi Aşamasında Bilgi Eksikliği Sorunu: Öğrencilerin önemli bir bölümü okul seçimini ailelerinin ya da öğretmenlerinin yaptığını belirtiyorlar. Bazı öğrenciler seçim aşamasında geldikleri okulun ne tür bir eğitim verdiğinden dahi habersiz olduklarını söylüyorlar. Özellikle kız öğrencilerin diğer okullardaki disiplin ve suç olaylarından dolayı aileleri tarafından kız meslek ve teknik liselerine yönlendirildiği anlaşılıyor. Bu öğrencilerin büyük kısmı üniversite eğitimi almak istediğini ancak meslek eğitimi almaları nedeniyle üniversite sınavında başarılı olmalarının zor olduğunu belirtiyor.

Meslek Dallarının Yeterli Olmaması: Öğrenciler okullarında eğitim gördükleri alanların meslek dallarının yetersiz olduğunu belirtiyorlar. Örneğin, okullardan birisinde gıda eğitimi alan öğrenciler okulda aynı anda aşçılık ve pastacılık eğitimi açılmadığını, öğrencilerin çoğunluğunun kararına göre iki daldan birisinin açıldığını anlattılar. Bu durumda istemeden de olsa aşçılık eğitimi almak isteyenlerin pastacılık eğitimi almak zorunda kaldıklarını söylediler.

Fiziksel Koşulların Yetersizliğinden Kaynaklanan Sorunlar: Öğrencilerin önemli bir bölümü eğitim gördükleri meslekî ve teknik liselerin fiziksel koşullarından memnun olmadıklarını belirtiyorlar. Örneğin, bir okulda görüştüğüm öğrenciler daha önce atölye olarak kullanılan alanlardan oluşturulan sınıflarda pencerelerin sınıfın tavanına yakın olduğu için kendilerini adeta hapishanede hissettiklerini anlattılar. Sınıf yetersizliğinden dolayı kütüphanede ders yapan diğer öğrenciler de toz içindeki eski kütüphanede nefes alamadıklarını söylediler.

Atölyelerdeki Makinelerin Bakım Görmemesi: Bazı okullarda atölyelerdeki makinelerin büyük kısmının arızalı olduğunu gördüm. Örneğin, iki günde kalıbı hazırlanıp dikilebilecek bir tişört ancak iki haftada dikilebilmektedir. Öğrenciler kullanacakları makinelerin sırasını beklerken kendi ifadeleriyle ders çalışmaktadırlar.

Atölyelerdeki Güvenlik Önlemlerinin Yetersizliği: Öğrencilerin bir bölümü atölyelerdeki güvenlik önlemlerinin iyileştirilmesi yönünde görüş bildirdiler. Güvenlik önlemlerinin yeterli olmamasının kazalara sebep olduğunu belirttiler.

Revir Eksikliği: Bir okulda görüştüğüm öğrenciler okulda kaza yaşanması durumunda en yakındaki hastaneden dahi ambulansın gelmesinin 30 dakikayı bulduğunu belirterek okul içerisinde revir olması gerektiğini söylediler.

Güvenlik Sorunları: Öğrencilerin önemle belirtikleri bir diğer sorun güvenlik sorunu oldu. Bazı okullarda okul üniforması dahi olmayanların rahatlıkla okula girebildiğini, geniş okul yerleşkesinde disiplin sağlanamadığını belirttiler. Bir okuldaki öğrenciler okul içerisinden pek çok öğrencinin bisikletlerinin çalındığını anlattılar.

İşletmelerde Staj Yapanların Sorunları: İşletmelerde staj yapan öğrenciler her zaman eğitim aldıkları meslek dallarında eğitim almadıkları gibi çoğu zaman da pazara gidip alışveriş yapmak vb ilgisiz işlerde çalıştırıldıklarını anlattılar.  Buna karşın istemeyerek de olsa asgari ücretin 1/3’ü tutarındaki staj ücretini alabilmek için staj yapmayı tercih edenlerin olduğunu söylediler.

Üniversiteye Giriş Problemi: Öğrencilerin önemli bir bölümü üniversitede eğitim görmek istediklerini belirttiler.  Bu amaçla 12. sınıf stajlarını okulda yapmayı tercih ederek staj saatlerinde ders çalışma imkânı bulduklarını söylediler. Öğrenciler ayrıca, üniversite sınavları için okulda aldıkları derslerin yeterli olmadığını dolayısıyla dershanelerde eğitim almanın kendileri için önemli olduğunu belirttiler.

Bunca sorunun arasında, görüştüğüm bir okuldaki öğrencilerin şu özel taleplerini hiç unutmayacağım.  Okul üniformaları evlere tüp servisi yapanlarınkine benziyormuş. Okula gelirken birileri onları tüpçü zannedip arkalarından sesleniyormuş. “Ağabey müdüre söyle okul üniformasını değiştirsinler” diye ricada bulundular.

Ne dersiniz? Gençlerimizin sesine kulak vermek gerekmez mi?

Ayrıca bakınız...

Liberallerin “Bu Ülke”yle İmtihanı

Liberallerin “Bu Ülke”yle İmtihanı

Bu yıl Liberal Düşünce Kongresi’nin yirmi ikincisini düzenledik. Her yıl Kasım ayında, Kapadokya’da düzenlediğimiz kongreye, ...