.: Berk Ünlü

Düşünmenin sonsuzluğunun bitişi ölüm

Sonsuzluğa ulaşmak bazı insanların amaçlarından bir tanesidir. Belki de en önemlisidir. Bunun için ister bir tanrı üzerinden inanma ve bilmek olsun, ister hiçlikle mücadele, çaba bir hakikat olarak insanın karşısında durur. Yapılacaklar nelerdir sorusundan önce sorulması gereken orasının gerçekten olması gerektiği haliyle insan için güzel bir yer olup olmadığı sorusudur? Mekanlaşan sonsuzluk bize ne anlatmaktadır? Burası önemli. İradeleşmiş ve cisimleşmiş bir sonsuza tanrı demek de doğru iken bir de burayı bir yere benzetmek gerçekten önemli. Bunun karşısında bir insan olarak durmak hiç kolay değil. Güçlüler bunun üstesinden gelmek isteyeceklerdir ancak ne kadar istense de buraya ulaşamama korkusu kendini belli edecektir. Bunun sonunda ise eğer sonsuzluk elde edilirse bir yere varılmış olacaktır. İnsanın mutluluğuna hizmet biraz da budur.

Son ölüm

Düşünmenin bittiği gün ölecekse insan eğer sonsuzlukta düşünerek kalmak istemek kendi içinde mantıklı ve rasyoneldir. Bir insan kendisi için yaptığı iyilikleri sadece bunun içine bile sığdırabilir. Eğer iyiliğin ötesinde düşünülüyorsa gelecek noktanın ne anlattığı da önemli olacaktır. Son zaman ve anda ölmek korkusu tekillik içinde olacaktır. Düşünmek ikinci plana atılacaktır. İnsan için bir sınav değildir bu. Sınav tanrısallık içinde var oluyor. Halbuki buna insanın evren veya çoklu evrenler içindeki yaşam mücadelesinin bir sınavı diyebiliriz. Bu bir hakikate doğru evrildikçe ne kadar çok bildiğimizi ve ne kadar çok unuttuğumuzu sıralayabiliriz. Gelecek ve düşünce sonunda ölümü getirecekse bu durum gerçekten düşündürücü olacaktır.

 

Düşünmemenin alternatifi var mı?

 

Kendimize yeni dünyalar çizme konusunda maharetliyiz. Düşünce çizgimizde yok olmaya karşı geliştirilen bir tepki olarak bu durum hepimizi bir bakıma mutlu ediyor. Herkes böylelikle mutlu ise yeni dünyaların hayalinde sonsuza kadar yaşamak kendi içinde manalı ve mantıklı değil midir? Durum böyledir ve buna ulaşmak için çabalayıp duruyor olabiliriz. Çabalarımız ve amaçlarımız ne kadar bizden büyük görünseler de alternatifsiz yeni dünyalarda olduğumuz halimizle rahat bir yaşamın tadını çıkarabiliriz. Şimdiki yaşam neden bize bunları vermekten yoksun? Bu soru herkes için geçerli değildir. Öyleyse düşünmenin bugününden yarının en muhteşem düşünselliğine terfi ederek o günü beklemek faydalı bir çaba olacaktır.

Alternatif yok olma senaryoları

Bu yok olma senaryolarını burada tek tek anlatmak zorlayıcı olacaktır. İnsan kendi yok oluşunun senaryolarını hikayeleştirerek anlatmaktan ve öğrenmekten uzak durur. Onun doğasında bunun olduğu söylenir ama bunun böyle olduğunu düşünmüyorum. Öyleyse zor bir durumdayız. Filmlerde gördüğümüz kadar çok ölüm senaryolarına inanacaksak düşüncemiz veya düşüncelerimizin bize çizdiği o tek gün veya zamanın anlamı ortadan kalkacaktır. Bunu isteyip istemediğimiz tam olarak belli değildir. Bir filmin kurgusu mu kendi yaşamımızın o tek gününde başımıza gelecekler mi? Karar vermek zor. Öyleyse bu kararı başkaları bizim için versin diyerek özgürlüğünüzden uzaklaşmayı bir konfor haline getirirseniz işler sizin için zor olacaktır. Yok olmak istemiyorsak sonsuz düşüncenin sonsuzluğuna kapılarak olabildiğince uzaklara gitmek faydalı olmayabilir. Öyleyse alternatif senaryolara ihtiyacımız vardır. Eğer bu senaryoları çizebilecek ve yazabilecek güçte olursak o sonlu sonsuzluktan uzaklaşmış olabileceğiz. Herkes için bunu dileyebiliriz. Herkes bunu isteyip istemediğini belli etmese de.