.: Ebu Laklak Efendi

Devletten içeru devlet var mıdır?

Muhtelif İlimler Köşesi

Şagili: Ebu Laklak Efendi

 

Devletten içeru devlet var mıdır?

 

Aziz karilerim,

Bugünkü sualimiz netamelidir. Malûmunuz derin devlet, paralel devlet türünden devlet-i alinin şahsiyetine dair şayialar hiç eksik olmaz bizim memlekette.  Soruyorlar tabi olarak, ya Ebu Laklak hakikaten böyle şeyler var mıdır diye.

Muhterem karilerim,

Hani çocukken kardeşinizle oynarken sürahiyi kırmıştınız da anneniz elinde terlikle size nazikçe sitem etmek üzere odaya gelmişti de, hani siz küçük kardeşinizi göstererek “ben yapmadım, o yaptı” demiştiniz ya… İmdi diyeceksiniz ki devletlerin kardeşi yoktur ki. Hah, işte ben de onu diyorum.

Nietzsche namlı ayarı bozulmuş bir feylesof varmış bir vakitler. Feleğin ve dahi Salome diye bir dilber-i rânânın sillesini yemiş bu gariban demiş ki, “Bir kadında ne kadar derine inerseniz inin bir dip bulamazsınız, çünkü onlar sığ bile değildirler”. (bir ara hatırlatın bu mevzuyu biraz deşeyim)  Demem o ki devlette dip arayan vatandaşların hali de buna benziyor. Tepeleri toz duman gören ahali acep bu devletin derinlerinde neler oluyor diye meraklanıyor haliyle. Lakin meraklanmayın. Devlet devlettir, her haliyle O’dur yani.  Anlamayana öğretir, unutana hatırlatır kendini.

Diyeceksiniz ki ya Ebu Laklak, hadi derinlerinde bir şey yok diyelim; şu paralel devlet mevzusu nedir peki. Nasıl anlatayım? İyisi mi bunu geometri ilmine müracaatla izah edeyim. Misal kürre-i arzı düşünün. Paralel ve meridyenler vardır bilirsiniz. İmdi, meridyenler ekvator çizgisini 90 derecelik bir açı ile keser. Bu hale göre sonsuza kadar bu paralel ayrılığın sürmesi lazım. Ama bilirsiniz ki güney kutbunda bir noktadan kuzey kutbunda bir noktaya uzanır bunlar. Keza paralellerin çapı da gittikçe küçülür küçülür, okyanusu aşar ve nihayet kutup ayılarının ikâmet bölgesinde bir noktada nihayet bulurlar. Niye böyle olmaktadır peki? Dünya yuvarlaktır da ondan. Bilmem anlatabiliyor muyum?

Görüyorum ki ahali devletin kıyafetine de kafayı takıyor. Denildi ki devletler hükmi şahsiyettir, hacca gidip de hacı devlet efendi olarak dönmeleri kabil değildir. Lakin devletler anadan üryan dolaşan varlıklar da değildir. Bilakis kâh lacivert, kâh siyah esvap içinde görünebilirler. Hatta ve hatta bazı hür demokratik devletler havai gömlek ve şortla dolaşabilir. Ama siz bakmayın, onların da değişmez iç giyimi hakidir. Baki olan haki. Uydu… Birden aklıma geldi muhterem karilerim, ikinci cihan harbi sonrası müttefik kuvvetler komutanı, ilk NATO başkomutanı ve akabinde 1953’ten 1961’e kadar Amerikanya devletinin kudretli başkanı olan Ike lakaplı Eisenhower nihayet başkanlık vazifesinden ayrılırken “Amerikanya ahalisine bir şey söylemek istiyorum. Sizi ben yönetmedim” demiş. İlahi Ike, sen bile yönetmediysen, bütün kariyeri FBI’a muhbirlikle başlayıp, Amerikan hava kuvvetleri için kısa filmler çekmek ve nihayet güç bela Kaliforniya vilayeti valisi olmaktan ibaret figüran Reagan ne yapsındı, fukara Obama ne yapsın. Üzüldüm bak şimdi. Neyse…

Şimdi diyorsunuz ki ya Ebu Laklak, sorduğumuza pişman ettin bizi. E benim adım Ebu Devlet Efendi değil ki, ben ne yapayım.

 

Baki selam.

 

ebulaklak@hotmail.com