.: Harun Kaban

Dergilerde ne var ne yok?

2015 dergiler açısından verimli bir yıl oldu. Bir dönem yaşanan “fetret devri” sona ermiş gibi görünüyor. Çok sayıda yeni dergi yayın hayatına başladı, internet sitesi olarak devam eden bazı kaliteli mecralar basılı dergi olarak da piyasaya çıktı. Uzun yıllardır yayın hayatına devam eden bazı dergilerde ise çeşitli değişiklikler yaşandı.

“Yeniden” Gerçek Hayat

Haftalık haber dergisi Gerçek Hayat’ın serüveni, Türkiye’nin son 15 yılıyla çok paralel gitti aslında. 28 Şubat’ın ağır iklimine bir başkaldırı olarak başladı, zaman içinde Türkiye değiştikçe dergi de değişti fakat hep “başı dik” bir dergi oldu. İlk çıktığı yıllardan beri takip ettim, ara sıra uzak kaldım fakat süreli yayınlar rafına uğradığımda genelde koltuğumun altındaki birkaç değişmeyen dergiden biriydi.
Gerçek Hayat hep “mümbit” bir dergi oldu. Bir yıl boyunca ben de Gerçek Hayat’ta yazdım, çok keyifli bir yazı serüveniydi. O yazılar yakında bir kitap olarak bir araya gelecek. Gerçek Hayat, yayın hayatına artık Yeni Şafak grubunda devam ediyor. Ben yeni kadroda yokum fakat dergi yeni bir tasarım ve dinamik bir ekiple yayınına devam ediyor.

Dergah’ta Görev Değişimi

Dergâh Dergisi edebiyatımız açısından önemli bir okul. Yahya Kemal’in yüzyılın başında çıkardığı Dergâh gibi, yüzyılın sonunda çıkmaya başlayan Mustafa Kutlu’nun omuzlarındaki Dergâh da mümbit bir edebiyat okulu oldu. 25 yıldır yayın hayatını usta hikâyeci Kutlu’nun yönetiminde devam ettiren Dergah’ta önemli bir görev değişimi yaşandı. 25 yıldır dergiyi sırtlayan Mustafa Kutlu görevi, genç bir şair olarak Dergah’ın sayfalarında görünen Ali Ayçil’e devretti. Kutlu Gerçek Hayat dergisine verdiği röportajda “Kızı yaramaz bir adama vermedik.” diyor. Dergah’tan yetişen edebiyatçılardan biri sonunda Dergah’ın idarecisi oldu. Bu değişiklik derginin iyi bir okul olduğu bir kere daha teyit etti.

Arka Kapak’ta Yüzyıllık Yalnızlık

Babil.com’un yayınladığı arkakapak.com üç sayıdır matbu olarak yayınlanıyor. Bu yılın yeni dergilerinden birisi de Arka Kapak. İlk sayısında Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü, ikinci sayıda Orhan Pamuk’um Kara Kitap’ını dosya konusu yapmıştı. Aralık sayısında Garcia Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık romanını dosya konusu olarak işliyor.
Bu sayının ilgi çekici yazılarından birisi Haydar Ergülen’in “Arka Kapak Yazmak” başlıklı yazısı. Arka kapak yazıları için, okurun kitapla “ilk tanıştığı yer” diyebiliriz. Kapak kadar arka kapak da önemli bir sorunsaldır yayıncılar için. Ergülen, yazdığı “arka kapak yazıları”ndan hareketle bir dizi yapacağı anlaşılıyor, gelecek sayıları heyecanla beklemek için iyi bir neden.

Bavul’un Dibinde Kalanlar

Bu yılın yeni dergilerinden Bavul, farklı ve orijinal bir yayın sürdürüyor. Kendisini “Sokak Dergisi” olarak tanımlıyor. Bu tanımlamanın hakkını da veriyor. Hepimizin her gün önünden geçtiği, baktığı ama görmediği ayrıntıları sayfalarına taşıyor.

Sokakların vazgeçilmezi “midye dolma”nın arkasındaki hikâyeyi hiç merak etmediniz mi? Nasıl toplanır, nasıl işlenir, nasıl tezgâha gelir ve bunları kimler yapar? Bavul, ilk sayısında deniz görmeden büyümüş ve midyecilik yapan insanların hikâyesi ile dikkatimi çekmişti. İkinci sayısında ise Sirkeci’de bir otelin hikâyesine odaklanmıştı, hep önünden geçtiğimiz, paslı tabelası, soluk ışıklarıyla bohem bir filmden fırlamışçasına bir mekânın hikayesini sayfalarına taşımıştı. Bu sayıda ise Zürafa Sokak’ın “Sıhhi Banyo”suna giriyor Bavul ve arkasındaki ilginç hikâyeye odaklanıyor. Her sayıda farklı bir mesleği konu alan “Memleketler ve Meslekler” başlığında ise bu ay “Tokatlı Kapıcılar” var.

Yeni Yüzyıl, 18.12.2015

http://xn--yeniyzyl-b6a64c.com.tr/makale/dergilerde-ne-var-ne-yok-524