.: Mustafa Akyol

Demokratikleşme Paketi

Demokratikleşme paketini genel olarak nasıl buldunuz?
 
Paket, genel olarak iki konuda düzenlemeler içeriyor: Siyasi hayata ilişkin değişiklikler ve Türkiye’de farklı toplumsal grupların taleplerini karşılamaya yönelik değişiklikler. Seçim barajının tartışılmaya açılması ve siyasi partilerin teşkilatlanma, üye alımı, propaganda ve mali açılardan kuvvetlendirecek olan hükümler olumlu ve desteklenmeli.  Keza ayrımcılık yasağıyla ilgili yasal ve kurumsal düzenleme yapılması, özel okullarda anadilde eğitimin önünün açılması, değiştirilen köy isimlerinin iadesi, andımızın kaldırılması, Mor Gabriel Kilisesi’nin arazilerinin vakfa iadesi ve Romanların sorunlarını araştıracak bir enstitünün kurulacak olması olumlu adımlar. Keza kamuda başörtüsünün yasağının kaldırılması da değerli. Ancak bu konuda yargı, ordu ve emniyet için istisna getirilmesi yanlış. Başörtüsü tüm kamusal hizmetlerde serbest olmalı. 
Buna karşılık paketin önemli eksiklikleri de mevcut. TMK ve TCK’da değişiklik yapılmaması, Alevilerin taleplerini karşılayacak bir hükmün olmaması, anadilde kamusal hizmet verilmesine imkan tanınmaması ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmamış olmasının ciddi eksiklikler olarak değerlendiriyorum. 
Kanım o ki, pakete dair tavır şu olmalı. Bir yandan paketin demokratik siyaseti ve çoğulculuğu güçlendiren yanları desteklenmeli, bunların hayata geçirilmesinin takipçisi olunmalı, diğer yandan ise paketin eksiklikleri üzerinde çalışılmalı, bunun gündemleşmesi sağlanmalı ve bu eksikliklerin giderilmesi için politika belirlenmeli. Bu konuda hem siyasi partilere ve hem de sivil toplum örgütlerine düşen önemli sorumluluklar var. 
 
Pakette yer alan “Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesi” maddesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Türkiye, bilhassa son on yıllık dönemde, dil üzerindeki yasakları-biraz ürkekçe de olsa- peyderpey kaldırıyor. Özel okullarda anadilde eğitime ilişkin düzenlemenin yapılacak olması da bu bağlam içinde değerlendirilmeli. Ana talep, elbette kamu okullarında da anadilde eğitimin verilecek olmasıdır. Bu adım, kamu okullarında anadilde eğitimin bir ön safhası olarak değerlendirilmelidir. Bu adımı sahiplenmek, kamu okullarında anadilde eğitim verilmesi için demokratik baskıya devam etmek gerekir.   
 
Seçim barajı ile ilgili üç seçeneği nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Aslında üç seçenek değil, iki seçenek var. % 10 barajı içeren sistemin artık bir seçenek olduğu kanaatinde değilim; muhtemelen Türkiye 2015’teki milletvekili genel seçimlerini yeni bir sistemle yapacak. % 5 baraj ve daraltılmış bölgeyi içeren sistem, genelde en fazla oy alan partilerin yararına olan bir sistem. Seyfettin Gürsel’in son seçimlerde alınan oylara üzerinde yaptığı bir değerlendirmede, bu sistemin benimsenmesi halinde, BDP’nin vekil sayısını artıracağı, buna mukabil MHP’nin ise çok sayıda vekil kaybedeceğini gösteriyor. Bu sistemin benimsenmesinde birtakım sıkıntılar var. Mesela, vekil sayısı 5’ten az olan illerde ne yapılacağı önemli bir sorun. 
Önerilen alternatifler arasında benim tercihim dar bölge seçim sisteminden yana. Dar bölge, tek turlu veya iki turlu uygulanabilir. İki turlu dar bölge sisteminin daha doğru olacağı kanısındayım. Bu sistem; seçmen-vekil ilişkisini sıklaştırırı, baraj sorununu ortadan kaldırır, her seçilen vekil % 50+1’in üzerinde bir oyla seçileceğinden demokratik meşruiyeti güçlendirir, lider sultasını kırar. Dolayısıyla hem temsilde adalet noktasında yaşanan tıkanıklığın giderilmesi ve hem de parti siyasetinin demokratikleştirilmesi açısından, bu sistem diğerlerine oranla daha tercihe şayan.  
 
TCK ve TMK’nın değiştirilmemesini nasıl tanımlarsınız?
 
Ceza mevzuatındaki terör tanımı, yapılan herhangi bir demokratik etkinliği de terör kapsamına sokacak ve kişileri terörle ilişkilendirecek kadar geniştir. Dolayısıyla bu tanım Türkiye’deki herkes için ciddi bir tehlike içerir. TCK’daki anti-demokratik hükümlerin ayıklaması ve TMK’nın da tamamen kaldırılması gerekirdi. Aslında bu yönde bir hazırlığın yapıldığına dair duyumlarda vardı ama pakette bu değişikliğe yer verilmedi. Sanırım bu kararın verilmesinde, hükümetin PKK’nin çekilme oranını ve hızını yeterli bulmaması ve PKK’nin çekilmeyi durdurması etkili oldu. 
Ancak bu değişikliğin yapılmaması önemli bir eksikliktir. TCK ve TMK’da değişiklik yapılması hem Türkiye’de demokrasiye bir nefes aldıracak, hem de çözüm sürecinin hızlanmasını sağlayacaktı. Önümüzde kısa bir vade içinde bu yönlü değişikliklerin yapılması gerekir.   
 
Eğer paket genişletilirse atılacak önemli adım(lar) ne olmalı sizce?
 
Eksiklik olarak belirtilen hususların tamamlanması gerekir. TCK ve TMK’daki değişiklikler, cemevlerine statü tanınması, Ruhban Okulu’nun açılması, kamuda anadil kullanımı önündeki engellerin kaldırılması, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na konan çekincelere son verilmesi, kamuda başörtüsüne getirilen istisnaların kaldırılması bu bağlamda akla gelen ilk hususlar.    

Kaynak: Hur Bakış

Daha fazlası için http://www.hurbakis.net/content/coskun-kamu-okullarinda-anadilde-egitim-icin-demokratik-baskiya-devam-edilmeli#sthash.sYTus3Jm.dpuf

Ayrıca bakınız...

vahap-coskun-02

Şüphe bulutlarını dağıtmak

Sedat Ergin, Kara Havacılık Komutanlığı iddianamesini esas alan on yazı kaleme aldı. Titiz bir incelemeyle, ...